Yerel Diplomasinin Amacı ve Kent Markası Yaratmanın Değeri -1

20200601_erhan_ayaz_fb032.jpg

Gazete Güney Ege’nin sosyal medya hesaplarından Facebook Haber Milas beğeni sayfası üzerinden sizlerle 3 farklı videoda fikirlerimi paylaştım. Toplamda 10 bini aşkın izlenme sayısına ulaştı. Söz uçar yazı kalır derler ama çok defa televizyon programlarına konuşmacı olarak konuk olmam ya da geçmişte KKTC devlet televizyonu olan BRT’de Yakın Dünya adlı programın yapımcısı ve editörü olmam nedeniyle sözlü şekilde fikirlerimi paylaşmak benim için hep çok keyifli olmuştur. Çevremden gelen Covid-19 süresince bu tip yayınları yapmam önerisiyle hem Haber Milas hem kendi Youtube, Facebook ve Spotify hesaplarımda yayınlara başladım. Haber Milas’taki ilk yayınımda bahsettiğim gibi artık çağa ayak uydurmak lazım. Ana akım medya ve alternatif medya kaynakları arasındaki makas günümüzde iyice kapandı. Hatta Türkiye’deki yazılı basın tirajlarını düşününce internet merkezli medya araçları ciddi anlamda yaygın hale gelmeye başladı. Gelecek yayınımda ABD’de yaşanan sokak hareketlerini ve etkilerini yorumlamaya çalışacağım.  Bu özeti yaptıktan sonra size son yayında bahsettiğim hususlarla ilgili bir değerlendirme yapacağım.

Küreselleşmenin olumlu ya da olumsuz değiştirmediği ya da yapısında başlangıcındaki formasyonundan farklılaştırmadığı olgu, kavram ya da durum neredeyse yok denecek kadar az. Bu durum kuşkusuz uluslararası ilişkiler ile diplomasi ve diplomasi araçları için de geçerli. Günümüzde algı yönetimi en önemli konuların başında geliyor. Hemen her alanda karşıtınızın ya da hedef kitlenizin sizi tanımladığı ve algıladığı şekilde bir kimlik ya da markaya sahip olabiliyorsunuz. İşte bu durumda kendinizi, kurumunuzu, şehrinizi ya da ülkenizi doğru anlatabilmek çok önemli. Uluslararası ilişkiler alanı bu gerçekliğin farkına vardı ve özellikle Batılı devletler kamu diplomasisi olarak adlandırılan faaliyetlere yıllardır çok ciddi yatırımlar yapmaktalar. Geleneksel diplomasinin çeşitlenmesi aslında çok yeni bir konu değil ancak ülke olarak biz siyasi tarih içerisinde yeni denebilecek bir zaman içerisinde bu faaliyetlere başladık. Bu faaliyetlere ve yerel diplomasiye etkilerine değinmeden önce diplomasinin çeşitlenmesine bir kaç örnek vermek istiyorum.

ABD Başkanı Donald Trump’ın yarattığı ve çok sık kullandığı Twitter diplomasisi kavramı artık hayatımızın bir gerçekliği ve dünyanın tüm liderleri kullanmakta. Batılı devletlerin Amerikan Kültür, Fransız Kültür gibi dernekleri ya da Fransız Enstitüsü, Cervantes Enstitüsü gibi çeşitli enstitüleri, Türkiye’nin Yunus Emre Enstitüsü verdikleri burslar, dil eğitimleri eğitim diplomasisine güzel örneklerdir. Geleneksel diplomasinin ilgilendiği güvenlik, toprak bütünlüğü gibi konuların dışında kalan alanlarda yayında bahsettiğim sert güç ile yumuşak güç unsurları arasındaki farklar nedeniyle uluslararası halkla ilişkiler faaliyetleri olarak özetlenen bu gibi faaliyetler günümüz algı yönetimi çağında çok önemlidir. Covid-19 sürecinde ortaya “sağlık diplomasisi” kavramı gündeme gelmiştir ki Türkiye’de bu alanda birçok ülkeye yardım malzemesi göndererek sağlık diplomasisi faaliyetlerini gerçekleştirdi. Tüm bunlar “Ülke Markası” yaratmak adına kamu diplomasisi yöntemleri kullanılarak, yumuşak güç unsurları ile yapılan diplomasi yöntemleridir. Geçmişte hatırlayın rahmetli İsmail Cem ile Yorgo Papandreou 1999 yılında yaşanan depremlerin ardından Türk-Yunan yakınlaşmasını sağlamak için deprem diplomasisi olarak adlandırılan süreci gerçekleştirmişlerdi. Konu üzerine kitaplar, tezler yazılan çok geniş bir alan. Uluslararası alanda bir ülke markası yaratmak ve bunun neticesinde ülkenize yatırımlar çekmek, turizmi geliştirmek, ticareti artırmak, spor, kültür ve eğitim alanlarını katma değer sağlayan alanlara çevirmek bu faaliyetlerin başlıca sebeplerinden ilk aklıma gelenler. Kısaca özetlersek ülke markası yaratmak ana amaçtır.

Günümüzde kentler ve yarattıkları marka ile katma değer ülkeleri kadar değerlidir ki artık kent markası yaratmak bu açıdan çok  önemli bir süreç. New York, Londra, Los Angeles, Paris, Milano, Barselona farklı alanlarda birer marka haline geldiler. Tabi bu kolay ve hızlıca yaratılan bir markalaşma süreci değil. Örneğin Barselona’nın küresel bir marka şehir olmasının temelleri 1992 Olimpiyat Oyunları’nın bu şehirde düzenlenmesiyle başlar. Tüm bu süreçte birçok farklı alanla birlikte en önemli faaliyet alanı yerel diplomasi ya da kent diplomasisinin öneminin fark edilmesiyle olmuştur.  Kent markası yaratma ve birer cazibe merkezi oluşturmada yerel diplomasi çok önemlidir. Ayrıca günümüzün sorunları olan küresel ısınma, küresel salgınlar göç, sürdürebilir kalkınma, akıllı şehirler, terör, radikalleşme gibi alanlar için ortak çözüm platformları ve finansman kaynakları yaratılması için yerel diplomasi-kent diplomasisi çok önemlidir. Yerel yöneticiler, belediye başkanları, ticaret odası başkanları özellikle Covid-19 sürecinin normalleşmesiyle birlikte çok vahşi bir rekabet ortamında bulacakları şehirlerine gerekli kaynağı, yatırımı ve turizm gelirini yerel diplomasi sayesinde daha başarıyla sağlayabilirler. Yerel diplomasi örneğin ilimiz Muğla gibi bir turizm bölgesi için öncelikle ülke içinde başlar ve sonrasında yurt dışına açılır. Amaç Muğla’nın ve bölgenin markasını yaratmak ve bunu Muğla dışında gerek yurt içinde gerekse yurt dışında doğru ve bilimsel yöntemlerle, alanın uzmanları aracılığıyla anlatmaktır.  Ayrıca gerekli ve ilgili uluslararası örgütlere üye olmak da yerel diplomasinin yönetiminde başarı için çok ama çok önemlidir.

Bakın geçen hafta ajanslara düşen iki haber biri İzmir Büyükşehir Belediyemizden diğeri de Ankara Büyükşehir Belediyemizden geldi ve yerel diplomasi için çok değerli. İzmir Büyükşehir Belediyesi iki uluslararası kurumla yapmış olduğu anlaşmadan düşük maliyetli 75 milyon avroluk kredi sağladı. Başkan Tunç Soyer ülkemiz için yerel diplomasi anlamında öncü kişilerden biridir. Şu an İzmir bu açıdan gerçekten çok şanslı ve Türkiye’nin bu anlamda uluslararası markası olma yolunda ilerliyor. Başkan Tunç Soyer İzmir’i Akdeniz çanağının en önemli kentleri arasına yerleştirme vizyonunu hemen her konuşmasında dile getirmekte ki ben de önümüzdeki yazımda İzmir’den sıklıkla bahsedeceğim. İkinci haber de Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkan Mansur Yavaş öncülüğüyle 43 ülkenin başkentiyle Covid-19’a ortak çözümler platformu kurdu. Harika iki haber; ilki kaynak yaratma, diğeri ortak sorunlara çözüm platformu. Bir sonraki yazımda konuyu bu açıdan yerele daha da indirerek anlatmaya devam edeceğim.

Konuyla ilgili 44 dakikalık değerlendirmemin linkleri: 

Facebook: https://www.facebook.com/habermilas/videos/3277776312255301/

Youtube: https://www.youtube.com/watch?v=6iNCUOM8eWA

Spotify: https://open.spotify.com/episode/6e1bm7YUOShkEmaXXYxFBw?si=oO_B_8ODRzWZm5bfhhCNWA

Related Articles

d1391c5b14123.gif