Ata buğdayı çiftçinin yüzünü güldürdü

Milas’ta çiftçilik yapan Hüseyin Uzun, karakılçık ve sarıkılçık türü ata yadigarı buğday tohumlarıyla gübre ve ilaç kullanmadan doğal üretim yapıyor. Yeni hasat buğdaylar, piyasada normal buğdaya göre iki katı fiyatla alıcı buluyor.

20200627_ata_bugdayi_manset_2db44.jpg

Volkan Yıldız’ın Özel Haberi

TIKLAİZLE_-_Kopya_c0c68.png

Videoyu İzlemek İçin İkonu Tıklayabilirsiniz

Milas’a bağlı Hasanlar Mahallesi’nde, 12 yıl önce “Tohum hayattır” diyerek yola çıkan Bodrum Tohum Derneği Üyesi çiftçi Hüseyin Uzun, geleneksel yöntemlerle ve ata tohumlarıyla doğal sebze ve hububat üretimi yapıyor.

Yöreye özgü yerel tohumlara gözü gibi bakan Uzun, 8 ay önce “Bir taşa, bir kuşa gerisi bana…” diyerek, karakılçık ve sarıkılçık türü atalık buğday tohumlarıyla 13 dönümlük tarlasına ekim yaptı.

Üretiminde gübre ve ilaç kullanılmayan buğdaylar, büyüyüp gelişerek havaların ısınmasıyla olgunluğa erişti ve hasat işlemleri başladı.

20200627_ata_bugdayi_7_7f511.jpg

Ata tohumuyla gelen lezzet tüketiciyi cezp ediyor

Verimiyle göz dolduran ata yadigarı buğdayları un, bulgur, tarhana gibi ürünlere dönüştürerek tüketiciye sunduklarını anlatan Uzun, yerli tohumla ve gübresiz, ilaçsız üretilen doğal buğdayın normal buğdaylara göre iki katı fiyatla alıcı bulduğunu söyledi.  

Yöredeki bazı çiftçilerin hala karakılçık ve sarıkılçık türü buğdayları ürettiğini kaydeden Uzun, yerli tohumun sağlıklı ve lezzetli ürünler vermesi sebebiyle tercih edildiğini belirterek, “Gübre kullanılmış yada hibrit tohum olan buğdaylarla bunu kıyasladığımız zaman öbür buğdayın dolusunu 50 liradan alabiliyorsun. Dolu dediğimiz 30 kilo gelir. Bu buğday ise 100 ile 120 lira arasında satılıyor. Yani fiyat arasında yarı yarıya fark oluyor. Bu buğdayın tüketicisi bir yıl önceden sipariş veriyor. Atalık tohumlardan ürettiğimiz ürünler, lezzetli ve sağlıklı oldukları için piyasada rağbet görüyor.” dedi.

20200627_ata_bugdayi_4_06e31.jpg

“Ata tohumlarına üreterek sahip çıkabiliriz”

Türkiye’nin yerli tohum anlamında oldukça zengin bir coğrafya olduğunu ifade eden Uzun, hastalıklara dirençli olan ve gübre, ilaç gereksinimi duymayan yerli tohumun mutlak suretle korunması gerektiğini söyledi.

Yerli tohumları saklamakla tohuma sahip çıkılamayacağına dikkat çeken Uzun, “Elinde tohum olduğunu söylemekle tohuma sahip çıkamayız. Yerli tohumları gelecek kuşaklara aktarabilmek için tohumları devamlı ekmeli, yenileyip, çoğaltıp yaygınlaştırmalıyız. Tohumlara ancak böyle sahip çıkabiliriz.” diye konuştu.

20200627_ata_bugdayi_5_4b812.jpg

20200627_ata_bugdayi_3_5e266.jpg

20200627_ata_bugdayi_9_5ef60.jpg

20200627_ata_bugdayi_8_1ded5.jpg

Related Articles