GÜLLÜK DALYANINDA TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR

Yazı boyutu:
eskiweb/gulluk-dalyaninda-te-8a27fcfa8743bc82717b.jpg

Feldspat madeninin insan ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin konuşulduğu toplantıda sunum yapan Güllük Körfezi Koruma Platformu üyesi kaptan ve turizmci Mehmet Dönmez, Güllük Limanı Revizyonu Projesi ile Güllük dalyanını bekleyen tehlikeler konusunda uyarılarda bulundu.

Muğla Atatürk Kültür Merkezi’nde, MUÇEP ve Türkiye Ekoloji Birliği koordinesinde Muğla Bölge Toplantısı düzenlendi. CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay, İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun ve diğer protokol üyeleri ile çok sayıda çevrecinin katıldığı toplantıda; Çine ve Milas’taki feldspat madeni ocaklarının yarattığı sağlık ve çevre sorunları masaya yatırıldı.

Toplantıya Milas’tan, Güllük Körfezi Koruma Platformu üyeleri de katıldı.

Güllük Körfezi Koruma Platformu üyesi Güllüklü kaptan ve turizmci Mehmet Dönmez, Güllük’te iskele sorunu ve Güllük dalyanını bekleyen tehlike konusunda uyarıda bulundu. Güllük limanı revizyon projesi kapsamında, dalyan ağzına yapılması onaylanan ÇED raporuna itiraz ettiklerini ifade eden Dönmez, “Onaylanan ÇED raporu, Güllük dalyanını tehlikeye sokuyor. Buradaki olay iskeleyi 503 metre büyütüp, yeni bir iskele yapmak. Ekolojik dengenin bozulması, sulak alanların korunması şeklindeki anlaşmalara imza koymuş bir devletiz. Buraya 100 bin tonluk gemilerin gelmesini sağlayacak oluşum içindeler. Bunu ÇED toplantısında zararlarını anlattık. Dünyanın hiçbir yerinde dalyan ağzına iskele yapılmaz. Bu en büyük hatadır.” diye konuştu.

BİZLER FELDSPATZADELERİZ!

Feldspat madeni mağduru olduklarını söyleyen Dönmez, bu madenin neredeyse bedavaya ihraç edildiğine değinerek şunları kaydetti:

“Ben Güllük’te doğdum büyüdüm ve burada yaşamaya devam ediyorum. Daha önce Çineliler çıktı anlattı, feldspatzadeyiz onlarla beraber. Çünkü bu maden çıkarılıyor ve Güllük’ten ihraç ediliyor. Fakat onların sorunu yalnız feldspat sorunları. Madenin yarattığı sağlık sorunları ve çevre kirliliği. Bizde öyle değil! Bizde hem insan hem de çoğunlukla ve büyük oranda doğal yaşamdaki balıklar, kuşlar zarar görüyor. Bizde 4-5 çeşit kayıp var. Öncelikle şunu belirteyim biz iskeleye karşı değiliz. İskele olacak, ihraç olacak ülke para kazanacak. Ama ülkemizin tozu toprağı bedava satılacak diye katlanıyoruz. Toprak olarak işlemeden satıyorlar. Çünkü İspanya ve İtalya fabrikalarını bizim madenimize güvenerek yapmamış. Kendi stokları var ama bedava olunca bizden alıp, dünyaya işlenmiş halde satıyorlar.”

GÜLLÜK KEFALİ, YILAN BALIĞI VE DİĞER CANLILAR TEHLİKEDE

Güllük Limanı Revizyonu Projesinin yarattığı tehlikenin ciddi olduğuna vurgu yapan Dönmez, “Allah bize öyle bir dalyan vermiş ki dünyanın en güzel dalyanlarından birisi Güllük dalyanı… Burada dünyanın en iyi balık yumurtası elde edilirdi. Yılan balığı, Meksika Körfezi’nden gelir yavrular ve tekrar geri dönerdi ve Güllük dalyanı kefali de dünyanın en iyi kefaliydi. Eskiden bu alandan motorlu vasıta bile geçmesi yasaktı. Şimdi öyle değil, iskeleyi yapmışsın, yat limanını yapıyorsun. Dalyan büyük zarar görüyor. Uluslar arası antlaşmalar gereği korunması gereken dalyan, maalesef korunamıyor.” diye konuştu.

 

 

 

Related Articles