Heraklia göz göre göre yıkılıyor!

Yazı boyutu:

heraklia-goz-gore-go-f64005d4397f691cb855.jpg

 

Milas’a bağlı Kapıkırı köyünde, adını ünlü mitoloji kahramanı Herakles’ten aldığı rivayet edilen Heraklia Antik Kenti’ndeki Yediler Manastırı, freskler ve tarihi sur yapıları ilgisizlik sebebiyle yok olmak üzere… Eşsiz güzellikteki tarihi yapıların çökme riskiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken doğaseverler ve arkeoloji tutkunları, antik kentte acil olarak koruma önlemi alınmasını istiyor.

Haber&Fotoğraf: Volkan Yıldız

Heraklia Antik Kenti’nin bulunduğu Milas’a bağlı Kapıkırı köyü, kültürel ve doğal güzellikleriyle dört mevsim yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağında… Ancak bölgede heybetiyle uzanan, içerisinde 8 bin yıllık tarih öncesi dönemlere ait kaya resimlerini barından Beşparmak Dağları’ndaki Yediler Manastırı, bugüne kadar alınan önlemlerin yetersizliği sebebiyle adeta günden güne yok oluyor.

M.S. 7. yüzyılda inşa edilen ve zamanla kuleleri yıkılan, içerisinde derin göçükler meydana gelen Yediler Manastırı, şuan yapıyı ziyaret edenler için de büyük tehlike oluşturuyor.

Kilise ve kale kalıntılarının bulunduğu manastır alanında, oyulmuş bir kayaya Hz. İsa ve 12 havarisinin resmedilmesiyle oluşturulan freskler de yoğun tahribat sebebiyle korumasız durumda kaldı.

PROJE KAĞIT ÜZERİNDE KALDI

İzmir Röleve ve Anıtlar Müdürlüğü ile Milas Müze Müdürlüğü,  geçmiş yıllarda Yediler Manastırı’nın korunması amacıyla; alana tarihi çevre duvarı,  fresklerin olduğu kayaya da parmaklıklar ile yol çalışması yapılmasını planladı. Ancak proje planlandığı şekilde hayata geçirilemedi ve eşsiz güzellikteki tarihi yapılar adeta kaderine terk edildi.

Hıristiyanların kutsal mekanlarından biri olarak kabul edilen ve her geçen gün daha da harap olan Yediler Manastırı, fresklerle birlikte korumaya alınarak kültür turizmine kazandırmayı bekliyor.

KALE SURLARI DA YIKILIYOR

Yine Kapıkırı’nda Bafa Gölü kıyısındaki tarihi kale yapısı da oldukça bakımsız ve korunmasız halde sergileniyor. Mistik bir havaya sahip olan tarihi mekân, geçmişte sinema filmlerine sahne olsa da şu günlerde oldukça ilgisiz kalmış durumda… Derin çatlaklarla ortadan ikiye ayrılan, bölüm bölüm göçüklerin oluştuğu kale yapısı, içerisinde tarihi oyma taş mezarları da barındırıyor.

Balıkçılığın yanı sıra turizmle geçimini sağlayan yöre halkı, turistler ve arkeoloji tutkunları, insanlık mirasına ev sahipliği yapan bu eşsiz coğrafyaya gereken ilginin biran önce gösterilmesini istiyor.

Related Articles