Salgın Hastalıklar!

20201119_gulden_sokelioglu_9abc7.jpg

Yüzyıllardan beri salgın hastalıklar, insanlığı tehdit etmiştir. Örneğin, Ortaçağ Avrupa'sında, kedi büyüklüğündeki farelerin bulaştırdığı veba salgınında milyonlarca insan telef olmuştur...
1. Dünya Savaşı yıllarında İspanyol Gribi( Bütün Avrupa Devletleri ölümleri sakladığı, sadece İspanya açıkladığı için bu adı almıştır.) milyonlarca insanın ölümüne neden olmuştur.
Geçmişte sıtma, difteri, kolera, tifo, frengi, verem, trahom salgınları, kuş gribi, domuz gribi, deli dana hastalığı, sars virüsü ve şimdi de Koronavirüsün sebep olduğu salgınlar nedeniyle sürekli insanların ve hayvanların hayatı tehdit altında.
Atatürk'ün kurduğu genç Cumhuriyet, 1928 yılında Hıfzıssıhha Enstitüsü'nü kurarak salgın hastalıklara karşı mücadeleyi başlatmış, hatta aşılar geliştirilmiş ve pek çok salgın hastalıklar tedavi edilerek çocuk ve insan ölümlerinin önüne geçilmiştir.
Çin'in Wuhan şehrinde başlayan Koronavirüs, tüm Dünya'ya yayıldı ve kısa sürede milyonlarca insanın ölümüne neden oldu. Çin, aldığı sert önlemler ile normal hayata döndü; ancak bütün Dünya ülkeleri hala bu virüsle savaşıyor.
Bazı Asya ülkeleri kendilerine göre ilginç önlemler alıyor: Örneğin, Hindistan'da, evden kaçan hastalar, polisler tarafından sopayla dövülüyor...Endonezya'da, evden kaçan hastalara, Koronadan ölenlerin mezarları kazdırılıyor.
Ülkemizde ise, önce çok ciddi tedbirler alındı, sokağa çıkma yasakları getirildi, bu nedenle ölüm olayları çok azdı.
Ancak, yaz tatili, şehirler arası ve ülkeler arasında yolculukların serbest olması, Umre'den dönüşler, düğün ve cenaze törenleri, alışveriş merkezleri, mitingler, okulların açılması,sel ve deprem felaketleri vakaların artmasına sebep olmuştur.
Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre kayıplarımız, 12.000'e yaklaşmıştır. Ancak, bazı doktorların açıklamasına göre, 10 katı olarak belirtiliyor.
Bu salgın, tanıdıklarımızı, yakınlarımızı hayattan koparıyor ve çember giderek daralıyor; hepimiz bunu hissediyoruz.
Koronavirüs hastalığını atlatan yakınlarımız ve arkadaşlarımızın yaşadıkları duygular çok acı verici... Hastane ve ev ortamında herkesten soyutlanmak...Uzun ve sancılı bir tedavi süreci...Uykusuz ve bunalımlı bir dönem... Ciğerleri parçalayan öksürük nöbetleri...Sevdiklerini kaybetme ve ölüm korkusu...Sağlığına kavuşma arzusu.
Uzun süren salgına karşı mücadele eden sağlık çalışanları tükenme noktasına geldi; pek çok uzman doktor ve hemşireyi kaybettik.
Salgın hastalıkların önlenmesi için;
devletin çok ciddi tedbirler alması, şeffaf olması, güçlü bir sağlık ve ekonomi politikası uygulaması, vatandaşları ile işbirliği içinde olması gereklidir.
Osmanlı imparatorluğunu en geniş sınırlara ulaştıran; Asya, Avrupa ve Afrika kıtasında pek çok devlete son veren, 46 yıl padişahlık yapan, Kanuni Sultan Süleyman, son günlerinde şu sözünü söylemiştir: " Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi."
Koronavirüs salgınının sona ermesi, aşının en kısa zamanda insanlara ulaştırılması, sağlıklı ve güzel günlere kavuşması umuduyla.

Related Articles

d1391c5b14123.gif