Tüketimi Değil, İsrafı!

20200406_huseyin_damgali.jpg

 

Öcelikle tüm hemşehrilerime sağlık ve sabır diliyerek başlamak istiyorum.

Uzunca bir süredir yazamamıştım fakat yaşanan olaylar karşısında sizlerin de dikkatini çekmek istediğim ve önemli olduğunu düşündügüm bir konu var. Henüz daha kış aylarından yeni çıkıyor olsak da inanılmaz şekilde artan su israfı önümüzdeki günlerde bizleri su yetmezliği sorunu ile karşı karşıya getirebilir. Özellikle su tüketimi demiyorum, çünkü gerektiği kadar tüketilen hiç bir şeyin noksanlığını çekeceğimizi şahsen düşünmüyorum.

Malum hastalık dünya genelinde hızla yayılırken ülkemiz de bundan payını aldı ne yazık ki. Bu süreçte yapılması gerekenlerin, ülke yöneticileri tarafından ciddiyetle ele alındığını görüyor ve  başta doktorlarımız ve tüm sağlık çalışanlarımız olmak olmak üzere hepsine teşekkür ederim.

Sağlıkçılarımız üzerlerine düşen görevi yerine getirirken başka alanlardaki bilim adamlarımızın, kendi alanları ile ilgili bir konunun üzerine yeterince gitmediğini, gerekli önlemlerin alınmadığını gözlemliyorum. Normal bir günde, hayat akışı içerisinde ellerini bir birim yıkayan kişilerin şu an neredeyse bunun 5 katı el yıkadığını ve böylece 5 kat fazla su tükettiğini görüyoruz. Belki de şu an bu yazıyı okuyanlardan bazıları bugün kaç kez elini yıkadığını düşünüyor, normal günde kaç kere yıkıyordu ne kadar arttı gibi soruların cevabını arıyor.  Beş katı fazla el yıkamak şu günlerde belki de sosyal mesafeyi koruduktan sonra yapılabilecek en önemli adım fakat ellerimizi daha iyi yıkamak demek suyu dakikalarca boşa akıtmak değildir. El yıkama sırasında boşa akıtılan, yani israf edilen suları çok ama çok arayacağız, özellille de büyük şehirlerimizde! Eğer ki beklenmedik yaz yağmurları yağmaz da yüzümüzü güldürmez ise şahsen bu konuyla ilgili iş işten geçtikten sonra uyarıların geleceğini düşünüyorum.

Bu söylediklerimi İSKİ resmi sitesinde yayınlanan bir grafik ile de aşağıda göstermek isterim. Grafik 03 Nisan 2020 tarihli ölçüme göre hazırlanmıştır.

Bundan önceki 5 yılı da gösteren bu baraj doluluk oranı değerleri de bize gösteriyor ki su israfına derhal bir son vermemiz gerekiyor.

Aşağıdaki ikinci grafiğimiz ise bizlere geçtiğimiz yıl Mart ayından bu yana baraj doluluk oranlarını gösteriyor. Olaki beklenen yağmurlar yağmaz ve en iyi ihtimal yani aynı senaryo gerçekleşir ise sizlerin de gördüğü gibi yüzde 90’lar seviyesinden yüzde 30’lar seviyesine düşen su miktarı, normal şartlarda bile, bugün yüzde 60’larda olduğu için sıfır seviyesine düşme riski taşırken, üstüne üstlük bugünlerde yaşanan bu sağlık krizi ve buna paralel su israfı bu süreci hızlandıracaktır. 

Daha keyifli bir yazıyla daha güzel günlerde görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.  Evinizde kalın!

d1391c5b14123.gif