29 yıllık doktordan Bakan Koca’ya mektup

Milas Devlet Hastanesi doktorlarından Opr. Dr. Süleyman Koç, Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’ya hitaben, mesleki sorunların anlatıldığı bir mektup yazdı.

Milas Devlet Hastanesi doktorlarından Opr. Dr. Süleyman Koç, “Sayın Hekim büyüğüm Dr. Fahrettin Koca…” hitabıyla başlayan mektubunda şu ifadelere yer verdi:

“Siz benim sağlık bakanımsınız, ama bu sıfatınızla size yazmak istemedim. Sağlık bakanı olarak

size yazsaydım aklımdaki kelimelere sahip olamayıp size saygısızlık edebilirdim. Sizde hatırlar

mısınız bilmiyorum, eğitim hayatımızda Deontoloji adında bir dersimiz vardı. Hekim büyüklerimize

saygılı olmamız öğretilirdi. O nedenle size hekim büyüğüm olarak hitap edersem saygımı

koruyabileceğimi düşünerek bu sıfatınızla size yazıyorum.

 29 yıldır ülkeme hekim olarak Devlet hastanesinde hizmet ediyorum. Siz bazen Twitter’dan,

bazen mesajla bize ulaşıyorsunuz. Ne düşündüğünüzü anlatıyorsunuz. Bende size biz ne

düşünüyoruz anlatmaya çalışacağım.

 Şiddet ile başlayalım Hekim büyüğüm. 29 yılda her zaman sorunlarımız vardı. On beş yıl önce

şiddet ile ilgili sorunumuz diğer devlet kuruluşlarından daha fazla ya da az değildi. 2004 yılında

SABİM ile başlayan kamu yararı adı altında sağlıkçılar için şikayet hatları oluşmaya başladı. Sabim

yetmedi, hasta hakları için hastanenin her yerine şikayet kutuları kondu. Derdimiz şikayet edilmek

değil. Elbette insanların hak arama kanalları açık tutulmalı. Ama bu sistemlere gelen binlerce saçma

sapan şikayet için bizlerden bilgi adı altında yazılı savunma istediniz. Bu şikayetleri haksız yapanlar

için hiçbir yaptırım düşünülmedi. Bu şikayetlerden tehdit içerenlerle ilgili hiçbir hukuki yaptırım

uygulanmadı. Hekimleri istediğiniz gibi şikayet edebilirsiniz, tehdit edebilirsiniz algısı buralarda

başladı. ( Siz şimdi Sabim kapatacağınızı söylüyorsunuz. Sanırım benim düşüncemi

doğruluyorsunuz.) Şiddet yavaş yavaş görünür olmaya başladı. Hiçbir şey yapılmadı. Sağlık

sisteminin tüm tıkanıklığının nedeni hekimler olarak bizzat siyasiler tarafından hedef gösterilerek

yapıldı. Kimse bir şey yapmadı. Çığ gibi şiddet büyüyünce bakanlığımız bir şey yapmak gerekir

diye Beyaz kod sistemi oluşturuldu. Artık bizi döven, söven, hakaret edenler için bizim de şikayet

edeceğimiz bir sistem vardı. Beyaz kod sistemi şiddeti azalttı mı? Hayır çığ gibi büyümeye devam

etti. Ne işe yaradı sağlıkçıların gazını almak dışında hiçbir işe yaramadığını sizde benim kadar

biliyorsunuz. 2004’e dönersek hekim büyüğüm bu şiddetin artmasının suçu biz hekimlere mi ait?

Bize ait ise neler olduğunu yazarsanız o yanlışları yapmamaya çalışırız emin olun. Sağlıkta

dönüşümün bundaki payı nedir? Sağlıktaki sorunların nedeni olarak hekimleri gösteren siyasilerin

suçu ne kadardır? Şiddeti azaltmak için yeterince çaba göstermeyen sağlık bakanlarımızın suçu ne

kadardır? Bir düşünün, cevabınızı merakla bekliyorum.

 3 gün önce sizin memleketinizde bir hekim kardeşimiz vahşice katledildi. Cenazeye katılmazsınız

diye düşünmüştüm. Katıldınız, kendi memleketinizde sağlık çalışanları sizi protesto etti. Mutlu

olmadığınıza eminim. Size haksızlık edildiğini mi düşündünüz? Size mi daha çok haksızlık edildi

Ekrem kardeşimize mi? Yada Ekrem kardeşimizin kızlarına haksızlık mı daha büyük? Eşine

annesine, babasına, sevdiklerine edilen haksızlık mı ne dersiniz? Ekrem kardeşimizi ben mi

öldürdüm diye bana sorabilirsiniz. Dün yine sizin memlekette Konya da bir imam bizi hedef

gösteren açıklamalar yaptı. Sizin partinin genel başkan yardımcısı Rize de açıklamalar yaptı, ne

dersiniz o açıklamalara, yine bizi hedef gösterdi. Sanki yatan hastayı, yoğun bakımda ki hastayı

bırakıp grev yapmışız anlamında açıklama yaptı. Bir partinin başkanı bir hekim örgütü üzerinden

hekimleri hedef gösterdi. Adana da 50 kişi hastaneyi basıp ölümle tehdit etti çalışanları. Bakıyorum

bakanımız o kişilere iki çift laf eder mi diye... Baktım Twitter da 15 Ağustos’ta her şey düzelecek

mesajı... Bana sorduğunuz sorunun cevabını siz verin hekim büyüğüm. Bizleri hedef gösteren

imam, hastaneyi basan magandalar, bizleri hedef gösteren siyasiler sizin için daha önemliyse yüz

binlerce Hekim de Ekrem kardeşimin katledilmesinden kimlerin sorumlu olduğunu emin olun

düşünüyorlar.

 Hekim büyüğüm şanssız bir dönemde bakan oldunuz. Covid tüm dünyayı etkiledi. İnsanlar

karısına, kardeşine, çocuğuna sarılamazken, öksüren, burnu akandan vebalı gibi kaçarken, yüz

binlerce sağlık çalışanı canla başla çalıştık. Ben Genel Cerrahi uzmanı olarak o dönemde bir günde

200 kişiden fazla hastaya poliklinikte baktığım günler oldu. Bunların yaklaşık üçte biri Covid+

hastaydı. Bir günde yüzlerce insan bu hastalıktan ölüyordu. Korkmadık mı? İnsanız hekim

büyüğümüz elbette korktuk. Çocuğumuz var okutulması gereken, yaşamak istediklerimiz var.

Resmi rakam sizde olduğu için tam sayı veremesem de en az bine yakın sağlık çalışanı Covid ile

savaşırken bu ülke için canını verdi. Ölen sağlıkçılar görev başında ülke için savaşırken ölmedi mi

Hekim büyüğüm? Şehitlik kavramının tamda anlamı bu değil mi? Hadi vazgeçtik şehitlikten,

meslek hastalığı nedir Hekim büyüğüm?, yaptığın iş nedeniyle sağlığını ya da hayatını kaybedersen

bu değil midir? Bu insanlar hayatlarıyla ödediler bu mücadeleyi. Gece yatağa girdiğinizde bu

insanların çocukları hiç aklınıza geliyor mu diye merak ediyorum, vicdanınızda bir sızlama

hissediyor musunuz? Covid yeniden patladı geliyor. Ne yapmalıyım ben hekim

büyüğüm... Çocuklarımı, kendimi düşünüp bu mücadeleden kaçmaya mı çalışmalıyım ? Ülkemi,

insanımı seviyorum ben. Utanırım böyle bir zamanda yapmam gerekeni yapmazsam... Bu savaşta

hayatını veren şehitlerimizin çocuklarına sahip çıkmayan sizleri tüm sağlık çalışanları sevgiyle

anacak bilmenizi isterim. Annesini, babasını kaybeden o çocukların hakkını bir gün alacağız. Diğer

tüm konular için sizi affedebilirim belki, ama ülkesi için ölen sağlıkçı kardeşlerim konusunda

yapmadıklarınız için sizi affetmeyeceğim hekim büyüğüm.

Hekimlerin ekonomik olarak getirdiğiniz yerle ilgili sayfalar dolusu yazabilirim sizde

biliyorsunuz. 8 Temmuz 2022 de 18.962 TL maaş aldım. Önceden bu maaşın içindeki döner

sermaye ayrıca yazılırdı, şimdi yazılmıyor. Yaklaşık 11.000 TL maaş, 8.000 TL döner sermaye

ödemesi bu maaşın. Bu niye önemli ay sonu döner sermaye hesaplanırken bu maaş gibi verilen

8.000 TL bu sefer döner sermaye olarak hesaplanıp alacağımdan düşülecek. Son 4 yılın birçok

ayında 0 TL döner sermaye aldım. İsterseniz son 4 yılda ay ay ne kadar döner sermaye almışım onu

da yazarım. Tembel çalışmayan hekimlerden biri olduğum için mi alamıyorum? Kendi hastanemde

en çok çalışan ilk 10 hekim içine girdiğimi de sayılarda görebilirsiniz. Temmuz 2022 de il sağlık

müdürü 51.000 TL, hastane başhekimi 45.000 TL maaş aldı. Bu hekim arkadaşlar, hasta muayenesi

yapmazlar, ameliyat yapmazlar, bizim gibi gece gündüz, hafta sonu, bayram icap ve nöbet

tutmazlar. Covid döneminde ben 53 yaşında, bu hastalığa yakalanırsam onlardan çok daha fazla

ölüm riski taşımama rağmen, 200 covidli hasta bakarken, birçoğu benden genç bu yönetici hekim

arkadaşlar odasında oturdular. Hasta ile işleri olmadığı için şiddete maruz kalmazlar, ameliyat

yapmadıkları için milyon liralık davalara maruz kalmazlar. Halkımızın hangi sağlık sorununu bu

arkadaşlar gideriyor, bizim bilmediğimiz hangi özellikleriyle bu maaşı alıyorlar siz biliyor

olmalısınız. Bakanlığınız kadrosunda hekim bile olmayan, uzman kadrosu adı altında 27.000 TL

den fazla maaş alan binlerce kişinin halkımızın sağlığını nasıl düzeltiyorlar konusuna hiç girmek

istemiyorum. Sanırım onlarında benim ameliyat ile yapamadığımı yapacak gizli güçleri var. Hekim

büyüğüm bu işleri yapan hekimlere hakkını vermeyip, hiçbir iş yapmayanlara verince aklımıza

hastaneler işlemesin, sistem tıkansın diye bilerek mi yapılıyor diye çok kötü düşünceler geliyor

hekimlerin aklına. Sizden bir rakamı açıklamanızı istiyorum. Son dört yılda siz bakan olduktan

sonra özel hastanelerin sağlıktan aldığı pay artıyor mu?, azalıyor mu? Bu konuda çok yazacak şey

var ama siz biliyorsunuz zaten. Çözmek isterseniz sorun çok basit şekilde çözülür hekim büyüğüm.

Çalışmayan, hiçbir riski olmayanlara verdiğiniz maaşları, çalışana, üretene verin, ne istifa eden olur,

ne yurt dışına giden. Son dönemde en çok konuşulan şey algı yönetimi kavramı. Ben bu kavramdan

şunu anlıyorum bir yalanı doğru gibi seçmene inandırmak. Hekim büyüğüm bizde üniversiteye

girerken sizin kadar puan aldık, siz ne kadar akıllıysanız emin olun bizde o kadar akıllıyız. Beni

akılsız yerine koymaya çalışmanız beni öfkelendiriyor Hekim büyüğüm.

 Sayın Hekim büyüğüm size sorular sordum umarım cevap verirsiniz. Hiç birine cevap

vermezseniz, son bir sorum olacak ona cevap verin lütfen. 4 yıldır bizim bakanımızsınız. Bu dört

yılda siz olmasaydınız hangi konuda sağlık çalışanları ve halkın sağlığı daha kötü durumda olurdu?

Buna bir cevap verin lütfen, bak en azından bu iyi olmuş diye yüreğimi soğutabileyim Hekim

büyüğüm...

 Saygılarımla..."

14 Tem 2022 - 17:14 Muğla/ Milas- Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs denetimlerini yeterli buluyor musunuz?