‘Süt üreticileri hayal kırıklığına uğradı’

İYİ Parti Muğla Milletvekili ve Yerel Yönetimler Başkanı Prof. Dr. Metin Ergun, yeni açıklanan çiğ süt fiyatının süt üreticilerini hayal kırıklığına uğrattığını söyleyerek, “Böyle bir fiyat vererek, sütün maliyet ve fiyatı arasındaki makası daha fazla açan iktidar, süt üreticisine adeta ‘hayvanını kes kardeşim’  demektedir.” diye konuştu.

İYİ Parti Muğla Milletvekili ve Yerel Yönetimler Başkanı Prof. Dr. Metin Ergun, çiğ süt fiyatlarında yapılan son düzenleme ve süt üreticilerinin sorunları hakkında açıklamalarda bulundu.

Son iki yıldır Türkiye’nin derin bir ekonomik krizle boğuşmakta olduğunu ifade eden Milletvekili Ergun, kriz ve kur şokuna bağlı olarak Türk Lirası’nın değer kaybı neticesinde, özellikle tarım sektöründe girdi maliyetlerinin arttığını belirtti.

“Mevcut iktidarın göreve gelmesinden sonra adeta üvey evlat muamelesi gören tarım sektörü, yaşanan krizin etkilerini çok daha sert bir şekilde hissetmektedir. Zira önemli bir kısmı dövize endeksli olan hayvancılıktaki girdi maliyetlerinin artmasına karşın, üretilen ürünlerin Türk Lirasına bağımlı fiyatı aynı oranda artmamakta, artsa bile bu fark üreticiye değil, aracılara fayda sağlamaktadır.” diye konuşan Ergun, yaklaşık 10 aydır dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alan Koronavirüs Pandemisinin tarımın ve tarımsal üretimin stratejik bir sektör olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğine dikkat çekti.

Yeni açıklanan çiğ süt fiyatını eleştiren Milletvekili Ergun, basın açıklamasında şunları kaydetti:

“Bu zorlu süreçte üreticilerimiz gıda ihtiyacımızı karşılamak için fedakârca üretmeye ve ülkemize hizmet etmeye devam etmişlerdir. Dolayısıyla, gıda arz güvenliği, gıda bağımsızlığı ve gıda güvencesine dair yaşanan endişeler, tarımsal üretimin ve üreticilerin ne pahasına olursa olsun korunması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve üreticilerin korunması konusunda böylesine zor bir süreçten geçerken, iktidar ise her alanda olduğu gibi akla mantığa sığmayan politikalarına devam etmektedir. Bu hafta iktidarın ekonomi ve tarım konusunda yetkili temsilcilerinin öncülüğünde Gıda Komitesi toplanmıştır. ‘Daha önce enflasyonu arttırır’ diye süt fiyatlarını artırmayan komite, bu sefer süt fiyatlarında bir artışa gitmiş ama maalesef üreticinin beklentilerinin çok altında bir fiyat açıklamıştır.

Gıda Komitesi toplantısında, çiğ süt tavsiye fiyatının 2 Lira 80 Kuruş olarak belirlendiği Ulusal Süt Konseyi tarafından duyurulmuştur.

Ulusal Süt Konseyi tarafından yapılan açıklamada;

-Eylül 2020 priminin 40 kuruş, 

-Ekim 2020-Nisan 2021 arasındaki dönemde prim miktarının ise 30 Kuruş olacağı kararlaştırılmıştır.

Yani destek primi litre başına 10 Kuruş düşürülmüştür.

Yeni çiğ süt fiyatının da 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren geçerli olacağı açıklanmıştır.

Gıda Komitesinin bu kararı açıklanırken süt/yem paritesinde 1.3 seviyesini baz aldığı ortaya çıkmıştır. Halbuki daha önce Tarım Bakanı Sn. Pakdemirli süt/yem paritesi konusunda 1.5 seviyesinin baz alınacağını ifade etmiş idi.

Neticede açıklanan bu rakamla, Bakan verdiği sözü tutmamış ve süt üreticilerini büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır. Geçtiğimiz yıl 15 Kasım tarihinde 2 Lira 30 Kuruş olarak belirlenen çiğ sütün litre fiyatının bu sene 2 Lira 80 Kuruşa çıkması oransal olarak %22 artış demektedir. Fakat Gıda Komitesi’nin belirlediği %22’lik bu artışın üreticimizi rahatlatması kesinlikle mümkün değildir. Çünkü geçen yıl Kasım ayından bu yana yem fiyatlarında %60 civarında bir artış meydana gelmiştir.

Ayrıca 2019 Kasımından 2020 Kasımına kadar;

Silajlık Mısır %51

Yonca %28

Saman %100

Pancar Küsbesi %100

Pamuk Çekirdeği %100

Süt Yemi %60 artmıştır.

Bütün bunlara bağlı olarak da çiğ süt üretim maliyeti  %48.3 oranında artmıştır.

Dolayısıyla, maliyetlerin bu şekilde arttığı bir dönemde, açıklanan çiğ süt referans fiyatının da 3 Lira 60 Kuruştan az olmaması gerekirdi.

Böyle bir fiyat vererek, sütün maliyet ve fiyatı arasındaki makası daha fazla açan iktidar, süt üreticisine adeta “hayvanını kes kardeşim”  demektedir.

Zira, süt üreticisi ile adeta dalga geçer gibi yapılan bu düzenleme sonrasında, çiftçinin üretime devam etmesi, para kazanması ve refahını artırması mümkün değildir.Bu şekilde çiftçimiz üretmeye ve besiciliğe devam ettikçe zarar edecektir. Süt üreticisi trajikomik bir durumla karşı karşıyadır. Zira üreticiler yıl boyunca girdi fiyatlarında yaşanan dalgalanmalardan dolayı zarar ederken, bu dalgalanmalar esnasında da sabit fiyattan ürünlerini satmak durumunda kalmaktadırlar.  Yani üreticiyi koruması için geliştirilen bir fiyat mekanizması, üreticiyi bitirmek için kullanılan bir araca dönüşmüştür. Dünyanın hiç bir yerinde, böyle bir piyasa mantığı içerisinde kimse yatırım ve üretim yapmaz/yapamaz. İşte iktidar, açıkladığı son süt fiyatı ile rekabete kapalı bu tablonun sürmesini desteklemiş, üreticilere sermayesi olan süt hayvanlarını kestirmek dışında bir seçenek bırakmamıştır. Anlaşılan o ki, iktidar gıda enflasyonunda ve toplam enflasyonda yaşanan artışı önlemek için süt ineklerinin kesime gönderilmesine razı olmuştur. Bu karar son derece yanlış bir karardır.

Bu kararla, önümüzdeki dönemde ülkemizin hem süt, hem de et konusunda karşı karşıya kalacağı büyük bir krizin temeli atılmıştır.  Böyle bir durumda ithal karkas et, ithal damızlık sığır, ithal kesimlik sığır talebi patlayacaktır.  Yetmiyormuş gibi, yeni dönemde süt ithalatının da yapılması kaçınılmazdır. O gün geldiğinde, iktidarın peynirde, yoğurtta ve diğer süt ürünlerinde gıda enflasyonunu önlemesi mümkün değildir. Bu nedenle, yarın daha büyük acı reçetelerle karşılaşmamak için bugün Türk çiftçisinin korunması elzemdir. Hatırlanacağı üzere; 2008’deki çiğ süt krizinde 1 milyonu aşkın inek kesilmiştir. O zamanlarda “et üretimi artıyor” diye sevinenler bir yıl sonra canlı hayvan ve et ithal etmek zorunda kalmıştır. Bugün hayvancılıkta ithalat hâlâ devam etmektedir.  O dönemde, daha çok küçük çiftçiler inek kesmiş idi. Şimdi ise milyonlarca lira yatırım yapan, kredi kullanan, yurtdışından damızlık düve ithal eden işletme sahipleri de ineklerini kesmek durumunda kalacaklardır.

Buradan uyarıyoruz: Bu çok tehlikeli bir süreçtir.  Bu süt politikası bu şekilde devam eder ve bu yanlış politikanın sonucunda oluşması mutemel inek kesiminin önüne geçilmez ise, Türkiye’de 2008’dekinden daha büyük bir et krizi yaşanması kaçınılmazdır. İktidarın aldığı bu trajikomik kararla, süt üreticisini bir kez daha mağdur ettiği açıktır. İktidar ithalat lobisine çalıştığını bir kez daha göstermiştir. Bu hususta Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in defalarca tekrar ettiği önerilerini bir kez daha tekrar etmekte fayda görüyoruz. Toplumların ekonomik ve sosyal güvenliği için en önemli faktörlerden biri gıda güvenliği ve sürdürülebilirliğidir. Dolayısıyla tarımı stratejik bir sektör ve stratejik bir mesele olarak ele almamız lazımdır. Bu sebeple çiftçimizin üreticimizin mutlak surette korunması ve kollanması gerekmektedir. İktidarın tarımda ithalat politikasına bir an evvel son vermesi üreticimizi desteklemesi ve girdi maliyetleri konusunda sübvanse etmesi gerekmektedir.

İYİ Parti olarak, iktidarı üreticinin sesine kulak vermeye çağırıyoruz. Bu konuda ivedilikle çiğ süt referans fiyatı tüketiciye zarar vermeyecek araçlarla yeniden revize edilmelidir.Ya üreticiye makul sübvansiyonlar ve vergi indirimleri sağlanmalı ya da çiğ süt referans fiyatı 3 Lira 60 Kuruşun altında olmayacak şekilde güncellenmelidir.

Ayrıca, üreticiyi girdi fiyatlarında yaşanan dalgalanmalardan korumak için 3’er aylık periyodik fiyat ayarlamaları yapılmalıdır.

Süt üreticisi vatandaşlarımızın para kazanabilmelerinin ve üretime devam edebilmelerinin başka yolu yoktur.”

14 Ara 2020 - 12:05 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.




Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?