DSP Genel Başkanı Önder Aksakal; “Sözün bittiği yerdeyiz.”

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, çıkan orman yangınlarıyla ilgili incelemelerde bulunmak üzere bugün sabah saatlerinde Milas’a geldi.

+3
Haber albümü için resme tıklayın

DSP Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Karakülçe, Muğla İl Başkan Yardımcısı Kamil Girenis ve Parti Meclisi Üyesi Mehmet Salih Ayas ve beraberindekilerle görüşen DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, bir basın açıklaması yaparak farklı bir noktaya dikkat çekti. Aksakal; “Yurdun dört bir yanında “eşzamanlı” olarak başlayan bu yangınların ülke siyasetini dizayn etmek amacıyla çıkarıldığı yaygın söylentisinin doğru olmamasını temenni ediyorum. Aksi halde toplumun tümüne şamil sonuçlar doğuracağı aşikârdır. İşte asıl felâket o zaman yaşanacaktır” dedi.

Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, DSP Muğla İl Başkanlığı'na kısa bir süre önce atanan Michael Eser Aşkar'ın organize ettiği inceleme ve toplantı öncesinde yaptığı açıklamada; “26 Temmuz’dan bu yana ülkemizin birçok yerinde, bugün itibariyle 35 il sınırları içinde yaşanan onlarca noktadaki yangın felaketleriyle mücadele devletin tüm olanakları seferber edilerek sürdürülüyor” diyerek söze başladı ve şunları söyledi:

“Tabii, buradaki en önemli faktör yereldeki halkımızın büyük çabası ve kendi canları pahasına insanüstü gayretleri ile ortaya koyduğu mücadelelerdir.

Yangın söndürme çalışmaları sırasında yaşamlarını yitiren yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyorum. Elbette sadece insanlar değil, yaban hayatı da bu yangınlardan alabildiğine etkilendi, binlerce canlı diri diri telef oldu.”

ASIL FELÂKET O ZAMAN YAŞANACAKTIR

“Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; yurdun dört bir yanında “eşzamanlı” olarak başlayan bu yangınların ülke siyasetini dizayn etmek amacıyla çıkarıldığı yaygın söylentisinin doğru olmamasını temenni ediyorum. Aksi halde toplumun tümüne şamil sonuçlar doğuracağı aşikârdır. İşte asıl felâket o zaman yaşanacaktır.

Doğal afetlerin yaşanmasında ve bunlarla mücadelesinde kamu yönetimlerinin zafiyetlerini yok sayamayacağımız gibi, bunlardan ders çıkarılması ve gerektiğinde hesaplaşılması sürecinin hadiselerin yaşandığı anları bir fırsatçılık mantığıyla siyasi ranta evriltme çabaları da maalesef zaman zaman karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’deki siyaset mekanizmaları son yirmi yıldır böyle bir yöntemi kendilerine hak gördüler.

Hatırlarsanız; 1999 Marmara depreminin gerekçesini merkez üssü olan Gölcük’te tüketilen alkole bağlayan zihniyetin, bugünkü iktidarı destekleyen bazı kesimlerin temsilcilerinden oluştuğunu dikkatinize çekmek isterim.

Demokratik Sol Parti olarak bu yöntemlerin hiçbirine meyil etmedik. Öncelikle adı üzerinde doğal afet olarak baktığımız bu gibi olaylarda biraz önce de belirttiğim şekliyle kamu yönetimlerinin zafiyeti hususu en önemli etkenlerin başında gelmektedir.

Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı fay hatları üzerinde yer almakta, ormanlarımızın büyük çoğunluğu çok kolay ateş alabilen bitki örtüsüyle kaplı olmakla beraber çok kolay yayılabilen özellikler ihtiva etmektedir.

Yakın zamanda Rize/Güneysu’da, hatta önceki gün; Van’da yaşadığımız büyük sel felaketleri de işte bunlardan biri sayılmalıdır. Dere yataklarına bina yapılırsa, ilgili kamu yöneticileri bunları takip etmez veya engellemezse ortaya çıkacak sonuca milletçe katlanmak mecburiyetinde kalırız. Bu durum deprem felaketleri için de böyledir, yangın felaketleri içinde böyledir.”

YANGIN SÖNDÜRME EKİPMANLARININ YETERLİ SAYIYA ULAŞTIRILMALIDIR

“Yaz ayları sadece Türkiye’de değil, diğer birçok ülkelerde de yangın riskinin en üst düzeyde yaşandığı dönemlerdir. Ve her sene biz bu badirelerle karşı karşıya kalmışızdır. Öncelikle yangın söndürme ekipmanlarının yeterli sayıya ulaştırılması başta olmak üzere, yangın alanlarını kısıtlayıcı topoğrafik altyapı çalışmalarının tamamlanmış olması gerekirdi.

Televizyonlardaki tartışma programlarını artık izlemek dahi istemiyoruz. Ağzı olan konuşuyor. İktidar gücünü elinde bulunduran Ak Parti 19 yıldır işin başında. THK’nın uçakları konusu da neredeyse 19 yıldır konuşuluyor. Eğer bunları bugüne kadar işler hale getiremediyseniz, ya da yerlerine yenilerini ikâme edemediyseniz, orman bölgelerini ormanın gerçek sahiplerine, orman köylülerine emanet edemediyseniz hiçbir şekilde ağlamaya hakkınız yoktur!

Devleti ve milleti bunca zararın içerisine sürükleme lüksünüz yoktur. Önce tedbir gereklidir. Eğer bu felaketler siyaset kurumunu yeniden dizayn etmek adına belirli merkezlerden koordine ediliyorsa da bunları tespit etme ve adalete teslim etme sorumluluğu yine iktidarın omuzlarındadır.

Uzaya fırlattığımız uydular yaşanan olayları an be an tespit edemiyorsa, başka ülkelere ait olan uydulardan aynı hizmeti parasıyla almak bu kadar zor mudur? Yangın çıkış noktalarındaki hareketlerin saniyesi saniyesine gözlenebilme olanağı teknik olarak mevcuttur.

Cumhurbaşkanlığı derhal bu konuda girişimlerde bulunmalı, eğer bir sabotaj ihtimali varsa müsebbipleri derhal tespit edilerek en kısa zamanda adaletin karşısına çıkarılmalıdır.

Aksi halde bu olayları siyasi ranta evriltmek isteyen kesimlerin iddialarının gerçek olduğu kanısı toplumda karşılık bulacaktır.

Bir taraftan terör örgütlerinin devlete saldırısı olarak ortaya atılan iddialar gibi, Muğla ile ilgili olarak vilayet sınırlarının yüzde 59’unun, orman alanlarının ise yüzde 65’inin maden ruhsatlı olduğu gerekçesiyle bu yangınların çıkarıldığı dedikodusu toplumda yangın gibi hızla yayılır!

Her ne sebeple olursa olsun bu yangınların çıkış gerekçesi toplumu tatmin edecek şekilde ivedilikle tespit edilmeli ve halkımız aydınlatılmalıdır.

Bugün Muğla ilimizin Bodrum ve Milas ilçeleri sınırlarında yaşanan yangın bölgelerinde bir dizi incelemelerimiz olacak, buralardaki söndürme çalışmaları ile yangından zarar gören yurttaşlarımızla da acılarını paylaşma olanağı bulacağız.

Ormanlarımızla birlikte elbette emekler, elbette umutlar, elbette canlı/cansız varlıklarımız da yandı. Sözün bittiği yerdeyiz.

Allah yangın söndürme ekiplerinde görev yapan personellerimize, onlara destek olan yurttaşlarımıza gayret ve kuvvet versin, çabalarını boşa çıkarmasın.”

Yapılan açıklamanın ardından DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Milas İlçe Başkanı M. Salih Ayas ve beraberindekiler, Çökertme ve çevresindeki yangın bölgesine hareket ettiler.

AKSAKAL, İÇİŞLERİ BAKANI İLE YANGIN BÖLGESİNDE GÖRÜŞTÜ

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, yangın bölgesinde incelemelerde bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile karşılaştı. Genel Başkan Aksakal, bir süre İçişleri Bakanı Soylu ile yürütülen çalışmalar hakkında görüştü ve vatandaştan kendilerine iletilen sorunları İçişleri Bakanı Soylu’ya aktardı.

04 Ağu 2021 - 14:54 Muğla/ Milas- Gündem

Muhabir Gizem Kapusuz


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.




Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?