Nefret!..

20200916_gulden_sokelioglu_7aa0b.jpg

Dün, sosyal medyada ırkçı bir genç kadının videosu, en çok izlenen videolardan biri olmuş.

Genç kadının Türk Bayrağı, Bozkurt resmi, Göktürkçe Türk yazısı önünde dansederek, Bozkurt işareti yaparak; Batman'da uzman çavuş Musa Orhan'ın tecavüzü sonunda intihar eden, yaşamını yitiren İpek Er'e,  Sakarya ve Afyon'a çalışmak için gelen, doğulu mevsimlik işçilere yapılan saldırıları övmesi ve küfür etmesi çok çirkin bir ırkçı gösteri. Bu kişinin yayın yoluyla kin ve nefret söylemi yaydığı ve toplumun unsurlarını birbirine düşman ettiği için tutuklanması gerekmektedir.

Türk örf ve adetlerinde, ölen kişinin aleyhinde konuşulmaz; " şeytan bile  ölen kişiden elini ayağını çeker" denir.

Türk Ulusu'nun geleneklerine göre değerlerimiz;

-Güçlü ve zorba olanın yanında değil, zor durumda ve mazlum olanın yanında yer almak...

-Ekmeğini ve yemeğini aç  olan komşusuyla paylaşmak...

- Komşusunun ölen yakınının acısını paylaşmak...

- Komşularının sevincini paylaşmak.

- Komşularıyla yardımlaşma ve dayanışma içinde olmaktır.

Bizi biz yapan bu değerler aşındırılıyor... Kin ve nefret söylemleri toplum olarak ayrışmamıza zemin hazırlıyor.

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan herkes; Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Müslüman, Hristiyan, Yahudi ne olursa olsun hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız.

Toplumu bölmek, kamplara ayırmak, bizi parçalamak isteyen Emperyalist devletlerin işine yarar.

Günümüzden yaklaşık 1300 yıl önce yazılan Göktürk Yazıtlarında Bilge Kağan şunu söyler:

"Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça senin İlini( devletini), töreni kim bozabilir?".

Eski Türk Devletleri( Hunlar, Göktürkler, Uygurlar) nasıl yok oldular? Bilir misiniz?

Türkleri savaş yoluyla yenemeyen Çinliler, ticaret ve evlilik yoluyla Türklerle iyi ilişkiler geliştirdiler. Çinli prensesler, evlendikleri Türk Bey'lerini birbirine düşürdüler ve iç savaşların sonunda eski Türk Devletleri tarih sahnesinden birer birer silindiler.

Kendisini milliyetçi olarak gören, nefret ve kin söylemleri yapan bu genç kadın ve onun gibiler, tarih bilincinden yoksun olarak; ülkemiz düşmanlarının tuzağına düşmektedirler.

Kurtuluş Savaşı'nda, Türk Ulusu birlik içinde; doğulusu, batılısı, kuzeylisi ve güneylisi ile birlikte topyekün bir varoluş mücadelesi vermiş ve bağımsızlığını sağlamıştır.

Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasından 98 yıl sonra, bizi birarada tutan kutsal değerleri aşındıran kin ve nefret söylemleri; huzur ve barış içinde yaşamamızı bozan, dinamitleyen, iç savaşa zemin hazırlayan ve Emperyalizme hizmet eden unsurlardır...

Oyuna gelmeyelim.

Irk, mezhep, din ve dil ayrımı yapmadan, farklılıklarımızı zenginlik olarak görüp; birlik, beraberlik, barış ve huzur içinde yaşamalıyız.

Irkçılık ve nefret söylemi yapanlar cezalandırılmalıdır. Aksi takdirde mantar gibi çoğalacaklar ve toplumsal barış yok olacaktır.

Related Articles

KADIN!.

HAŞHAŞİLER Mİ?

d1391c5b14123.gif