ADD Lozan Barış Antlaşması’nı kutladı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)Milas Şubesi tarafından, Türkiye’nin bağımsız ve egemen bir devlet olarak tanınmasını sağlayan Lozan Barış Antlaşması’nın 97. yılı dolayısıyla basın açıklaması yapıldı.

20200724_lozan_aciklamailk_f2eb5.jpg

ADD Milas Şube binasında gerçekleştirilen basın açıklamasını ADD Milas İlçe Başkanı Mehmet Ateş okurken, açıklamaya ADD Milas Şube yönetimi ve Cumhuriyet Kadınları Derneği Milas Şube Başkanı Nurgül Çöllüoğlu da katılarak destek verdi.

Basın açıklaması öncesi kısa bir konuşma yapan ADD Milas İlçe Başkanı Mehmet Ateş; “Covit 19 sebebiyle vatandaşların bir araya gelemsinin sakıncalı olacağından geçmiş dönemde bir etkinlik düzenlemedik. Hükümetin aldığı kararlar doğrultusunda 1 Haziran’dan itibaren yavaş yavaş bir normalleşme süreci başladı. 1 Temmuz’dan itibaren de düğünler de dahil olmak üzere birçok sosyal etkinliğin yapılmasına izin verildi.  Geçen hafta da 15 Temmuz gibi sonradan icat edilen “bir bayram” niteliğinde kutlama yaptılar. Gündüz anıt önlerinde çelenk koyma törenleri yaptılar. Akşam da halaylar çekip şarkılar söylediler. İnsanlar artık yavaş yavaş bir araya geliyor dedik. Biz de Milas ADD, CKD, sendikalar, sivil toplum örgütleri, siyasi partilerle birlikte 24 Temmuz Lozan Barış Antlaşması’nın 97. yıldönümü nedeniyle bir etkinlik düzenleyelim dedik. Hatta bu etkinliği planlarken halkımızın sağlığını düşündüğümüz için üyeler değil de hiç olmazsa başkanlar düzeyinde yapmayı düşündük.  Ama ne yazık ki geçen hafta 15 Temmuz’a izin veren, bizim ülkemizin tapu senedi olan Lozan Barış Antlaşması’nın imzalandığı günün de anıta çenek koymamızı ve 5 dakikalık bir basın açıklaması yapmamıza izin vermedi. Bu çok üzücü bir olay. İzin vermeyenleri kınıyorum. Geçmişte birçok konuda mağdur olduklarını söyleyenler bugün muktedir olunca kendileri gibi olmayanları eleştiren, kendinden olmayanları yasaklayan bir zihniyet oldular. Duyduğum kadarıyla bugün Ayasofya’da bir izdiham yaşanmış. Barikatlar yıkılmış. 80 Baro başkanının önüne koskoca polis ordusu yığarak geçit vermediler ama İstanbul’da özellikle kendi davet ettikleri kitleleri olay yaratsın diye, sansasyonel olsun diye 3-5 polisle engellemeye çalıştılar. Tabi halk çok istiyormuş Ayasofya’yı, barikatları yıkarak içeri girdiler, halkın bu kadar özlemi varmış algısı yaratmaya çalıştılar. Bugün eğer Ayasofya’da namaz kılınıyorsa, Ayasofya’da ezan okunuyorsa Lozan Barış Antlaşması’nın sayesinde. Önce Lozan Barış Antlaşması’nı kutlamamız lazım. Lozan Barış Antlaşması olmasaydı, o masada hür ve bağımsız yaşama hakkımız elimizden alınmış olsaydı Ayasofya’da kimler olurdu bilemem. Benim en çok üzüldüğüm nokta geçmişte Lozan’ı eleştirmesi gereken kişiler 1. Dünya Savaşı emparyalist devletleri olması gerekirken, ne yazık ki bizim içimizdeki insanlar Lozan bir hezimettir diyerek, Lozan’la uğraşmaya başladılar. Lozan’ın ruhundan gün geçtikçe uzaklaşmaktayız. Uzaklaşmanın birçok belirtisi var. İşte en son Baroların bölünerek parçalanması, birçok derneği susturan baskıcı bir yönetim, memurlar üzerinde baskı, gazeteciler üzerindeki çok büyük baskı. Yok FETÖ’cüsün hemen içeri, yok PYD’lisin, PKK’lısın içeri alıyorlar. Bugün birçok basın mensubu hapishanelerde, zindanlarda. Ayrıca bugün 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı. Basın üzerindeki sansürün kalktığı bir gün. Ama ne yazık ki bizim ülkemizde birçok gazeteci yazdıklarından dolayı, çizdiklerinden dolayı zindanlarda. Bunları yaşatanları kınıyorum, gazetecilerimizi kutluyorum. Onlar direnmeye devam edecekler, hep beraber direnmeye devam edeceğiz. Aydınlık günler yakındır. Zaten bu kadar baskının sebebi de gittiklerini gördükleri için halkı susturmaya çalışıyorlar. Çırpındıkça da batıyorlar. Bir oğlumuz İstanbul seçimlerinde; “Ekrem Başkanım her şey çok güzel olacak” demişti ve evet her şey güzel oldu, güzel olmaya devam edecek” dedi.

ADD Milas İlçe Başkanı Mehmet Ateş yaptığı açıklamanın ardından ADD Genel Merkezi tarafından gönderilen açıklamayı okudu.

ADD Genel Merkezi tarafından gönderilen ve ADD Milas Şube Başkanı Mehmet Ateş tarafından okunan açıklama şöyle:

“24 Temmuz 1923’de imzalanan, Lozan Barış Antlaşması ile emperyalizm, cepheden sonra masada da yenilgiye uğratılmıştı. Böylece; tam bağımsız, demokratik, laik, sosyal, hukukun üstünlüğüne dayalı, çağdaş ve üniter bir ulus devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atılmıştı. Lozan, bu yönüyle; Anayasa’da vurgulanan ve “değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen” niteliklerin zeminini oluşturmaktadır.

Büyük Türk Milleti!

Son yıllarda; yalan ve sahte tarih yazma gayretleri hız kazanmıştır. Lozan’a, Lozan’ın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve yol arkadaşı İsmet İnönü’ye yönelik çirkin ve sınır tanımaz saldırılar bu nedenledir.

Lozan karşıtlığı, Sevr yandaşlığıdır. Bölünmek, parçalanmak ve emperyalizme yem olmaktır.

Lozan karşıtlığı; Atatürk’ün kurduğu ulus devlet modelinin, çağdaş kazanımların ve Cumhuriyetin niteliklerinin tasfiye edilmesidir.

Lozan karşıtlığı; hilafetin ve saltanatın geri getirilmek istenmesidir.

Lozan karşıtlığı; milli egemenlik yerine saray ve hanedan hâkimiyetini kabullenmektir.

Lozan karşıtlığı; millilik yerine ümmetçiliktir.

Lozan karşıtlığı; siyasal dinci bir devletin inşasına yüksek sesle  “evet” demektir.

Lozan karşıtlığı; çoklu hukuk sistemini benimsemektir. Hukukun üstünlüğünün yok edilmesidir.

Lozan karşıtlığı; bölücü, gerici, işbirlikçi, cemaatçi, tarikatçı, PKK ve FETÖ’cü vb. yapılanmalara göz yummaktır…

Büyük Türk Milleti!

Lozan, Cumhuriyetimizin ve milletimizin dayandığı en güçlü siyasi ve hukuki temeldir. Bu temelle oynamak, Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılması ve yıkılmasıdır. Milletimizin ayrıştırılması, kamplaştırılması ve kutuplaştırılmasıdır. Buna izin vermeyeceğiz. Lozan karşıtlarının yürüttüğü, sinsi politikalara seyirci kalmadık, kalmayacağız…

Lozan’ın 97. yıldönümünde; Büyük Atatürk’ün, İsmet İnönü’nün, milli kahramanlarımızın, devrim ve demokrasi şehitlerimizin manevi huzurlarında ve Milletimizin önünde bir kez daha ant içiyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti’ne, Cumhuriyetimizin çağdaş niteliklerine, Lozan’a ve Milletimize sahip çıkmaya devam edeceğiz…

Uyarıyoruz; Lozan karşıtlığı, Sevr yandaşlığıdır. Atatürk’ün kurduğu Milli devletin tasfiyesidir. Orta çağ karanlığına teslim olmaktır. Hilafet ve saltanat heveslilerine biat etmektir. Bu emperyal oyunlara karşı, herkesi dikkatli olmaya; yurttaşlık sorumluluğu ile yasal ve demokratik yollarla mücadeleye çağırıyoruz…  Saygılarımızla."

 20200724_lozan_aciklama2_26336.jpg

20200724_lozan_aciklama_54cfe.jpg

20200724_lozan_aciklama4_eccaf.jpg

20200724_lozan_aciklama1_0eefd.jpg

Related Articles