AH! O, ESKi BAYRAMLAR!

Hepimizin hayatında dini bayramların ayrı bir yeri ve önemi vardır.

Ülkemizde, her aile oruç tutsun tutmasın
Ramazan (Şeker) ve Kurban Bayramı öncesinde evler temizlenir; baklavalar, börekler, sarma ve dolmalar yapılır; her evde bir tatlı telaş yaşanırdı.

Arefe (namaz) günlerinde lokmalar yapılır, keşkekler ve pilavlar pişirilir ve komşular birbirine dağıtırdı.

Kandil gecelerinde mahallenin bütün çocukları ellerinde meşalelerle( sopaların ucuna bağlanan yağlı bezin yanması) ev ev dolaşarak hak toplardı; kimi ev lokma verir, kimisi şeker verir, kimisi de namaz helvası( susamlı yuvarlak şeker)verirdi.
Mahallenin tüm çocukları, geç vakit, mutlu bir şekilde evlerine dönerdi.

Ninelerimiz, dedelerimiz, anne- babalarımız ve biz çocuklar için her bayramda yeni giysiler diktirilir ve yeni ayakkabılar alınırdı. Yeni ayakkabılarımızı yatağın başucuna koyar, sabaha kadar heyecandan uyuyamazdık. Sabah olunca da erkenden uyanır, bayramlık giysilerimizi ve ayakkabılarımızı giyer, büyüklerimizin ellerinden öper, verdikleri bayram harçlıklarını alınca sevinçten havalara uçardık.

Akraba ve komşu ziyaretlerinde yenilen baklavalar, şekerlerle tatlı bir bayram sevinci yaşardık.
Bazı aileler, bayramda gelen çocuklara para, bazıları şeker, bazıları mendil verirdi. Arkadaşlarla oyunlar oynar ve çok mutlu olurduk.

Aynı bayram sevincini Kurban Bayramı'nda da yaşardık. Kurban kesilirken bakamazdık. Ama annelerimizin kurban etinden yaptığı kavurmaların ve haşlamaların tadına doyamazdık.

Dini bayramların mutluluğunu hepimiz geçmişte çok yaşadık.

**

Günümüzde ise eski bayramların tadı kalmadı.

Şeker ve Kurban Bayramlarının tadı kaçtı; aile ve komşuluk ilişkileri yozlaştı.

Uzun yıllar boyunca süren pandemi döneminde ise aile, komşuluk ilişkileri daha da bozuldu ve dayanışmanın yerini bencillik aldı.

Bayram tatilleri denilince gençlerin ve yeni neslin aklına ne yazık ki tatil yapmak geliyor.

Eski bayramları unutmayan yaşlılar, insanca yaşamak için yeterli bir emekli aylığı alamadıklarından bırak yeni giysiler, ayakkabılar almayı; tepsi tepsi baklava, börek ve hatta çikolata bile alamıyor, kurban kesemiyor ve torunlarına harçlık veremiyor; bunun hüznünü yaşıyorlar.

Dini bayramlarda emeklilere verilen ikramiye ise enflasyon oranında artmadığı için mutluluk kaynağı olması gereken dini bayramlar ayrı bir üzüntü kaynağı olmaktadır.
Oysa, bu ikramiyeyi arttırmak devlet yetkilerinin elinde.

Hayatının en güzel yıllarını devletine hizmet ederek geçiren emeklileri insan onuruna yakışır bir şekilde yaşatmak, düzgün bir şekilde maaş ve ikramiye vermek, bir
'Sosyal Devlet' ilkesidir.

Başka ülkelerin yaşlıları, emekli aylıkları ile dağları, denizleri ve okyanusları aşarak başka ülkelere tatile gidebilirken, bizim yaşlılarımızın geçim derdine düşmesi utanç verici bir durumdur.

**

Geçmişte yaşanan bayramların mutluluğu sadece anılarda kalmasın; gerçek hayatta da yaşasın.

Herkese mutlu, huzurlu ve umut dolu bayramlar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülden Sökelioğlu - Mesaj Gönder

# çok, daha, bir, tüm

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.

01

Ahmet Yanıkoğlu - Kıymetli Öğretmenim,

Büyük bir ah!!!!!! çekmekten kendimi alamadım.

Söylenecek çok şey var ama ?söylesen de anlamak isteyen var mı?

Selam ve Saygılar.

Eski Bayramları,Eski İnsanları düşünerek Bayramı yaşayalım.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Nisan 12:47


Anket Koronavirüs denetimlerini yeterli buluyor musunuz?