‘BUNLAR ÇÜRÜK, BUNLAR SÜRTÜK’

AKP Genel Başkanı olan Cumhurbaşkanı milletin meclisinde, millete hakaret etti.

‘Bu teröristler, bu eşkıyalar evet bira şişeleriyle bira kutularıyla adeta caminin içini pislemişti.

Bunlar böyle, bunlar çürük, bunlar sürtük.!’ dedi.

Gezi eylemlerine katılan kadınlara yapıyor bu hakareti.

Salonda onu dinleyen partili kadınlar da bu sözleri alkışlıyor.

Partili kadınlar deyince nedense benim aklıma hunharca öldürülen,

Pınar Gültekin’in babasının iddialarına cevap vermek için basının karşısına geçen,

Muğla’nın sendikacı vekili Süleyman Girgin önde oturmuş açıklama yaparken,

arka fonda yan yana sıralanmış CHP İl kadın kollarının duruşu geliyor.

O gün HTS kayıtları diye arkadaş grubunun Whatsapp yazışmalarını göstermişti.

‘Davadan vazgeç’ mi dedi yoksa taziyede mi bulundu hala ortaya çıkmış değil?

Yalan olduğu bilinmesine rağmen hala camiye bira şişesiyle girdiler denmesi de tam bir rezalet.

Bilmem kaç cumadır görüntülerini beklediğimiz Kabataş yalanı gibi.

Üstleri çıplak, ellerinde deri eldivenler...

Benim baş örtülü bacıma, Kabataş’ta; hunharca üstüne işediler.

Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında ‘elimizde görüntüler var, bu Cuma görüntüleri açıklayacağız’ demişti.

9 yıldır başörtülü bacımıza yapılan saldırı görüntülerini bekliyoruz.

Gazını Cumhurbaşkanının sözlerinden alan İsmail Türüt’de, 

‘Başörtülü bacıma saldıran edepsizler,

Camide göbek atan allahsız şerefsizler’ diye bir şarkı bile yapmıştı.

Ne başörtülü bacıya saldıran edepsizler var, ne de camide göbek atan allahsız şerefsizler.

Hrant Dink’in katiline övgüler düzen, ona besteler yapan birinden başka ne beklenebilir ki?

Kendi vatandaşına çürük, sürtük diye hakaret etmesi liderimizin kontrolünü kaybettiğini gösteriyor.

Sürtük’ün sözlük anlamı ‘aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın’ demek.

Argodaki anlamı ise ‘hayat kadını’

Halkın dilinden konuştuğunu söylüyor ama bu dil halkın dili olamaz!

Sıradan bir vatandaş bu kelimeyi söyleyemez, hatta söylerken utanır.

Sokakta biri birine bu şekilde hitap etse orda kan gövdeyi götürür.

Giderayak nefret kusmaya başladı!

Ülkesinde tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşanırken,

Cumhurbaşkanı kendi vatandaşına sürtük diyerek hakaret ediyor.

Şimdiye kadar söylediği hakaretler güncelliğini yitirdikçe bir üst seviyeye çıkıyor.

Bakalım sürtük kanıksanınca ardından ne gelecek?

Bu hakareti AKP seçmeni için Kılıçdaroğlu yapsa gece yarısı evinden alınır ve CHP kapatılırdı.

‘Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir’ gazlamasından,

‘bunlar sürtük’ aşamasına gelmiş bulunuyoruz.

Halkın bir bölümüne hakaret etmek ciddi bir anayasal suçtur.

Karşılık versen AKP Genel Başkanlığından hemen Cumhurbaşkanlığı moduna geçer.

Milletçe var olma yok olma mücadelesi verirken takıldığımız gündeme bakın!

Ülkenin geldiği bu noktada hala şunu soruyorlar.

Millet ittifakının Cumhurbaşkanı adayı kim olacak?

Kimin aday olacağı zerre umurumda değil!

Bir an önce güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilip, adaletin tesis edilmesi gerekiyor.

Daha doğrusu bu ülke en kısa sürede fabrika ayarlarına döndürülmelidir.

Yoksa Ortadoğu bataklığında debelenirken, sıtma olma ihtimalimiz var.

Millet ittifakı kimi aday gösterirse göstersin şu an için hiçbir önemi yok!

Mesele kişileri çoktan aştı.

Mesele sistem, demokrasi, hak, hukuk, adalet meselesi haline geldi.

Şu aday olursa oy vermem, bu aday olursa sandığa gitmem diyen kibirli otoriteye söyleyecek söz bulamıyorum.

Biz bugün bu haldeysek, yetmez ama bilmem neci tipler sayesinde bu haldeyiz.

Mansur Yavaş olmazsa oy vermem, Ekrem İmamoğlu olmazsa oy vermem,

hele hele Kılıçdaroğlu olursa oyumu AKP’ye veririm daha iyi diye mabadını yırtanlar var.

Neymiş aynalı körük olmazsa gelin olmazmış, ud-kemane çalmazsa aynalı körüğe binmezmiş!

Olmazsan olma, binmezsen binme!

Her konuda ahkam kesip, düşlediğiniz ortamı tek hamlede kavuşma arzusu yüzünden Tayyip Erdoğan 20 yıldır iktidarda.

Önce bir iktidarı ele geçir, gücü elde et sonra düşlerinin peşinde koş!

Tayyip Erdoğan’ın 20 yıldır ilmek ilmek ördüğü gücün önünde birleşmezsen eğer bir 20 yıl daha sızlanırsın ideallerin için.

Önümüzdeki seçimde insanlar oy kullanırken kendi destekledikleri aday kazansın diye değil,

rakip aday kaybetsin diye oy kullanmalıdırlar.

Bu ülkede muhalefetin adayından başka da umut kalmadı.

Ha kim olursa olsun dediysek o kadar da değil, gene de adaylar arasından en tutulan aday tercih edilmelidir.

İsmi yıpranmamış, en iyi olan milletin önüne çıkarılmalıdır.

Biz gayri ihtiyari bunları söylüyoruz da geçenlerde Kılıçdaroğlu,

Canan Kaftancıoğlu’na destek için İstanbul’da yaptığı mitingde adeta adaylığını ilan etti.

Organizasyonda CHP ile alakalı hiçbir şey yoktu, tümüyle Kemal Kılıçdaroğlu temalı bir miting yapıldı.

Sahnede CHP amblemi yok, Kılıçdaroğlu’nun imzası vardı.

Çok net bir şekilde de Kılıçdaroğlu aday olmuştur diyebiliriz.

Belki de korktu aday olmadı dedirtmemek için son ana kadar kendi adaylığını öne attırıyor,

aday olacakmış gibi yapıyor.

Kılıçdaroğlu’nun bu ülkede bir karşılığı olmadığı gibi seçimi kazanma ihtimali de yok.

Dünyada 10 seçim kaybeden ilk ana muhalefet partisi lideri unvanına sahip.

Kılıçdaroğlu ve koltuk sevdalısı oligarklardan oluşan bir CHP bu ülkede seçim falan kazanamaz.

Zaten onların da seçim kazanmak, ülke yönetmek gibi bir dertleri yok.

Kazı kazanlı bir saadet zinciri içerisinde yuvarlanıp gitsinler yeter!

Öyle değilse neden Ekmelettin aday gösterildi?

Neden Muharrem İnce seçimlerde yeterince desteklenmedi?

Deniz Baykal’ı Antalya 1.sıradan milletvekili yapan anlayışta böyle bir vizyon olabilir mi?

Kılıçdaroğlu aday olursa ki öyle gözüküyor, Tayyip Erdoğan ölene kadar kendisini başkan ilan edebilir.

Kılıçdaroğlu’nun demokrat filan olduğunu iddia edenler var.

Hayır efendim, girdiği bütün seçimleri kaybettiği halde,

koltuğuna çöreklenmiş siyasetçiler asla demokrat olamazlar.

Bence millet ittifakı tek aday çıkaracaklarına, ilk turda her parti kendi adayını çıkarsa,

ikinci turda en çok oy alan adaya destek verilse kazanma şansı olur.

İlk turda çatı aday seçim kaybettirebilir.

Gerçi seçime kadar öyle gelişmeler yaşanacak ki, rakip aday kim olursa olsun Tayyip Erdoğan seçimi kaybedecek gibi görünüyor.

70 sente muhtaç olacağımız günler geri geliyor.

Tarım ve hayvancılıkta dünyada kendine yeten bir ülkeyken,

bugün samanı, buğdayı, ayçiçek yağını, eti bile ithal eder hale geldik.

AKP Tarıma çok büyük ve geri döndürülemez zararlar vermiştir.

Millet ittifakı diyelim ki seçimi kazandı, iktidara gelse ne yapabilir?

Tayyip Erdoğan gitse birden her şey düzelecek mi sanki?

AKP iktidarının geride bırakacağı devasa enkaz nasıl ve kaç yılda ortadan kalkar?

Bütün bürokrasi, emniyet, yargı, eğitim her şey hala onun dizaynı ve ekibi.

Millet zannediyor ki seçimi CHP kazanacak ertesi gün cennet bahçesi.

Yok öyle bir dünya!

Yeni gelen iktidar basiretsiz çıkarsa erken secim olur, Tayyip Erdoğan gene geri gelir.

İktidara kim gelirse gelsin sadece bir isimle değil koskoca 20 yıllık bir organizasyonla mücadele edecek.

Seçimi millet ittifakı kazanmayacak, Cumhur ittifakı kaybedecek.

Sonuç olarak her millet layık olduğu şekilde yönetilir.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-05.05.2022

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs denetimlerini yeterli buluyor musunuz?