MEDYA, KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARI VE ŞİDDET… 

          Radyo, televizyon, sinema, gazete, fotoğraf, internet gibi kitle iletişim araçları günümüz gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarının öznitelikleri arasına girmiştir. Arasındadır. Şiddet ise olağan duruma kıyasla bir bunalım olduğu için doğal olarak kitle iletişim araçları ve medyanın ilgisini her zaman uyandırmıştır. Anlatımın basitçe anlaşılabilmesi için: Sakin bir günün sonunda bir gazeteyi, bir radyo haber programını veya televizyon haber bültenini hazırlamak kolay değildir. “Bu gün bir şey olmadı “ mı denecektir gazete, radyo ve televizyon haberlerinde. Kitle iletişim araçları ve medya yaşamlarını sürdürebilmek için heyecan verici ve çeşitlilik içeren olaylara gereksinim duyarlar. Bu bakımdan şiddet onların yaşamsal gıdaları gibidir. Olağan, kanıksanmış, gündelik şiddet yerine olağanüstü, kanlı ve iğrenç olanları her zaman yeğlerler kitle iletişimciler ile medyacılar.

         Kitle iletişim araçları ile medya kişilerin, olaylarla veya olgularla ilgilerinin ya da onların doğrudan doğruya içlerinde bulunurlar: Yaşama biçimlerinden veya anlatılanlardan öğrenmeler, sonuçlarından algılamalar dolaylı irtibatlıdır. Uzunca zamandır dolaylı ilişkiler, yazılı veya sözlü anlatılardan edinilen ve hiçbir zaman kesinlikle doğrulanamayan bilgilerle bezenmişti kitle iletişim araçları ile medyada. Günümüzde çevremiz, müthiş bir bilgi ağı ve teknolojik olanaklarla sarılı durumdadır. Kitle iletişim araçları ve medya tarafından iletilen dolaylı bilgilerin büyük bir kısmı görüntülüdür günümüzde. Bizim olayları ‘sanki oradaymışız gibi’ algılamamızı sağlarlar. Görüntüler olayların ‘aslının aynı’ birebir veya birer kopyası gibidir kitle iletişim dünyası ile medyada.

          Ne var ki kitle iletişim araçları ve medyada görüntüler ve haberler, aslının aynı yapılarına karşın ‘belki de bu yapıları yüzünden’ aldatıcıdırlar. Aslında gerçekten pay almışlardır; gerçek olmasına gerçektirler de, gerçeklerin arasından seçilmişler, değişik şekillerde montajlanmışlar, üzerlerine yorumlar bindirilmişler, bazılarına çerçevelendirme ve yeniden çerçevelendirme uygulanmışlar, istenmeyen veya işe gelmeyen kısımlar hiç gösterilmemiş veya sözü dahi edilmemişlerdir. Biçim bozmalar şiddet görüntü ve haberlerinde bolca uygulanır.

          Bu yüzden de gerçek şiddet yerine, şiddetin “öğrendiğimiz ve hayal ettiğimiz kadarı” önem kazanır. Bu tür durumlarda, güvensizliğin tırmanışından şikâyetçi olanların pek azı bizzat saldırıya uğramış ya da dayak yemiştir. Fakat falan olayı ya da filanın başına gelenleri duymuşlardır. Önemli olan yaşanmış gerçek değil, kitle iletişim araçları ile medyanın öğrettikleri ya da gösterdikleri ve kitle iletişim araçlarının veya medyanın gösterdiği kadardır öğrenilenler.

           Görüntüler ile şiddet böylesine önem kazanınca, şiddetin bilgilendirilmesi başlı başına bir çarpıtma konusu olmuştur kitle iletişim araçları ile medyada.

            Şiddet ve şiddet görüntülerinin kitle iletişim araçlarında veya medyada çok yoğun ve çarpıtılarak kullanılmalarının önemli sonuçlarından biri de şiddet görüntülerinin olağanlaşarak, kanıksanarak sanki gerçek değillermiş gibi algılanır hale gelmesidir. Şiddetin yüzü güzel değildir. Şiddet hiçbir zaman güzel olmamış ve olmamalıdır.

            Eğitim seviyesi yüksek ve medeni toplumlarda bireylerin medya ve kitle iletişimi görüntülerinden etkilenebilirliğinin çerçevesi sanıldığından çok daha dardır. Toplumlarda şiddet görüntülerinden etkilenebilirliği büyütmemek gerekir.  Ayrıca “Çağdaş toplumlar akla dayanan ve ölçülü (rasyonel) idareleri sayesinde tehditlere ve düzen bozukluklarına karşı daha duyarlıdır” denirse de bu bütünüyle doğru değildir. Toplumlar ne kadar çağdaş ya da karmaşık olursa olsun her toplumun içerisinde; suça karşı alınması zorunlu ekonomik önlemler veya trafik kazaları gibi düzensizlikler ve kaçak çalışma, vergi kaçağı ve sair önemli ve değerlendirmesi güç durumlar vardır. Savurganlık ve kayıplar çok sık görülür. Şiddetin neden olduğu bunalımlar, önce toplumların karanlık kesimlerinde etkisini yitirirler. Ayrıca da eğitim seviyesi düşük, medeniyeti az ve zayıf toplumlarda, yönetimsel unsurlar tarafından sürekli yeni düzenlemeler ve tehdide karşı koyma düzenekleri, sonuçları ayıklama ve sınırlama sistemleri geliştirilir veya geliştirilmeye çalışılır.

            Sürekli olarak yapılan ve kabul edilemeyecek davranışları haklı gösterme çabası (rasyonelleştirme) ve kurallaştırma hareketi kitle iletişimi ve medyada şiddeti de kapsadı. Şiddet bir yandan kanıksandı, bir yandan da ‘kısmen de olsa’ kısıtlanmaya çalışılıyor ve denetim altına alınma çabası sürmekte. Şiddetin teknolojileriyle baş edebilmek için de toplumlar ayrıca ve daha fazla karşı teknolojiler geliştirmeye çalışıyor. En önemli teknoloji, kitle iletişim araçları ve medya olmak üzere…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Kara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs denetimlerini yeterli buluyor musunuz?