Doğu Akdeniz’in Dinamik Jeopolitiği İçinde Türkiye-Yunanistan İlişkilerindeki Gerilimin Temel Nedeni

Doğu Akdeniz bölgesinin küresel jeopolitik içindeki yeri her geçen gün artıyor. Son bir ayda yaşananları geriye dönüp incelesek dahi kendimizi çok önemli gelişmeler yumağının içinde buluruz. Ben naçizane benim düşünsel dünyamda önemli olanları şu şekilde sıralıyorum:

1.    İsrailli kaynaklara göre ABD, önümüzdeki haftalarda Yunanistan'ın Dedeağaç bölgesinde, Türkiye sınırına sadece 20 km uzaklıkta yeni bir askeri üs açmayı planlıyor,

2.    İtalyan Donanmasına ait Francesco Mimbelli destroyeri, GKRY’nin sözde ilan ettiği MEB içerisinde yer alan 6. blokta İtalyan ENI enerji şirketinin sondaj çalışmalarına refakat etti.

3.    Ege ve Doğu Akdeniz’de görev uçuşu yapan Türk jetlerine, Yunanistan’a ait S-300 Hava Savunma Sistemi tarafından terkarlayan şekilde radar kilidi atıldı.

4.    Total Energies ve ENI, Güney Kıbrıs açıklarında yeni doğalgaz keşfi yaptıklarını duyurdu. ENI: "İlk tahminler 70 milyar metreküp gaz olduğu yönünde. Alanda yeni keşif çalışmaları yapılacak" dedi.

5.    Burası çok önemli ki keşif yapılan kuyu, Türkiye'nin MEB alanının da bulunduğu 6. parsel üzerinde yer alıyor.

6.    Türkiye ve İsrail karşılıklı olarak büyükelçi atama kararı aldı.

7.    Son olarak da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması: “Benim bu anlattıklarım rüya değil. Yunanistan adalara ya da oradaki unsurlarına güvenmesin. Gayrimeşru devam ederlerse sabrın sonu gelir. Sabrın sonu da selamettir. Yunanistan bunu bilir.”

Tüm bu gelişmeler bölgeyi yakından takip edenler için sürpriz olmamakla birlikte gerilen ilişkilerde taraflardan gelen açıklamaların tonunun beklenenden daha sert olduğu ise aşikar. Yunanistan-Türkiye ilişkileri yaklaşık 20-30 yıl öncesine gitmiş durumda: çok sert bir dil ve askeri eylemlerin aşırılığı. Yunanistan'ın tekrarlayan şekilde Türk uçaklarına radar kilidi atması kabul edilebilir bir tutum değil. Ancak ben gelecek konusunda iyimser olmak istiyorum. Türkiye ile Yunanistan arasında uzun süredir devam eden anlaşmazlık yüzünden nesillerin ortak bir gelecek kurma şansını kaybettik. Bu kaybedişte Yunanistan tarafının tutumu sanırım çok eleştirilmesi gereken bir durum. Ancak sanıyorum son yaşananların az da olsa iki taraf için de açıklanabilir bir yanı var. Hem Yunanistan hem de Türkiye genel seçimlere hazırlanıyor. Ve seçim dönemlerinin dış politika dillerinde ve tercihlerinde saldırganlığa neden olabileceğini söyleyebilirim. Atina ve Ankara, seçimlerden sonra ilişkilerini iyileştirebilir. Aslında Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin yeniden ilişkilerin tesisini sağladığı İsrail, sağlayacağı konuşulan Mısır ve hatta Suriye’de yaşanan son gelişmeler Doğu Akdeniz’in yeni bir dinamiğe doğru evrileceğinin habercisi olabilir. Avrupa Birliği, Rus gazına alternatif pazarlar ararken adreslerden ilki kuşkusuz bu bölge. Hatırlatmak isterim ki İsrail’in eski enerji bakanlarından Yuval Steizitz: "Avrupa'ya taşınacak İsrail gazı için en uygun rota Türkiye'dir. Bu seçenek 1,5 milyar dolara mal olabilir ve 2-3 yılda tamamlanabilir” açıklamasını yapmıştı.

Bölge çok dinamik bir jeopolitikteyken Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin geleceği hakkında yorum yapmak için sanıyorum ki iki ülkedeki seçim süreçlerinin sona ermesini beklemek gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erhan Ayaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 8. Milas Zeytin Hasat Şenliği'nin En Başarılı Etkinliği yada Bölümü Hangisiydi?