BİRİ ‘BAY KEMAL’İ DURDURSUN!

Türkiye’de başörtüsü sorunu yok iken yasa teklifi vermek neyin kafasıdır?

Ortada biz artık ‘eski CHP değiliz’i kanıtlama çabası mı var?

Muhafazakar kesimin oylarını alma derdine mi düştünüz?

Bunu iktidarın elindeki kozu almak için yaptıklarını açık açık söylüyorlar.

Bu hamle CHP’ye oy kazandırmaz!

Bana sorarsanız 6’lı masada adaylık şansını artırmak adına yaptığı,

siyasi getirisi olmayan taktik bir hamle.

Karamollaoğlu ve Davutoğlu bu fırsatı kaçırır mı, ilk tebrik eden onlar olmuş.

Tayyip Erdoğan bunu kendi lehine çevirirse kimse şaşırmasın.

En sevdiği, uzman olduğu konular bunlar.

Siyaset ilkelerle yapılır.

Oradan, buradan, şuradan oy alayım diye siyaset yapılmaz!

Yapacaksanız kamusal alanlarda erkekler için sarık ve cübbeyi serbest bırakın!

İsterseniz çıkın alanlara ‘şeriat isteriz’ diye tepinin.

Keşke önce davranıp Ayasofya’yı ibadete siz açaydınız süper olurdu.

‘Bu CeHaPe camileri ahır yaptı ahır!’ demeye az kaldı.

Görün bakın nasıl oy patlaması yaşardınız.

Şaka şaka, bir kesime şirin görüneceğim derken ilkelerden, değerlerden taviz verilmez!

Bugün CHP, AKP’nin muhalifi değil, muadili haline gelmiştir.

Aslı varken fotokopiyi kim ne yapsın?

Ülke ekonomisi berbat, çökmüş, batıyor bir durumda iken CHP’nin gündemine bakın!

Başörtüsü, kader kurbanları cart-curt…

Hepimiz takalım da kurtulalım bu tartışmadan.

Bu gidişle yakında Monarşiye geçeriz.

Atatürk’ün partisi onun ilke ve devrimlerinin yok edilmesine çanak tutmaktan başka bir şey yapmıyor.

Nasıl bir iktidara denk geldik diye dert yanacağımıza,

nasıl bir muhalefete den geldik desek daha anlamlı olacak.

CHP böyle devam ederse yakında kendi seçmenini bir daha geri dönmemek üzere kaybedecektir.

Özellikle mahkeme salonlarında hakimlerin türban, rozet,

veya herhangi bir simgeyi takmamaları gerektiği dünyaca kabul edilmiş bir kuraldır.

Adalette zaten çok geriyiz, bundan sonra durum daha vahim.

Verilen yasa teklifine baktım 1. Maddeye göre,

kadınlar artık isterse türban yerine kalpak da takabilir.

Ya da Zülfikar kolyesi, haç ile de gezebilir.

Yasa bunları da güvence altına alıyor...

Peki kadınlar bunu oradan oraya sürülmeden takabilir mi gerçekten?

İşçiler kanunen istedikleri sendikaya üye olabilirler,

sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten atılamazlar.

Peki gerçek olan ne, sendikaya üye oldukları gün kapının önüne konmak!

Neymiş, kanun her şeyi çözmüyormuş!

Kamuda ve hatta çoğu özel sektörde işe girebilmenin,

görevde yükselebilmenin şartı türban olmuşken,

başı açık seküler insanların hakkını kim koruyacak?

Kamuda türban, fes, kalpak gibi dini ve siyasi anlam içeren sembollerin takılmaması ile ilgili düzenleme,

aslında devletin tarafsızlık ve laiklik ilkesine bağlı kalması için vardı...

AKP bunu Anayasaya aykırı şekilde deldi ve fiili bir durum yarattı.

Şimdi Bay Kemal bu fiili durumu resmileştirme derdinde.

Üstüne üstlük bu yasal düzenlemeyi Atatürk'ün partisi olan CHP getiriyor..

Bu şeye benzedi, Yatağan Maden-İş eski Şube Başkanı iken,

‘kömür karası yüz karası değil’ edebiyatı yapan,

sürekli ‘bir avuç kömür için bir ömür verenlere’ selam çakan,

büyük madenci sendikacı Süleyman Girgin’in eline tutuşturdukları çevre bayrağını,

madencilere karşı sallayıp, ‘zeytinime dokunma!’ diye çığlık attırmalarına benziyor.

Bu sistem yıllarca savunduklarını yok etmek için bilhassa onu savunanları kullanır.

Bunu bilerek ve bilhassa yaptırırlar.

Tabi bünyeye ihanet, çürümüşlük sirayet etmişse.

Diyeceksiniz ki, konuyu gene döndürüp dolaştırıp Süleyman Girgin’e getirdin.

Yapacak bir şey yok!

Bugüne kadar sahip olduğu her şeyi bu madenlere ve santrallere borçlu olduğu halde,

‘o santrali başınıza yıkacağız!’ diyen güruhla aynı cepheden,

emek düşmanlığı yapmaya kalkarlarsa onu ifşa etmek,

ekmeğini, rızkını bu madenlerden ve santrallerden kazanmaya devam eden,

enerji ve maden işçilerinin en önemli görevidir!

Yıllarca sesini çıkarmadan, sinsi sinsi çevreci duygularla kömürün,

santralin ekmeğini yiyip, suyunu içeceksin, çoluk çocuğunu onunla yetiştireceksin,

ayrılınca da ‘ben yoksam yıkılsın yakılsın!’ naraları atacaksın!

Yok öyle yağma!

Neyse dostlar yeri ve zamanı geldikçe kral çıplak demeye devam edeceğim.

14 Mayıs 1950 seçimleri öncesi bugünkü duruma benzer bir durum yaşanmış,

CHP seçimi kazanmak için ilkelerinden ciddi tavizler vermiş,

ama bildiğiniz gibi seçimi kaybetmişti.

Seçimden sonra Şair Orhan Veli kendi çıkardığı Yaprak isimli edebiyat dergisinin,

15 Mayıs 1950 tarihli nüshasında şunları yazar.

‘Seçimler bitti.

Demokrat Parti, Halk Partisi'ni korkunç bir bozguna uğrattı.

Oysaki Halk Partisi, halkı kazanacağını umarak, fikirleriyle,

prensiplerinden son zamanlarda ne fedakarlıklar etmişti.

Bütün yayınlarına göz yumulan din dergileri, okullara konan din dersleri,

yeniden açılan ilahiyat fakülteleri, imam hatip kursları,

türbeler, şahsi sermayeye sağlanan imtiyazlar, her türlü irticaa tanınan haklar…

Hiçbiri, hiçbiri kar etmedi.

Zavallı Halk Partisi!’

Demek ki helalleşme 70 yıl önce de işe yaramamış.

Tarih tekerrür eder mi, eder.

Tarihten ders almak çok önemlidir.

İlkesizlik sadece ‘Bay Kemal’ e haiz değil, Tayyip Erdoğan’da aynı durumda.

Mesela Tayyip Erdoğan’da 2019 yılında,

‘seçimi kaybedeceğimi bilsem EYT’yi çıkarmayacağım’ demişti.

‘İskandinav ülkelerinin hepsi erken emeklilik sistemiyle battı.

Herkes vaktinde emekli olmalı.’ diye çemkirirken,

bugün oy kaygısıyla EYT müjdeleri veriyor.

EYT kapsamında 5 milyon kişi olduğu söyleniyor.

Seçim olmasa dönüp yüzlerine bakan bile olmazdı ama seçim var.

Bay Kemal’in yerinde olsam bu kanayan yarayı da sarardım.

EYT için şartsız, şurtsuz bir yasa teklifi hazırlar meclis başkanına verirdim.

Bu gecikmiş hamle AKP’ye seçim kazandırır mı onu hep beraber göreceğiz!

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-04.10.2022

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 8. Milas Zeytin Hasat Şenliği'nin En Başarılı Etkinliği yada Bölümü Hangisiydi?