SOSİS Mİ SİYASET Mİ?

‘Sosisin ve siyasetin nasıl yapıldığını bilseniz geceleri rahat uyuyamazsınız.’ demiş Bismarck.

Çünkü sosis ile siyasetin yapılma şekli ve içeriği nedeniyle mide bulandırıcıdır.

Düne kadar HDP, PKK’nın uzantısıydı.

Kapatılsın diyeceksiniz.

Kapatılması için Anayasa mahkemesine dava açacaksınız.

Muhalefet HDP ile görüşse hemen teröristsiniz diyeceksiniz.

AKP görüşünce ‘HDP mecliste grubu bulunan siyasi parti’ olup çıktı.

Görüşmek gayet doğalmış!

Bana sorarsanız sosis siyasetten daha masum.

Hem ötekileştirip hem de görüşmenin savunulacak bir yanı yoktur.

Anayasaya göre HDP’nin kapatılması gerek diyenler, anayasa teklifi için HDP’ ye gittiler.

Bari görüşmeyi Diyarbakır il başkanlığında yapsaydınız.

Milletin gözünün içine baka baka bu terörist uzantılarıyla neden görüşüyorsunuz?

Teröristin oyuna mı ihtiyacınız var?

Gürsel Tekin, HDP’den bakan olabilir deyince ne kadar yandaş, kindaş varsa hopladı.

Bu AKP'liler ve yandaş medya yorumcuları bugün kalkıp diyorlar ki,

‘6'lı masanın altında HDP var!’

Hadi ordan…

Türkiye siyasi tarihinde ilk defa HDP'li Müslüm Doğan’ı Kalkınma Bakanı,

HDP'li Ali Haydar Konca’yı Avrupa Birliği Bakanı yaptıklarını unutmuşlar.

O gün HDP ile hükümet kurunca, AKP, PKK'lı mı oldu?

Seçim yaklaşınca nedense herkes HDP'yi en çok ben seviyorum yarışına giriyor.

İstanbul seçimini hatırlayın, terörist Öcalan’nın kardeşi TRT kanalında açıklamalar yapmış,

Öcalan’ın mektubu okumuştu..

Bizim cevval milliyetçilerimiz buna tepki gösterebilmiş miydi?

Gösteremezler, çünkü İstanbul seçimlerini almak için her şey mubahtır.

HDP terörist değil miydi ne zaman parti oluverdi?

HDP il başkanlığı önünde evlat nöbeti tutturulan Diyarbakır anneleri bu konuda ne düşünüyor bilmiyorum.

HDP ise her daim kapıda elinde tuzla gelenleri bekliyor.

Siyasetiniz batsın sizin!

Ya tamam siyaset yapıyorsunuz da insanda biraz utanma arlanma olur.

Sahneyi göremiyorsanız oyunu anlayamazsınız.

Umarım bütün Türkiye artık HDP olmadan siyasetin eksik olacağını görmüştür.

HDP siyasi bir partidir ve bütün siyasi partilerle aynı hak ve statüye sahiptir.

İdeolojisini seversin sevmezsin, oy verirsin vermezsin o ayrı,

ama meclisteki bir partiye saygı duymak zorundasın.

AKP’li Cumhurbaşkanı yeniden Kürt açılımı, çözüm süreci masalları anlatsa,

Akil adamlarını bölgeye salsa hemen yelkenleri suya indiriverirler.

Kürt milliyetçi hareketine asla güvenmem.

Gezi direnişinde darbeyi görüp, çözüm sürecinin fincancı katırlarını ürkütmekten korkan,

omurgasız, teslimiyetçi siyasetin neyine güveneceksin?

Herkes milliyetçi olduğunu iddia eden, terör ittifakı, illet, zillet ittifakı,

deyip duran Bahçeli ne diyecek diye bekledi.

Bahçeli AKP dışında ne diyebilir ki?

Neye ve kime teslim olduğu bilinmeyen, amacı kestirilemeyen bir siyasi yapı.

Sen görüşürsen teröristsin, ben görüşürsem kahramanım diyecek tabi boşuna heyecanlandık.

Boşuna tepki beklemeyin, kendi ikbali için her şeyi yapabilecek siyasetçilerle karşı karşıyayız.

Sosisten daha korkunç bir durum.

Millet ittifakının Bahçeli'nin yaptığı konuşmadan çok iyi ders çıkarması lazım.

AKP İktidarını sürdürmek için HDP ile görüşüyor da,

Millet ittifakı belediye seçimlerini HDP sayesinde aldık diyemiyor.

Teşekkür edemeyecek kadar pasif, pısırık, korkak bir muhalefetin elindeyiz.

HDP masanın altında mı, üstünde mi, sağında mı, solunda mı?

6’lı masa Tayyip Erdoğan ve Bahçeli’nin şerrinden korktuğu için,

'ağzımızın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey' mantığıyla HDP'den uzak duruyorlar.

Milliyetçiliğine toz kondurmayan Bahçeli HDP ile masaya oturulmasından gayet memnun.

Siz siyasetinizi rakibinin şekillendirmesine izin vermeye devam ederseniz,

seçim kazanmayı daha çok hayal edersiniz.

AKP ve MHP dışında kim HDP ile görüşürse teröristtir.

Ben görüşürsem sıkıntı yok, sen görüşürsen canını okurum kafası.

Ya HDP’ye ne demeli?

Genel başkanlarını hapse atılmış, belediyelerine kayyum atanmış, milletvekilleri terörist ilan edilmiş,

sabah aksam eleştirdikleri iktidarla aynı masaya oturdular.

Hani Tayyip Erdoğan alanlarda bağırıyordu ya,

‘kadere bakın, kimler kimlerle beraber!’

Bahçeli’nin zaten ‘adayı belli kararı net!’

Dün ‘CHP’nin HDP ile görüşmesi demek, PKK ile teması demektir!’ diyeceksin.

Bugün ‘AKP’nin HDP ile görüşmesi son derece doğaldır.’

Yazık, bu yaşta AKP’nin dönüş hızına ayak uydurmaya çalışıyor.

Çok da şey yapmamak lazım, bu dönüşler onun için normal.

‘Tekeden süt sağılmaz, Recep Tayyip Erdoğan’dan da cumhurbaşkanı olmaz, olamaz’ düşüncesinden,

‘Cumhurbaşkanı adayımız muhterem Recep Tayyip Erdoğan’dır’ düşüncesine evrilmek çok da kolay değil.

Bir siyaset bu kadar mı yanar döner olur, insan kendisiyle bu kadar mı çelişir?

Türkiye’deki kadar fırıldak bir siyaseti ve siyasetçiyi başka bir ülkelerde asla göremezsiniz!

Aklıma 2015 seçimlerinde Bahçeli'nin HDP sebebiyle koalisyona yanaşmaması geldi,

ve ardından yapılan seçimlerle de AKP tekrar iktidar olmuştu hatırlarsanız.

Bu kadar şeytanlaştırdığınız bir partiyle ‘görüşmek doğaldır’ demek de nasıl bir duruştur?

Yani artık hangi parti tam olarak neyi savunuyor onu da anlamış değilim.

Sanırım ülkece çok acayip bir yere doğru gidiyoruz.

Bahçeli’den daha ne bekliyorsunuz?

Ayrı bir parti lideri gibi davranıp ittifakı bitirmesini mi?

Çok beklersiniz çok!

Bırakın Öcalan’ın mektubunun okunmasını, kendisini salsalar ittifakı bitiremez,

çünkü o koltukları bırakmak öyle kolay değil.

AKP’ye yeni katılan Atatürk’ün askeri Mehmet Ali Çelebi’de görüşmelerde bulunsa iyi olurdu.

Umarım seçim yaklaştığında Öcalan’ın mektubunu da ona okuturlar.

Tayyip Erdoğan, Oslo görüşmeleri için ‘kim bu iddiayı ortaya atıyorsa vatan haindir!’,

dediğinden beri köprülerin altından çok sular aktı.

Meğer HDP mecliste grubu olan yasal partiymiş de haberimiz yokmuş!

Dün dündür bugün bugündür hesabı!

Olumlu yönden bakarsak, Bahçeli altılı masaya inanılmaz bir pas attı.

Tüm muhalefetin birleşmesinin önünü açtı..

Muhalefet acilen Cumhurbaşkanı adayını belirlemeli,

ve bu aday etrafında bir olup seçime kadar tam destek vermeli.

Çünkü karşında ne yaparlarsa yapsınlar birbirlerini eleştirmeyen, göz yuman bir yapı var.

Bu halk yılda kişi başı 210 kilo ekmek tüketmese idi,

bu koltuk ve saltanat sevdalıları bunları yapabilir miydi?

Emekçiler olarak bizim kavgamız da ekmek kavgası..

İşimiz ,aşımız ve geleceğimiz için mücadele ediyoruz.

Değerli emekçi kardeşlerim!

Seçimler yaklaşıyor, siz siz olun bu trajikomik,

Sosise benzeyen siyasiler yüzünden yoldaşlarınızı,

kader birliği yaptığınız arkadaşlarınızı, dostlarınızı partizanlık yapıp kırmayın, üzmeyin!

Kapalı kapılar ardında sosisin ve siyasetin nasıl yapıldığını görmüyoruz ama az çok tahmin ediyoruz.

İkisini de halkın gözü önünde yapmazlar, çünkü içerikleri ve yapılış biçimiyle mide bulandırıcıdır.

Bizde de siyaset aynı sosis imalatı gibi!

Hem sağdan hem de soldan adam gibi siyasetçilere hasret kaldık.

Türkiye'de tüm siyasetçilerin tek bir ortak paydası var, o da rant.

Ne dava kaldı, ne etik kaldı?

Hangi parti kazanmış kaybetmiş tüm mesele bundan ibaret.

Haydi bizde dünya liderimiz gibi bağıralım.

Kadere bak!

Kimler kimlerle beraber!

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-10.11.2022

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 8. Milas Zeytin Hasat Şenliği'nin En Başarılı Etkinliği yada Bölümü Hangisiydi?
Tüm anketler