ASKERİ ÜCRET

Siyasi iktidarın toplumla yaptığı en büyük toplu sözleşme maratonu başladı.

Her sene aynı muhabbet.

Tüm ülke her yıl pür dikkat asgari ücret ne olacak diye bakıyoruz.

Ne olacağını asgari ücret tespit komisyonu karar veriyor.

Bu komisyon işçi, işveren ve hükümetten 5’şer temsilci olmak üzere toplam 15 kişiden oluşuyor.

Genelde hükümet ve patron temsilcilerinin dediği oluyor.

İşçi sınıfının belirleyici olmadığı bir yerde, neyin az neyin çok olduğuna sermaye karar verir.

Bizim ülkemizde patronlar köpeksiz köyde değneksiz dolaşır.

AKP’li Cumhurbaşkanının patronlar için OHAL ilan ettiğini söylediği bir ülkede işçi lehine bir ücret artışı olur mu?

İş yerinde bir arkadaşım asgari ücret diyemezdi de sürekli askeri ücret derdi.

Şöyle düşününce hakikaten askerde erlere, çavuşlara verilen harçlıktan hiçbir farkı yok.

Ücretin asgarisi, askerisi filan olmaz.

Ücret, insanın temel yaşamsal ihtiyaçları olan gıda, eğitim, sağlık, barınma sonrası olmalıdır.

O da herkesin emeğine göredir.

Bu ülkede sorun asgari ücretin artması değil,

sorun toplumun çok büyük bir kısmının artık asgari ücretle çalışmasıdır.

Asgari ücrette paradigmanın değişmesi gerek.

Çözüm asgari ücreti artırmak değil asgari ücretle çalışanların sayısını azaltmaktır.

Asgari ücret, işçilerle ve özgür toplu sözleşme düzeni ile belirlenmelidir.

Bunun için örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalı,

ve işçiler örgütlenerek üretimden gelen güçleriyle pazarlık masasında belirleyici olmalıdır.

SGK mevzuatına göre nasıl kaçak, sigortasız işçi çalıştırılamıyorsa sendikasız işçi de çalıştırılmamalıdır.

Bu zam fırtınası önlenmeden, sürekli yükselen fiyatları düşürmeden,

hangi ücret belirlenirse belirlensin geçinebilecek bir ücret olmayacaktır.

Yaşamak için ihtiyacımız olan her şeye haftada bir zam geliyor.

Öyle ki marketler fiyat etiketlerini değiştirmeye yetişemiyorlar.

Bunun da tek sorumlusu siyasi iktidardır.

Enflasyonla mücadele ediliyor mu?

Maalesef hayır!

Asgari ücreti heyecanla bekliyor ve yükseldi diye seviniyoruz,

sonra birden ekmek 6-7 lira oluyor, her şey aynı ay içinde eski haline geri dönüyor.

Hatta daha kötüye gidiyor.

2016 yılında asgari ücret 465 dolar civarındayken, bugün 290 dolar.

465 dolar 8650 lira ediyor, yani bugün 2016 yılının çok çok gerisindeyiz.

Hani büyüyorduk, uçuyorduk, kaçıyorduk, hani bizi kıskanıyorlardı?

Tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan çıkar? hesabına döndü bu iş.

Asgari ücrete zam geldiği için mi her şeye zam geliyor,

yoksa her şeye zam geldiği için mi asgari ücret yükseliyor?

Baş ekonomistimiz elbette bunları düşünmüştür.

Sorsan ‘asgari ücret sebep, enflasyon neticedir’ der çıkar işin içinden.

2023 Şubat ayı itibarıyla alım gücü Aralık 2022'dekinden daha düşük olacaktır.

Biz sadece aldığımız parayı çok zannediyoruz.

Asgari ücret artışı iktidarın seçim öncesi göz boyamak için oynayacağı son kozdan başka bir işe yaramayacak.

Dünya liderimiz EYT ile ilgili meydanlarda 'seçim kaybetsem de yokum!' diye bağırıyordu.

Güya seçim kaybetmeyi göze almıştı, meclise bu ay içinde EYT düzenlemesi gelecek.

N’oldu, liderimiz seçim kaybetmeyi göze alamadı mı?

Bu saltanatı, bu tasarruf dahi edilmeyen itibarı kimse bırakıp gitmez.

Türk-İş önce asgari ücret açlık sınırında olmalıdır gibi feci bir rakam açıkladı.

Bir işçi sendikasının 1 milyon 800 bin sendikalı işçi haricinde kalan,

12 milyon işçiye biçtiği ücret açlık sınırında.

Gerçi sendikalı olup da açlık sınırında olan işçi sayısı da az değil.

Tepkiler gelince hemen pazarlığın açlık sınırından başlaması gerektiğini söylediler.

Mesela Türk-İş ücretin 7 bin 785 lira olmasını isterken,

bakanlığın resmi sayfasında beklentinin 7 bin 845 lira olduğu yazıyor.

Aklı sıra AKP’li Cumhurbaşkanına seçim öncesi şov payı ayırıyorlar.

EYT düzenlemesi için de yapılmak istenen de aynı seçim şovu,

Çalışma Bakanı ile Maliye Bakanı arasındaki yaş sınırı anlaşmazlığını liderimiz şaaak diye çözüverecek.

Yani tüm oyunun taktiği, takım halinde onun gol atması üzerine kurgulanıyor.

Doğal afet bölgesine bile Tayyip Erdoğan talimat vermeden gidemeyen bakanlardan başka ne bekliyoruz ki?

Ve bu şekilde yapılan geçici iyileştirmelerin etkisi yok olmadan hemen erken seçim kararı alıp geçecektir.

Gene bazılarına göre Mart’ın Sonu Bahar olabilir!

Tam bir kısırdöngüyü, tam bir bumerangı yaşıyoruz, fırlatıyorsun dönüp gelip gene seni vuruyor.

Önümüzdeki seçimlerde tercihleri bu pansumanları dikkate alarak yaparsak, her geçen gün daha derine batacağız.

Sizin anlayacağınız seçimden sonrası tufan!

Öte yandan asgari ücretle, emekli ve memur ücretleri arasındaki makas gitgide kapanıyor.

Benim tahminime göre asgari ücret yüzde 50 artacak ama emekli ve memura refah payı dahil yüze 25 zam öngörülüyor.

Kaç yaparlarsa yapsınlar enflasyon artacak, aldığımız ücret şimdiki 5 bin 500 tl’den daha değersiz olacaktır.

Verdikleri gibi geri alırlar!

Demokrasi olmazsa olmazımız olmalıdır.

Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı şarttır.

Önünü ilikleyen ve biat sözü veren yüksek yargı mensupları olduğu sürece işimiz zor.

Egemenlik saraydaki bir kişiden alınıp tekrar millete verilmeden bu ülkeye huzur,

ekonomik istikrar kesinlikle gelmez.

İnsanlar bu yolun artık dönüşü olmadığını gördü,

çözüm için güçlendirilmiş parlamenter sistemin geri gelmesi gerektiğini düşünüyorlar.

Yazar Charles Bukowski’nin ücretle ilgili şu tespiti önemlidir.

‘Kölelere asla özgür olacakları kadar ödeme yapmazlar.

Sadece hayatta kalmalarına yetecek kadarını verirler ki çalışmaya devam etsinler.’

Köleliğin hiçbir zaman kaybolmadığını, sadece yeni renkleri de içine alacak kadar genişlediğini söyler ve devam eder;

‘İnsanlar kolayca harcanıyor.

Korku dolu ve itaatkar bedenler.

Gözlerinin feri sönmüş, sesleri çirkinleşmiş, bedenleri de.

Saçları, tırnakları, ayakkabıları, yaptıkları her şey.

Gençken insanların böylesi koşullara hayatlarını adadıklarına inanamıyordum.

Yaşını başını almış biri olarak hala aklım ermiyor.

Bunu niçin yapıyorlar?’

Ne demiş ilk beş Müslümandan biri olan Ebu Zer?

‘Gece yatağa aç girip de sabah kılıcını kuşanmayan adama şaşarım!’

Kılıçlarımızı kuşanmadan bu sömürü, bu açlık bitmeyecek!

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-11/12/2022

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 8. Milas Zeytin Hasat Şenliği'nin En Başarılı Etkinliği yada Bölümü Hangisiydi?
Tüm anketler