Milas'ın UNESCO Rüyası: Nedir UNESCO?

Hepimizin bildiği gibi, geçtiğimiz günlerde "UNESCO Adaylık Sürecinde Ulusal Örnekler ve Milas Stratejisi" konulu bir panel düzenlendi. Bu panel, Milas’ın tarihini ve kültürünü gelecek kuşaklara taşımak ve dünyaya tanıtmak adına atılan önemli bir adımdı. Peki, bu sürecin biz Milaslılar ve kentimiz için anlamı ne? Ve UNESCO'ya dahil olan bir şehrin nasıl bir değişim geçireceğine dair neler söyleyebiliriz? İşte bu noktada, UNESCO'nun ne olduğunu ve bir kent için neler getirebileceğini daha iyi anlamamız gerekiyor.

UNESCO, Birleşmiş Milletler'in eğitim, bilim ve kültür örgütüdür. Dünya Miras Listesi'ne giren yerler, tüm insanlık için değerli ve korunmaya değer kabul edilir. Bu listede yer almak, sadece bir onur meselesi değildir, aynı zamanda şehrin tarihi ve kültürel mirasının korunması, tanıtılması ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi için de bir taahhüttür.

Eğer bir Türkiye örneği üzerinden gidecek olursak, Safranbolu'yu ele alabiliriz. Safranbolu, 1994 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne dahil edildi. Bu, hem şehrin tarihini ve doğal güzelliklerini korumak, hem de turizmini artırmak için büyük bir fırsattı. Safranbolu'nun UNESCO tarafından tanınması, şehrin tarihi yapılarının restorasyon çalışmalarını hızlandırdı ve bu sayede birçok tarihi yapı koruma altına alınarak, tarihini gelecek nesillere taşıyabilme imkanı buldu. Safranbolu halkı da, bu durumun hem şehirlerinin tanıtımına, hem de ekonomik ve sosyal yaşamlarına katkı sağladığının farkında.

Efes Antik Kenti de 2015 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne girdi. Efes, dünyanın en önemli antik kentlerinden biri ve tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Bu süreçte, Efes'in tarihi ve kültürel değerlerinin korunması ve tanıtılması için büyük çaba harcandı. Efes, şimdi dünya çapında tanınan bir turistik destinasyon ve önemli bir arkeolojik alan.

Yine bir başka örnek olarak İstanbul'un tarihi alanlarını ele alabiliriz. Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii gibi önemli yapıları içeren İstanbul'un tarihi alanları, 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne dahil edildi. Bu tanıma, İstanbul'un tarihi ve kültürel mirasının korunması ve tanıtılması açısından önemli bir adımdı. İstanbul'un bu değerli tarihini, dünya çapında tanıyan ve takdir eden milyonlarca turist şehri ziyaret ediyor ve bu da ekonomik olarak İstanbul'a büyük katkılar sağlıyor.

Milas'a yakın UNESCO Kültür Miraslarını sizler için araştırdım

  • İslamköy (Likya Kaya Mezarları) (Fethiye- MUĞLA)
  • Kaunos Antik Kenti ve Dalyan Kanalı (Ortaca-MUĞLA)
  • Bodrum Antik Tiyatrosu (Bodrum-MUĞLA)
  • Fethiye Kayaköy (Fethiye-MUĞLA)
  • Mausoleum of Halicarnassus (Halicarnassus Mozolesi) (Bodrum-MUĞLA)
  • Göcek ve Dalaman Körfezi (Dalaman-MUĞLA)
  • Afrodisias Antik Kenti (Karacasu-AYDIN)
  • Didim Antik Kenti ve Milet Antik Kenti (Didim-AYDIN)
  • Kuşadası Pigeon Adası ve Kaleiçi (Kuşadası-AYDIN)
  • Hierapolis-Pamukkale (Pamukkale Traverten Terasları-DENİZLİ)

Fakat unutmayalım ki, UNESCO'ya dahil olmak bir hedef değil, bir araçtır. Asıl hedefimiz, Milas'ın tarihini ve kültürel mirasını korumak, değerini anlamak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Milas'ın UNESCO listesine dahil olması, bu hedefe ulaşmamızı sağlayacak bir araç olabilir. Bu süreçte en önemli unsurlardan biri, toplumun bu sürece aktif olarak katılımı ve sahip çıkmasıdır. Bu, hem halkın bilinçlenmesini sağlar, hem de Milas'ın tarihi ve kültürel değerlerinin korunmasına yardımcı olur.

Öyleyse hep beraber, bu sürece omuz verelim ve Milas'ın tarihini, kültürünü koruma ve tanıtma çabalarını destekleyelim. Bu süreç, hem şehrimizin hem de gelecek nesillerin geleceğini şekillendirecektir. Unutmayın, Milas'ın UNESCO listesine girebilmesi için en önemli unsur, Milaslıların bu sürece sahip çıkmasıdır.

Unutmayın, bu sadece bir belediye projesi değil, aynı zamanda hepimizin projedir. Milas'ın UNESCO rüyasını gerçeğe dönüştürebilmek adına, her birimizin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Sivil toplum kuruluşları, okullar, yerel işletmeler ve her bir Milaslı bu sürece katkı sunabilir. Bize düşen görev, hem bireysel olarak hem de toplum olarak tarihimize ve kültürümüze sahip çıkmak. Yerel etkinliklere katılım göstermek, tarihi ve doğal alanları korumak, Milas'ın kültürünü ve tarihini tanıtmak için sosyal medya gibi platformları kullanmak, bu sürece katkı sunmanın yollarından sadece birkaçı.

İşte bu yüzden, Milas'ın UNESCO Dünya Miras Listesi'ne girebilmesi için gerekli adımları atmak önemlidir. Ancak bunun yanı sıra, bu sürecin sadece bir hedef değil, aynı zamanda bir yolculuk olduğunu da unutmamalıyız. Bu yolculukta öğrendiğimiz, keşfettiğimiz ve paylaştığımız her şey, sadece Milas'ın değil, hepimizin mirasıdır.

Sonuç olarak, Milas'ın UNESCO listesine giriş süreci, tüm Milaslılar için bir fırsattır. Bu süreç, tarihimize, kültürümüze ve doğal güzelliklerimize sahip çıkma ve onları dünyayla paylaşma fırsatı sunar. Bu yüzden, her birimizin bu sürece aktif olarak katılımı, hem kendi toplumumuzun hem de dünyanın Milas'ın tarihi ve kültürel değerlerini tanıması ve takdir etmesi için çok önemlidir.

Milas'ın zengin tarihi ve kültürel mirası, UNESCO Dünya Mirası listesine dahil olmak için çok sayıda adaylık potansiyeline sahip. İşte UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmeyi hak edecek potansiyel adaylarımız

 

Milas'ın UNESCO Rüyası: Nedir UNESCO?

1.Becin Kalesi: Milas-Bodrum yolu üzerinde bulunan Becin, tarihi kalıntıları ve Becin Kalesi ile dikkat çeker. Kale, 13. ve 14. yüzyıllarda Menteşe Beyliği'nin başkenti olmuştur.

2.Gümüşkesen Anıt Mezarı: Roma dönemine ait olan bu anıt mezarda, Roma mimarisinin özelliklerini görmek mümkündür. Kendine özgü yapısı ve tarihi değeri ile dikkat çeker.

3.Labraunda Antik Kenti: Labraunda, Milas'a 14 km uzaklıkta, Zeus Tapınağı ile bilinen bir antik kenttir. Helenistik ve Roma dönemlerine ait kalıntılar içerir.

4.Euromos Antik Kenti: Milas'a 12 km uzaklıkta yer alan Euromos Antik Kenti, en iyi korunmuş Zeus Tapınağı ile bilinir.

5.Iasos Antik Kenti: Milas'a 30 km uzaklıkta yer alan Iasos Antik Kenti, antik limanı, tiyatrosu, agorası ve antik kalıntıları ile dikkat çeker.

6.Mylasa Antik Kenti: Milas'ın kendisi, antik Mylasa kentinin üzerine kurulmuştur. Bu nedenle, Milas'ın çeşitli bölgelerinde antik kalıntılara rastlamak mümkündür.

7.Milas Çarşı: Tarihi ve geleneksel çarşı, kentin tarihi dokusunu korumaktadır.

8.Uzunyuva Anıtı: M.Ö. 4. yüzyıla tarihlenen bu tümülüs, Kral Hekatomnos'un mezarı olarak bilinir.

Her zaman söylendiği gibi; “Geleceği, geçmişi koruyarak inşa ederiz.” Bu nedenle Milas'ın geçmişi, tarihi ve kültürel değeri ile geleceğine yön verme zamanı geldi. Milas’ın geleceği, UNESCO mirasında!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaçan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.