ÇATIŞMALARI ONARMAK OLANAKLIDIR…

        Kitle iletişim araçlarında; vahşet, şiddet, gürültü, harala gürele boyumuzu aşmış durumda. İnsandan insana, insandan diğer canlılara, insandan doğaya… Nerede ve nasıl yaşadığımızı anlayamayacak boyutta sorunlarla iç içeyiz. Bugünkü yaşadıklarımızla, duyduklarımızı dün ile karşılaştırdığımızda güzellikler de görmekteyiz. Güzelliklerin başında iyi nesiller yetiştirebilen, uyumlu ailelerimiz gelmektedir. “Sevginin en güçlü hali ailedir.”, “Seni bu hayatta, annen kadar sevecek ve baban kadar merak edecek hiç kimse yoktur.”, “ Bir babanın evladına vereceği en güzel hediye, annesini sevmektir.”, “Hayatta en büyük zenginlik; mutlu bir aileye sahip olmaktır.” Benzeri özlü sözlerimiz konuyu çok güzel özetliyor. Yaşamın gerçek yüzüyle karşı karşıya kaldığımızda kusursuzluğun olmadığını da görüyoruz. Hiçbir eksiği olmayan, çok yetkin ilişkileri kurmanın yolları ve yöntemleri vardır ve önemlidir. Doğru yöntemler uygulanamaz ise; süt ararken yolumuz koç yuvasına çıkar. “Koç yuvasında süt bulamazsınız” özdeyişi ile karşı karşıya ve onarımsız kalırız.

          Sağlıklı bir ilişki için onarım vazgeçilmezdir. Bu yüzden onarım fırsatlarını kollamalı ve bu fırsatları özenle değerlendirmeye çalışmalıyız. Onarım çabası tüm aile ilişkilerine yayılırsa o aile güllük gülistanlık olur. Aile içerisinde ve çevremizden geri bildirim almayı gelenek edinmek iyi bir yol olabilir. Davranışımın yansımaları nelerdir? Birinin kalbini kırmış olabilir miyim? Geri bildirimler ve sorularla, atılan yanlış adımlar erkenden fark edilebilir. Sorunları yokmuş gibi davranmanın da aile içerisinde yarattığı ayrı bir ağırlık vardır. İyi bir aile, sorunları halı altına süpürmeyen, bu sorunları doğru zamanda doğru yöntemlerle konuşabilen ailedir. Sizi rahatsız eden bir durum varsa neyi istemediğinizi değil de neye gereksinim duyduğunuzu paylaşmak daha faydalı olacaktır. Örneğin eşiniz işten geldikten sonra telefonuna dalıp gitti ve siz bu durumu çözmek istiyorsunuz. “Beni hiç umursamıyorsun. Evdeyken yaptığın tek şey telefonunla zaman geçirmek” demek yerine; “Evdeyken seninle konuşmaya gereksinimim var. Bizlerle ilgilenmen benim için önemli. Seninle söyleşmeyi çok seviyorum. Lütfen telefonunu biraz kapat ve sohbet edelim.” deme denenebilir. Bu sayede yanlış anlamaların önüne geçilebilir. Hem de gereksinimimizi karşımızdaki kişiye net bir şekilde iletebilmemiz olanaklı olur.

           Sorunlarımızı konuşmak için özel zamanlar ayırmak gereklidir. Trafikte seyir halindeyken ya da yemek masasında yemeğimizi yerken sorunlarımızı çözmeye çalışmak yerine, konuşmak için özel zamanlar ayırmak, birbirimizin yüzüne ve gözlerine bakarak konuşmak… Yemek sırasında yapılan tartışmalar hazımsızlığa yol açtığı gibi bu tartışmalara tanık olan çocuklarda da yeme bozukluğu gelişmesine neden olabilir. Anne baba olarak her ne kadar yeğleme etmesek de zaman zaman çocukların yanındayken tartıştığımız da olur. Tartışmaya tanık olan çocuğun, böylesi durumlarda anlaşmazlıkların çözüldüğüne de tanık olması epeyi önemlidir. Örneğin, “Evladım az önce birbirimize biraz kızdık ve sonra bunun hakkında konuştuk. Birbirimizin duygularını dinleyerek birbirimizi anlayabildik, sorunumuzu çözüp, konumuzu tatlıya bağladık.” Şeklinde bir konuşma yapılabilir. Böylece çocuğun evde yaşanan gergin havayı doğru bir şekilde anlaması sağlanır ve çocuk bu gerginliğin kendisiyle bir ilgisi olmadığını anlar. Üstelik çocukların önünde tartışmak, onların, anne babalarının ayrılacağına dair bir takım korkular geliştirmesine neden olabilir. O yüzden kazara çocukların önünde tartışılsa bile bu durumu tamir etmenin yollarını aramalıyız ve bulmalıyız.

           Çatışmaları onarma girişimleri farklı adımları içermelidir. Bu adımlar, neden olduğunuz üzüntüyü anlamaya çalışarak, sorumluluğunuzu kabul etmektir. Dileyeceğiniz özrü, söz konusu davranışı istemeden ya da neden yapmış olduğunuz gibi özürlere boğmadan dilemek önemlidir. Aksi durumda bu girişim, sorumluluğunuzu kabul etmek yerine davranışınızı savunmaya yöneltir. Özrünüzü samimiyetle ve açık bir şekilde ifade etmelisiniz. “Seni üzdüysem özür dilerim.” gibi koşullu özürler, gereken onarımı sağlamaz. Ayrıca özür dilemenin tek bir yolu yoktur. Özrünüzün kabul edilmesi için karşınızdaki kişinin neye gereksinimi olduğuna da bakılmalı. Olayı kendi bakış açınızdan anlatmanız gerekiyorsa da bunu kısa ve öz bir şekilde gerçekleştirmelisiniz. Hatanızı onarmak ya da durumun tekrarlanmaması için nelerin değişeceğine ait niyetinizi açıkça ifade etmelisiniz.

           Acı, beklentilerle gerçeklerin arasındaki uçurumdan kaynaklanır. Eşlerimiz asla mükemmel değildi, hiç olmayacaklar da; tıpkı bizim de mükemmel olmadığımız ve olamayacağımız gibi. Mükemmeliyetçilik, genellikle ya hep ya hiç düşüncesine odaklanır; mevcut şey kusurluysa değerli de değildir. İdealize edilmiş eş ve ilişki beklentisi içinde olmak, ilişkimizde göremediğimiz engeller yaratır. Halil Cibran “Herkes birbirine, sanki karşısındaki şeffafmış gibi, bir başkasını görmek için bakar.” der.

            Karşımızdakini olmasını istediğimiz kişi değil, zaten olduğu olarak sevebiliriz. Sevdiklerimize merak, takdir, minnettarlık, açıklık ve sevecenlikle baktığımızda daha mükemmel değil ama daha gerçek ilişkiler kurabiliriz. Yoksa “Ağlamak ruhsal hayatımızı taşıyan geminin çevresinde bir nehir yaratır.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Kara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.

02

Şadan Yıl Maz - Yüreğine sağlık.Çok güzel bir yazı.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 31 Aralık 15:10
01

Ömer Ekti - Çok güzel yaşayan varsa, örnek alınacak bir yaşam şekli uygulalayabilene sağlık ve sıhhat olsun. Tşk ler selamlar osman abisi

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Aralık 15:39