KANDAN KINA YAKILMAZ!

Şehit cenazeleri üzerinden provokasyon yapılıyor!

Yahu arkadaş, çeyrek asırdır iktidardalar, askere, yargıya, yasamaya, neredeyse her şeye hakimler,

kanunlar falan o kadar ağırlığını yitirmiş ki, anayasa değiştirmek resmen hobileri haline gelmiş,

zaman zaman bütün dünyayı karşımıza alma pahasına bir ton sınır ötesi operasyon yapmayı da maharet olarak görüyorlar,

ve tüm bu karar verme süreçlerinin hiçbir aşamasında kendileri dışında hiç kimseye söz hakkı yok,

ama bir şeyler yanlış gittiği anda tek saldırdıkları siyasi parti CHP.

Hem de ortalığı velveleye vererek, laf kalabalığı yaparak, CHP’yi suçlu ilan ederek,

bu zafiyetin nerden kaynaklandığını kimseye sorgulatmadan,

insanların yasını öfkeye dönüştürerek, sorumlulardan hesap sorulmasını engelleme telaşı içindeler.

Özgür Özel, DEM Parti ile görüştü, Demirtaş’a selam çaktı, ondan oldu algısı yaratılıyor.

Sanki kendileri daha birkaç ay önce Anayasa değişikliği için DEM Parti’nin kapısını çalmamışlar gibi.

Ayrıca bunlar ‘camileri de ahır yapmışlardı zaten’ dedin mi işlem tamamdır.

Şehit kanından beslenenlerden hesap sormak yerine bunu sorgulayanlara tepki gösteriliyor.

Halkımız şöyle der, ‘bir olay en çok kimin işine yarıyorsa fail odur’

Ne zaman CHP Kürt oylarını almak için bir hamle yapsa böyle provokasyonlara maruz kalıyor.

Terörü, kimin yeniden hortlattığını bile bile yapıyorlar bunu.

Şu anki terörün en büyük nedeninin açılım süreci olduğunu bilmeyen var mı?

Acılım sürecinde iktidar devletin en üstünde PKK ile görüşüyordu.

Hatta reis ‘derdi olan bana desin’ demişti de kimse gıkını çıkaramamıştı o zamanlar.

CHP’yi terörle, teröristle yan yana getirme çabası bunlar.

Medya dahil tüm siyasi güçleri ile bunu yapmaya devam ediyorlar.

Daha önce defalarca denediler işe de yarıyor.

25 yıldır aynı film, aynı senaryo, hiçbir değişiklik yok.

Bu arada AKP seçim startını verdi.

Bir sonraki bölümde yumruk, linç girişimi ve ardından saldırganın salıverilmesi gelebilir.

15 gün sonra unutulur gider.

Dünya liderimiz ise her fırsatta seçim mitinglerinde, seçmenin olduğu her yerde bunu dillendirir.

Arada bir Özgür Özel halka yuhalatılır falan.

En sonda seçim ve kapanış…

Dünyanın hiçbir ülkesinde şehitlerden muhalefet partisi sorumlu tutulmaz.

Ülkede her ne oluyorsa, bunun baş müsebbibi siyasi iktidardır.

Şehit yakınları 22 yıldır tek başına iktidarda olanı protesto etmek yerine, muhalefeti protesto ediyor.

Mehmetçiğin şehit düşmesini fırsat olarak görüp muhalefet liderine ve çelenklerine saldırıyorlar.

Hangi partiye yapılırsa yapılsın bunu yapan, organize eden zihniyet, ülkenin kötülüğünü istiyor.

20 yaşındaki gençler şehit oluyor, her şeye kudreti yeten iktidarın zerre sorumluluğu yok!

Yok selam verdin, yok kınamadın, yok imza atmadın gibi şeylerin peşinde koşacağınıza,

neden fakir halkın çocukları Allah’ın dağında ki ülke sınırları dışında neden şehit oldu, onu bir araştırın bakalım?

Her şehit haberinden sonra 'bilmem kaç tane terörist öldürdük, kanımız yerde kalmadı' diyerek yüreklere su serpiliyor.

Tamam anladık da neden askerin kanı yere düşmeden yapılmıyor bu harekatlar?

Afyon’da şehit evine şöyle bir pankart asmışlar ’siz DEMlenirken, biz ŞEHİT verdik’

Haydi burdan yakın!

Meclis kürsüsünden ‘Şu anda da eyalet sistemini tartışmaya açabiliriz’ diyen ittifak ortaklarına lafları sözleri yok!

Halbuki şehit evindeki acının siyasetten büyük olması gerekirdi.

Evlat acısı üzerine hiçbir şey söylenemez, sadece susulur.

Birileri gene şehit kanları üzerinden oy devşirme telaşı içinde.

Helvayı kendi evinde kavurmayanlar yine prim yapma derdinde.

CHP’ye saldırarak terörü bitireceklerini sanıyorlar.

Devlet dediğimiz o devasa gücün terörü bitirememe sebebi CHP midir?

Öyle gündelik politikalarla, kınamalarla, lanetlemelerle terör bitmez.

Bu halkı kin ve nefret suçuyla galeyana getirme çalışmaları hiç bitmiyor.

Bu lanet terörün bitmesini istiyorsak, ne AKP ne de diğerleri bu terör yanlısı siyasetçilere prim vermeyecek, oy kapısı olarak görmeyecek.

Dünya liderimiz, 2015 yılındaTürkiye’nin ihtiyacını karşılayacak olan sistem başkanlık sistemidir.

400 milletvekilini verin ve bu iş huzur içinde çözülsün’ demişti.

Bütün her türlü yetkiyi tek adamın eline verdik, bugün onun etkilerini görüyoruz.

Sormazlar mı adama, 2002’de bitme noktasına gelen, kendi kendine sürekli tek taraflı ateşkes isteyen bir örgüt,

ne oldu da açılım süreciyle beraber bu kadar güçlendi?

Terör örgütü kendini feshedip çekilse inanın bu seçimci milliyetçiler aç kalır.

Bu ülkede milliyetçi geçinen partinin hali gerçekten içler acısıdır.

Kimlerle aynı masadalar, tükürdüklerini nasıl yalıyorlar inanılır gibi değil?

Bizim millet zayıf gördüğünü eline geçirirse yer bitirir, güçlüye tapar onun kulu kölesi olur.

Sıkıyorsa iktidarın çelenklerini parçalasınlar, Tayyip Erdoğan’ı yuhalasınlar.

Hem hani dağda sadece 100 PKK’lı kalmıştı, onların da ayakkabı numaralarına kadar biliniyordu.

Sihalar sınırda kuş uçurtmuyordu.

Bu devran bir dönsün hele…

Kimlerin Habur’da mahkeme kurduğu,

kimlerin ‘PKK terör örgütüdür diyemem’, ‘Öcalan’ın görüşleri bizim için çok değerli’

‘Ne olmuş birkaç kelle gitmişse?’ diyenler konuşulur.

Oy devşirmek için Öcalan’ın kardeşini devlet televizyonuna çıkaranlar konuşulur.

‘Karakteri bozuk şehit babaları var’ diyenlerle,

kendi çocuklarına çürük raporu alan ve bedelli askerlik yaptıranlar konuşulur.

Fakir fukaranın çocuklarını ateşe atıp ardından kahramanlık naraları atmak değil o!

Bu devran bir dönsün hele,

kimler ne istedi de vermediniz? kimlerin camide içki içtiği, kimlerin başörtülü bacımızın üzerine işediklerini konuşulur!

Cumhurbaşkanı danışmanı Muhsin Kızılkaya’nın şehitler için,

‘Askerin işi o. Bunun için para alıyor. Onun görevi hayatını vermek.

Bana ekstra bir iyilik yapmıyor.’ dedikten sonra kim tepki gösterdi?

Ama Özgür Özel, Demirtaş’a selam çaktı!

Yeter ki bu devran bir dönsün hele, daha neler neler konuşulur.

Her dönem CHP’yi suçlayacak bir şeyler bulurlar, başına kusursuz bir androit getirsen yine bulurlar.

Bu zihniyet yıllar önce 1959 yılında İsmet İnönü’nün arabasını taşlamıştı, o da mı HDP ile görüşüyordu?

1973'de Ecevit’in otobüsünü taşladılar, o da mı teröristti?

Çeyrek asırdır ülkeyi padişahlara bile nasip olmayan yetkilerle tek bir şahıs ve onun partisi yönetiyor,

yaşanan tüm gelişmelerin faturasını da hala muhalefete kesiyorlar.

Şöyle ifade edeyim, bir araç trafik kazası yaparsa, o kazada mesul tutulması gereken arabayı kullanan şoförüdür,

yan koltukta oturan yolcu değil.

Toplumun sinir uçlarına basma konusunda üzerlerine yok.

Bu ülkede her görüşten Mehmetçik şehit oluyor, şehit cenazesi kimsenin tapulu malı değildir.

Sonuç olarak kandan kına yakılmadığı gibi, kandan da siyaset yapılmaz, çok da tehlikelidir!

Bu vesile ile 2024 yılının Emeğin En Yüce Değer Olduğu, anaların ağlamadığı, kandan kınaların yakılmadığı,

savaşların, iş cinayetlerinin, kadın cinayetlerinin olmadığı, barış, huzur ve sağlık getirdiği bir yıl olmasını diliyorum.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-31.12.2024 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.