Kemerleri bağlayın uçuyoruz!

AKP’li Cumhurbaşkanı ‘asıl çıkışımızı 2024’ te başlatıyoruz’ dedi.

Evet çıkıyoruz, çıkıyoruz da çileden çıkıyoruz!

Madem çıkışı başlatma iradesi elindeydi, 22 yıldır neden başlatmadın? diye sorarlar adama.

Mesela 2004’te elinden tutan mı vardı?

İktidara geldikleri günden beri 2023 sayıkladınız durdunuz, işte 2023’de geldi geçti, geriye krizlerin içinde boğulan bir Türkiye kaldı.

Bana göre Tayyip Erdoğan’ın seçim kazanmaktan başka büyük bir başarısı yok.

Seçim kazanmakta gayet başarılı ama ülkeyi yönetmekte başarısız!

Köprü yaptı, yol yaptı diyenleri duyar gibiyim, yahu arkadaş hazine garantili,

milleti soyma garantili ‘Yap-İşlet’leri matah bir şeymiş gibi önümüze koymayın.

Onları 5-6 yıl başbakanlık dönemlerinde yapanlar var.

Hem İban vermeden, aynı yıl içinde iki defa motorlu taşılar vergisi almadan, ÖTV, KDV gibi ucube vergiler olmadan..

Hem de hiçbir yeri satıp savmadan, devletin öz sermayesiyle, hem de dünyada para kıtlığı olan bir dönemde.

Hem de iletişimin, teknolojinin çok pahalı olduğu, şimdiki bir iş makinasının yarım saatte yaptığını 5 günde yaptığı,

ülkenin Kıbrıs savaşı yüzünden ambargo kıskacına alındığı dönemlerde.

22 yıldır ülkeyi yönetiyor, bunun neredeyse 15 yılı istediği gibiydi.

Bunca yılın sonunda hala vaatlerde bulunuyor.

2023 olmadı 2024, o da olmadı ‘siz bizi asıl 2025'te görün’ ile devam eder,

ve 2076 yılına hatta 2453 yılına kadar gider bu mevzu.

Umutla başlayacaktık yeni yıla, keşke böyle sözler söylemeseydi,

daha kötü tablolar yaşayacağımızı düşünmeye başladım..

Demek ki, kötü günleri atlattık, sırada daha kötü günler var.

Sürekli bir erteleme hali, şu oldu seneye böyle olacak bizi seçin, şu geldi başımıza seneye bizi tercih edin sizi uçurayım.

Hep o sene, bu sene yalanlarıyla kandırılıyoruz.

22 sene iktidar olup ülkenin fabrikalarını sattıktan, ekonomiyi batırdıktan,

ülkeyi kaçak göçmenle doldurduktan sonra hala çıkıştan bahsetmesi, bizimle alay ettiğini gösteriyor.

Böyle halk, böyle muhalefet bulsam ben de dalgamı geçerim.

Halk olarak ne iktidar ne de muhalefet üzerinde hiçbir baskı gücümüz yok.

Arkadaş, Kılıçdaroğlu gibi bir adam bile kandırabileceği son noktaya kadar dolandırdı ya bizi.

Onun gitmesini kendi başarısı olduğunu zanneden bir seçmen kitlesi var, Özgür Özel’le bir on yıl daha kandırılmak için hazır ol da bekliyor.

Kongrede adayların ön seçimle belirleneceğinin namus ve şeref sözü vermişti, bugün ise zaman yok ve araç giydirme bahanesiyle ilk golünü attı.

Bugün muhalif seçmen Kılıçdaroğlu’nu hiç tanımamış gibi yapıyor.

Eski kral öldü, yaşasın yeni kral!

Biz emeğiyle geçinenler ise bunca olumsuzluğun yaşandığı bir ülkede,

22 yıllık iktidarı değiştirecek, sınıf ideolojisiyle donanmış, doğru dürüst, tutarlı birini bulup,

aday yapamayacak kadar beceriksiz olduğumuz sürece başımıza gelen de haktır.

Haydi biz parmaklarımızla kalp yapmaya devam edelim!

Sıkıntı yok reis, acele etme, bulmuşsun böyle seçmeni ve muhalefeti, bir 22 yıl daha çıkış yapmasan da olur, takıl kafana göre.

2023’te şahlanacaktık ama çuvalladık.

Enflasyon tavan, döviz kuru tavan, milyonlarca sığınmacı, ülkede yoksulluk diz boyu.

2023 de 500 milyar dolar ihracat, 25 bin dolar kişi başı gelirin olmayacağını, herkes biliyordu ve olmadı da.

2024’te de bir çıkış olmayacağını herkes biliyor ama  2025’de öyle bir uçacağız ki üfff!

Tayyip Erdoğan, her böyle dediğinde oy alıyorsa ki alıyor, neden üfürmesin?

Her yıl aynı hikaye.

Ben söyleyene değil, inanana bakarım!

Bu şeye benziyor, hani çocukken mahalle maçları yapardık da,

her gol yediğimizde haydi beyler şimdi başlıyoruz derdik ya ondan bir farkı yok!

22 yılda sadece ekonomik yönden geriye gitmedik, sosyolojik, psikolojik ve rejim olarak da çok geriye gittik.

Bunlar için bir çıkış yolu var mı çok merak ediyorum?

Reis artık bize umut verme artık olmuyor, zorlama daha fazla, bu kumaş tutmuyor işte.

Nietzche’nin dediği gibi ‘Umut etmek sadece işkenceyi uzatıyor.’

Ekonomide vergili sistemden, üretime dayalı bir sisteme geçilmelidir.

Bizim üretim ekonomisine geçmekten başka kurtuluşumuz yok!

2024’e girer girmez gene vergiler, zamlar havada uçuştu.

2024’te çıkışı çalışanların maaşlarına vergi adı altında el koyarak yapacaklar.

2024’te ortalama bir çalışanın ilk vergi dilimi ilk iki-üç ay içerisinde doluyor,

dördüncü ay maaşın birazı, beşinci ayda birazı daha, yedinci aydan sonra yarısını devlet el koyuyor.

Asıl çıkış ise adında adalet olan partinin emekliler arasında yaptığı adaletsizliktir

İddia ediyorum emeklilerin sadece yarısı AKP’ye oy vermesin, AKP’nin iktidarda kalma şansı sıfırdır.

Ne yazık ki emekliler kendi güçlerinin farkında bile değil.

Burada haksızlık var, burada adaletsizlik var, burada vicdansızlık var!

Kimilerine saltanat sürdürecek kadar, memura yaşayacak kadar, işçilere sürünecek kadar, emekliye de ölmeyecek kadar bir ücrete layık gördüler.

‘Soğan ekmek yeriz ama Reis’i yedirmeyiz!’ dediğimiz sürece biz her şeye layığız!

Rakiplerine bakınca, reis ömrü yettiğince basta kalacak gibi gözüküyor.

Ekonomist Erdoğan, asıl çıkış 2024’te olacak dedi!

Tamam da yalnız yeni doğalgaz, petrol, altın, uranyum vs bulmazsanız güceniriz bak.

Bunu Süleyman Soylu söylese daha farklı ifade ederdi, biz daha kolay anlardık.

Hiç ciddiye almayın, seneye de 2025 der.

Yalandan kim ölmüş ki habire asılsız vaatlerle kandırıyorlar bizi.

Merakla beklerken, ilk şaha kalkan zamlar oldu, yetişebilene aşkolsun.

Asıl çıkış kendilerine ve yandaşlarınadır, çalışan, işçi, köylü ve emekliye kazığın en büyüğünün giriş yılı olacak.

Peki 2024’te Gazze ne olacak?

Siyonist İsrail Gazze’de soykırım yapıyor, biz dahil tüm dünya bakıyor!

Erbakan’ın talebesi, büyük mücahit, ümmetin lideri İsrail’e hangi yaptırımları uyguladı?

İsrail, Filistinlileri katlederken, niçin hala ticari ambargo uygulanmadı, niçin büyükelçimizi hala çekmedik?

Tayyip Erdoğan 18 Mayıs seçimlerini kaybetmiş olsaydı, su anda her hafta cuma namazlarından sonra,

tüm Türkiye’de bütün İslamcı örgütler ve cemaatler ile mitingler düzenler, eline mikrofonu alır,

öyle dramatik bir Filistin propagandası yapardı ki, o konuşmayı dinleyen herkes galeyana gelirdi.

Böylece yerel secimler öncesi muhalefeti köseye sıkıştırır, yerel seçimlerde bütün belediyeleri alır,

daha sonra da hükümeti erken secime davet ederdi.

CHP’nin veya Özgür Özel’in gündeminde ise verdiği namus ve şeref sözünün ezikliğinde,

Belediye Başkan adaylarının atamaları ve Can Atalay davası var.

2024 yılında bizi açlık, sefalet, yoksulluk ve felaketler bekliyor.

Bütün yetkiler bir kişiye verilmemeliydi.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-05.01.2024

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.