LİYAKAT, NEPOTİZM VE KRONİZM

Son zamanlarda hayatımıza yeni yeni kavramlar girdi.

Mesela liyakat gibi, nepotizm ve kronizm gibi

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre Liyakat kelimesi, değerli, iş bilmek ve ehli olmak anlamlarını taşıyor..

Liyakat güçlü ülkeler, güçlü kurumlar ve yönetimler için olmazsa olmazdır.

Liyakatsızları göreve getiren ülkeler gelişemez, geriye gider, başları da beladan kurtulmaz.

Türkiye'de bazen bazı kelimeler dillere pelesenk olur, liyakat da AKP iktidarı ile beraber dilimize dahil olmuş,

son 10 yıldır da herhangi bir insanı çevirip sorsanız bu kelimeyi bilir.

Ülkemizde çok rastlanmaz ama her zaman işi, işini düzgün yapana emanet etmek lazım.

Ne yazık ki ülkemizde liyakatin yerini biat almıştır, sadakat almıştır.

Layık olmadan makam sahibi olanlar, insanlara tepeden bakar kendisini oraya getirenlere biat ederler.

İmam hatip okumak, ilahiyat okumak bu ülkede yönetici pozisyonu için en önemli kriterdir.

Geldiğimiz noktada nerede bir müdür veya yönetici görürseniz kesinlikle liyakatsizdir.

AFAD Genel Müdürü'nün ilahiyatçı, mimarlık fakültesi dekanı ilahiyatçı,

hayvanat bahçesi müdürünün TÜBİTAK'a müdür yapıldığı yerde liyakat olur mu?

İddia edildiği gibi sadece siyasete ve kamuya değil özel sektöre, büyük kurumsal firmalara da yerleşmiştir bu çürüme.

Bu ilkeye sahip olmamanın acısını bütün ülkemiz çekiyor, çekmeye devam edecek.

Bulundukları konuma layık olmayanları torpille o konuma getirenler var olduğu sürece bu devam edecek.

İşini doğru yaptığı için görevden alınan, sürülen memurlar var bu ülkede.

Okumuş yazmış, kendini geliştirmiş insanlar sorumluluk almaktan kaçar hale geldi.

Liyakatin en büyük girdisi eğitimdir.

Oysa Türkiye'de eğitim, kapitalist toplumların hemen hepsinde olduğu gibi sınıfsaldır.

Bu bakımdan eşitsizliği üretir veya geliştirir.

Türkiye'de yüzde 20'lik dilimin eğitim harcaması, yüzde 80’in en az 20 katı.

Hatta 2015'te bu fark 42 kata kadar ulaşmış.

Bugün Fen liselerine veya Anadolu liselerine giden çocukların ailelerinin çoğu,

en kötü ihtimalle orta sınıf, beyaz yaka bir ailede doğmuş olanlardır.

Adam televizyonda yorum yapıyor ‘elimde olsa tüm özel okulları kapatırım’ diyor,

ama kendi kızını Robert Kolejinde gönderdiği ortaya çıkıyor.

Velhasıl liyakati gerçekten yerleştirmek için liyakati mümkün kılan faktörleri,

tüm sınıfsal arızalarından kurtarmamız gerekiyor.

Maalesef her şey gibi bu da sınıfsaldır.

KPSS’de 1’nci gelen aday ne hikmetse mülakatta eleniyor.

Atanamayan öğretmenlerin intiharları, hakkı, hukuku ve adaleti yok eden 22 yıllık iktidarın eseridir.

Dirsek çürütenler, emek verenler, amcası dayısı olmayanlar kıyıda köşede hayata tutunmaya çalışıyor.

Yanlış kursaklara giren her lokmanın hesabının bir gün sorulacağına inanıyorum.

Gelelim Nepotizme…

Latince Nepos kelimesinden türemiş bir kelimedir.

Nepotizm demek bizim bildiğimiz kayırmacılık, akraba torpili demektir.

Hakkı olmayanın hakkıymış gibi hakkı olanın hakkına girilmesidir.

Ünlü filozof Platon, nepotizmin ortadan kalkması için yöneticilerin aile ve özel mülkiyetinin olmaması gerektiğini tespit etmiştir.

İtalyancada yeğencilik anlamına gelir.

Ortaçağ’da kilisenin etkinliği nedeniyle yöneticileri için de bu tür kaygılar vardı.

Evlilik yasağı olan ve dolayısıyla çocuğu olmayan din adamlarının kimseyi kayıramayacağı düşünülmüş ama bu defa yeğenlerini kayırmışlar.

Yeğencilik, ailenin ve özel mülkiyetin ortaya çıkmasıyla beraber başlamış.

Yeğencilik, liyakatın karşıtıdır.

Bugün ülkemizde 'aile kayırıcılığı' bir yönetim şekline dönüşmüştür.

Aile iktidarda söz sahibi olunca, siyaset aile meselesi haline gelmiştir.

Kennedyler, Bushlar, Rooseveltler, Papandreular, Buttolar ve hatta Gandhiler örnek gösterilebilir.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’da damadını bakan yapmıştı ama yetmez, yakın zamanda kendisinden daha büyük bir hamle bekliyorum.

En bariz örneği ise Azerbaycan devlet başkanı Haydar Aliyev’in, oğlu için seçimden çekilmesidir.

Azerbaycan'ı 30 yılı aşkın süredir yöneten devlet başkanı 80 yaşındaki Haydar Aliyev,

başkanlık seçimlerine katılmayacağını ve oğlu İlham Aliyev'in adaylığını destekleyeceğini açıkladı,

ve oğlunu seçtirdi, İlham Aliyev halen devlet başkanıdır.

15 Ekim 2003 seçimlerinde İlham Aliyev'in zaferini ilan etti, Aliyev oyların yüzde 76,84'ünü kazandı.

Siyasi gözlemciler tarafından seçimlerin hileli olduğu gözlemlendi.

İnsan Hakları izleme örgütü ve Doğu Avrupa'da Demokrasi Enstitüsü, muhalefet partilerinin adaylarının tutuklanmasını,

gazetecilere ve seçim mitinglerine katılanlara yönelik polis şiddetini ve seçimlerin ‘yaygın sahtekarlık ve kötüye kullanım’ içerdiğini belgeledi.

Tanıdık geldi mi?

Alın size bir nepotizm örneği.

Bunlar el öpmeyi ve el öptürmeyi çok severler.

Onlar için el verme tabirinin karşılığı budur.

Ağırlıklı olarak kamuda yer alırlar ve siyasal iktidara düşkünlükleriyle bilinirler.

Türkiye'deki çürümüşlüğün sebebidir, liyakatli olan değil benim adamım işin başına geçsin kafasıyla yönetiliyor ülke.

Bu sorun diğer sorunlarında çözülmesini engelliyor.

Nepotizmden vazgeçmediğimiz sürece istediğiniz kadar Türkiye yüzyılı deyin hepsi boş laftır.

Nepotizm belki her dönemde vardı ama asla bugünkü kadar sistematik ve kapsamlı olmadı.

Toplumsal tabakalar arasında geçişkenlik daraldı.

Akademik camia ölüyor, üniversite ortamında üretmek yenisini koymak giderek zorlaşıyor.

Bu sistemde ailesi ünlü, zengin kişilerin çocuklarının emek harcamadan, çalışmadan önemli mevkilere getiriliyor.

Bu ülkenin en önemli iki sorunundan biridir.

Bir diğeri de herkesin bildiği gibi eğitimdir.

Hey gidi alın teri, hey gidi liyakat istersen nehir ol ak, kalmadı bu dünyada değerin.

Bir de kronizm diye bir kavram var.

Kart hamili yakınımdır gibi…

Kartvizitlerin arkasına ‘hamili kart yakinimdir’ yazılarak kıyak geçilir.

Kartı taşıyan güvendiğim kişidir, kendisine kefilim anlamı taşır.

Bu modelde ne bildiğin değil, kimi tanıdığın önemlidir.

Sen, ben, bizim oğlan ya da ahbap çavuş ilişkisi.

Bir yerde kronizm varsa eş, dost, arkadaş ve tanıdıklar kayrılıp, eşitlik ilkesine aykırı davranılıyor.

Kronizmin yaygın olduğu yerlerde ise niteliksiz kişiler, nitelikli çalışanlar arasından seçilip, yükseltilmektedir.

Yeterli yeteneğe sahip olmayan bir çalışanın altında çalışmak zorunda kalan diğer çalışanların iş verimliliği olumsuz yönde etkilenip, motivasyonları düşecektir.

Nepotizm akraba torpili, kronizm ise eş, dost, hemşericilik ve tanıdık torpili demektir.

Adalet duygusunu yok eden bu uygulamalar her zaman kutuplaşma doğurur.

Böyle olunca bir avuç akraba saltanat sürsün diye milyonlarca insan sefalet içinde yaşıyor.

Tanıdığın yoksa bu ülkenin hiçbir yerinde bir hiçsin...

Milli, yerli, milliyetçi, muhafazakar diyorlar ama esasen kurdukları tezgah 'nepotizm, kronizm’dir.

Liyakate değil sadakate bakıldığında eşitsizliğe ve toplumsal güvene zarar veren emeğin değerini yok ederek yoksulluğa,

tembelliğe ve işgücü göçüne neden olmaktadır.

Makamların liyakat esasına göre değil torpil, nepotizm, kronizm gibi kriterlere göre belirlenmesi, her alanda bu ülkeye ihanettir.

Buna ister nepotizm de, ister kronizm, ister patronaj, istersen de favoritizm de...

Ülkede iş bulamadığı için intihar eden üniversite öğrencileri varken, sen sırasıyla ailenden, grubundan, partinden,

mezhebinden adamları işe alıyorsan toplumda tamir edilemeyecek hasarlar yaratıyorsun!.

Sonuç olarak ahlak, hukuk, eğitim, din, devlet çöktü.

Tüm bunların üzerine şu atasözümüzle bitireyim yazımı,

‘adam hacı mı olur varmakla Mekke’ye, eşek evliya mı olur, taş çekmekle tekkeye’

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-12.02.2024

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.