DİNDAR VE KİNDAR NESİL YETİŞTİRME PROJESİ

Bilmiyorum haberiniz var mı?

Okullarda ÇEDES adı altında çok tehlikeli bir uygulama başlatıldı.

ÇEDES’in açılımı ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip çıkıyorum’ projesi.

Siyasal İslamcı iktidarın ‘dindar bir gençlik yetiştirme’ düşüncesinin yeni ayağı.

Okulları bir çeşit medreseye dönüştürecekler.

Cami ve Kur'an Kursları da bu projenin parçası olarak kullanılıyor.

Bu arada sessiz sedasız evrim teorisi yerine yaratılışı da müfredata soktular.

Plan tıkır tıkır işliyor.

ÇEDES, toplumu cemaatleştirme projesidir ve uzun vadede çok büyük hasarlara yol açacaktır.

Laik sistemin tabutuna çakılan çivilerden biri daha.

Cumhuriyet devrimlerine açık bir meydan okumadır.

Dindar ve kindar nesil yetiştirmenin son aşaması.

Toplum sessiz kaldıkça, sustukça bir başka aşamaya geçiliyor.

Laikliği falan geçtim de rasyonellikten, akıl ve bilimden bu kadar mı uzaklaşılır?

Bilimsel ve laik bir eğitim öğretim süreci için kesinlikle karşısında çıkılması gereken bir uygulamadır.

Eğitim biliminden, pedagojiden bihaber, çocuklarımıza nasıl yaklaşacağını bilmeyen imamları okullara sokmak travmatik etkileri de beraberinde getirecektir.

İktidar bir zümreye yaranmak için eğitim sistemine pimi çekilmiş bomba atmaktadır.

Okullara kültürel değerleri koruma kisvesiyle din adamları sokuluyor.

Değerler eğitimi altında çocuklara gerici eğitim dayatılıyor.

Bu projede oyun alanı milli eğitim bakanlığına bağlı okullar.

Oyuncular ise diyanet işleri personeli olan imamlar, vaizler ve diğer din görevlileri.

Din görevlileri ana okulundan liseye her kademedeki okulları gezecek ve telkinlerde bulunacaklar.

İktidar, her okulu İmam Hatip’e çeviremediği için bu sürecin dışında kalan okul öğrencilerine de bu yolla etki altına alma derdinde.

Olan gene fakir halk çocuklarına olacak.

Hem dindar hem de kindar olacaklar.

Ülkenin kalburüstü kolejlerine, köklü eğitim kurumlarına bu imamları gönderebilir misiniz?

ÇEDES projesi kapsamında Bursa, Eskişehir, Aydın, Mardin ve Muğla'da öğrenciler camiye götürüldü ya da din görevlileri okullarda çocuklarla buluştu.

Sizlere bu vahim uygulamadan bazı örnekler vermek istiyorum.

Muğla, Dalaman’da öğrenciler sabah namazı için Dalaman merkez camisi’ne götürüldü.

12 Ocak’ta yapılan programa Dalaman Belediye Başkanı Muhammed Karakuş, Milli Eğitim Müdürü Taner Şen,

İlçe Müftüsü Abdullah Yakalı ile okul müdürleri ve öğretmenler katıldı.

Namaz sonrası Belediye Başkanı çorba ikramında bulunmuş.

İBB başkan adayı Murat Kurum’da yanında kendi gibi sakil erkekler ordusuyla çorba dağıtmış.

Makarnadan çorbaya, Köy Enstitülerinden camiye dönüştürülen okullara, evrim teorisinden yaratılış’a kadar geldik.

Bursa’nın Orhaneli ilçesinde de Ortaokul öğrencileri Durdubey Merkez Camisi’ne sabah namazı için götürüldü.

Isparta’da bulunan Yaka Şehit Mustafa Baş Ortaokulu’ndaKurban ibadeti’ni anlatmak için çocuklara kurban kesme öğretildi.

Önce öğrencilere önce kurban pazarlığı yaptırıldı, ardından çocukların eline bıçak verildi, koyun maketi kestirildi!

Diğer öğrenciler ise sırada dua okudu.

Hayvan sevgisi öğretilmesi gereken yaşta, hayvan kesme eğitimi!

Yine Isparta’da bulunan Nazmiye Demirel Ortaokulu’nda ise öğrenciler Regaib Kandili’nde camiye götürüldü.

Boş sınıfın paylaşıldığı videoda ‘Soran olursa camideyiz, hemen geleceğiz’ yazıldı.

Şu dünyanın işine bak!

Öğrenciler camide, İmamlar okulda!

Kars’ta ise ÇEDES projesi kapsamında ‘sabır’ konusunu anlatmak için sınıfa bir mezar maketi koymuşlar,

çocuklara ‘anneniz öldü ağıt yakın!’ demişler.

Ölümün ne olduğunu dahi anlamayan küçücük çocuklara, din eğitimi vereceğiz diye yaşattıkları travmayı düşünebiliyor musunuz?

Sınıfa mezar maketi koyup, yaşayan annesini kaybetmiş gibi ağıt yaktırıp ‘sabır’ testi yaptırıyorlar.

Tekirdağ ve Batman’da öğrencilere cami ve mezarlık temizlettiler.

Bitlis'te öğrencilere, ‘hac ibadetini’ öğretmek gerekçesiyle sınıfa Kabe maketi kurmuşlar,

ve sınıftaki öğrencilere şeytan taşlama provası yaptırmışlar.

Yozgat Atatürk İmam Hatip Ortaokulu’nda çocuklar, sınıfta Filistinli bir gencin elleri kelepçeli öldürülmesini canlandırmışlar.

Onurlu bir duruş olsun diye ölürken gülümsetmişler.

En skandal ÇEDES ise Menemen’de olmuş.

Öğrencilere Kubilay’ı katletmekten yargılanan tarikat şeyhinin mezarına götürmüşler

Nakşibendi tarikatı şeyhi Esad Erbili, Menemen olayına karışmış, idam ile yargılanmış ve yaşı nedeniyle müebbet hapse mahkum edilmişti.

Ziyarette Menemen hükümlüsü gerici şeyhten övgüyle söz etmişler ve tabi çocuklar da dinlemiş.

Öğrencilerin bir yobazın mezarında ne işi var?

Buradan ittifakı ve aday belirlemeyi dahi doğru dürüst beceremeyen muhalefete sesleniyorum,

bırakın seçimi filan, seçim Siyasal İslamcı iktidarı meşrulaştırmaktan başka bir işe yaramıyor!

5 yıl boyunca tek yapmaları gereken şey seçime girecek adayları belirlemek ama onu bile ellerine yüzlerine bulaştırdılar. 

Bırakın tepki gösteriyormuş gibi sözde açıklamalar yapmayı!

Ülke elden gidiyor, bunu hala anlamadınız mı?

2018 yılında rejim değişti, bitti o demokratik seçim işleri.

Karşınızda açık açık oy vermezseniz size hizmet yok diyerek tehdit eden bir anlayış var!

Karşınızda devletin tüm imkanlarını kullanan, tüm tuşlara birden basmaktan çekinmeyen organize bir kötülük var!

Yobazlaşıyor ve umursamıyoruz ama uyandığımızda çok geç kalmış olacağız!

Anayasanın ‘laik’ devlet ilkesi açıkça çiğneniyor.

Hatırlarsanız 2008 yılında Anayasa Mahkemesi, ‘Laiklik karşıtı odak’ olduğu gerekçesi ile AKP’yi mahkum etmişti.

O günden beridir hiç durmaksızın Diyanet eğitimi okullarda giderek yaygınlaşıyor.

İktidarın niyeti belli de muhalefet neden suskun?

Atatürk ve Laik Cumhuriyete karşı savaş açılmış durumda, buna nasıl sessiz kalınıyor aklım almıyor?

Ülkemizde Atatürk ilke ve devrimlerini savunacak tek bir parti kalmadı mı?

Birgün sabah uyandığımızda Laik Cumhuriyet yerini İslam Cumhuriyetine bırakmış!

Nasıl hem varoş, hem vizyonsuz ve hem de nobran olunur, üçünü bir arada yaşıyoruz?

Siyasal İslamcı iktidarın ‘üçü bir arada’sı.

Ya arkadaş okula giden çocukları sabah namazına götürmek, imamın derse girmesi filan bunlar nedir ya?

Bir de müftüyle belediye başkanı birleşmiş de namazdan sonra çorba dağıtmışlar!

Güler misin, ağlar mısın?

Böyle giderse çok yakında İran’ı bile ararız.

Bu duyarlı olma, değerlerine sahip çıkma sorumluluğunu, işi bilen sosyologlara, psikologlara bıraksalar olmaz mı?

Olmaz, çünkü imamlarla, hacı hoca tayfasıyla genç neslin beyinlerini yıkayacaklar.

Ondan sonra ikbal için gelsin dindar ve kindar nesil ..

ÇEDES rehberi bir imam olabilir mi?

Bir zamanlar abileri, ablaları vardı, onların ne olduğunu hepimiz gördük.

Son olarak bu projenin sahiplerinin ne yaptıklarını, tercihlerini, hedeflerini açık biçimde kamuoyu bilmelidir.

Eğitim sistemi cemaatleri ve tarikatları bir sivil toplum kuruluşu olarak gören anlayışa bırakılmamalıdır.

İlk ve Orta eğitim yapan okullara Mescit açılması sağlanıyor.

Bu anlayış yarın ‘Kız- erkek ayrı okullara’ derse hiç şaşırmam.

Ben demiştim demeyi pek sevmem ama bu proje bir zaman sonra ülkenin milli güvenlik sorunu haline gelecektir.

ÇEDES skandalına derhal son verilmelidir!

Laiklik bizim gibi ülkelerde bir zorunluluktur.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-03.03.2024

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.