Çevre Katliamı!

11 Mart'ta çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile 14 ilde hidroelektrik ve rüzgar enerji santralleri için acele kamulaştırma kararı verilmişti. Bu kararname ile Milas'a bağlı olan İkizköy, Çamköy ve Karacahisar köylerinde 190 parsel tarım alanı ve zeytinlik, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri'ne kömür sağlanması için kamulaştırılacaktı. Neyse ki 2 gün sonra yeni çıkan kararname ile kamulaştırma kararı iptal edildi ve Milaslılar olarak biraz rahat bir nefes aldık.
Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri'nin elektrik üretebilmesi için çevredeki linyit havzasına ihtiyacı var. Yemyeşil bitki örtüsüyle kaplı olan dağlar kazıldığı için devasa kahverengi çukurlara dönüştürüldü. Sürekli üretim yapılması için çevresindeki bütün köyleri ve ormanları yok etmesi gerekmektedir. Ancak İkizköylülerin ve çevrecilerin Akbelen Ormanı'na sahip çıkması üzerine zorlu bir süreç başladı. Fırsat buldukça jandarma nezaretinde ağaçlar katledildi. Ormanda yaşayan hayvanlar yuvasız kaldı. Çölün ortasında bir vaha gibi duran Akbelen Ormanı' da kesilirse santralleri işleten şirketler rahat edecek. Ama Akbelen Ormanı'nın altındaki yeraltı suları kuruyacak ve Milas'ın ve Bodrum'un içme suyu yok olacak. Daha önce Karacahisar Köyü'ndeki 'Suçıkan Kaynağı' kurutuldu ve geçen yaz bu yüzden Bodrum, çok su sıkıntısı çekmişti.
Elektrik üretimi için madenler yok edilerek; ülkemizin turizm cenneti olan Bodrum,
tarım, hayvancılık, ticaret açısından önemli olan Milas feda ediliyor.
Milas, 132 mahallesi (120 tanesi köy) ile Muğla'nın en büyük ilçesi. İkizköy, Çamköy ve Karacahisar köylüleri, sahip olduğu tarım alanları, zeytinlikler ellerinden alınırsa tarım ve hayvancılık yapamayacak ve zorla köylerinden göçe zorlanacaklar. 'Milas'ın dağlarından bal, ovalarından yağ damlar' sözü tarihe karışacak.
Kamulaştırma yapılırken şirketlerin kârı için değil, halk yararına yapılmalıdır.
Muğlalılar, et bulamazsa ot yer. Dağlardan, ovalardan topladığı çeşitli otlarla yemekler ve börekler yaparlar...Zeytinin meyvesini, yağını yer; sabununu kullanır; odunu ve prinasını yakarlar...
Yağ ve zeytinin fazlasını satarlar; geliriyle çocuklarını okutur ve evlendirirler.
Eskiden tütün, pamuk ve susam üretilirdi; bitti. Şimdi de zeytin, tarım ürünleri ve bal bitirilirse Milas, Bodrum ve Türk halkı neyle beslenecek?
Maden havzası nedeniyle arazileri elinden alınmak istenen İkizköy, tarım ve hayvancılık ürünleriyle; Çamköy, tarım ürünleri ve bal üretimiyle; Karacahisar ise Dünyaca ünlü dokuma halılarıyla ve antik şehirleriyle ünlü olan bu köylerimiz tarihe karışacak.
Bu köylerdeki köylüleri topraklarından ve Ata'larının mezarlarından uzaklaştırmak hangi vicdana sığar?
Yeni çıkarılan kararname ile yanlışdan dönüldü. Ama 31 Mart'ta yapılacak olan yerel seçimden sonra umarız, tekrar kamulaştırma (!) kararı çıkmaz.
Muğlalılar ve Milaslılar olarak, doğanın dengesinin korunmasını, kararın aynen kalmasını ve köylülerin huzurunun bozulmamasını istiyoruz.
*
Amerika Kıtası, Avrupalılar tarafından keşfedildikten sonra buranın yerlisi olan Kızılderililerin elindeki bütün toprakları zorla alınca şu Atasözünü söylemişler:
"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam, paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülden Sökelioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.