YAŞAM BİR DENGE OYUNUDUR…

           Üretimler ve çalışma biçimleri, kendi içerisinde sürekli değişim geçirmekte. Değişimler yeni kurallar gerektirme ve yeni kurallara da bağlanmakta günümüzde. Yaşadığımız yaşam kesitine özgü; serbest çalışanların fikri mülkiyet haklarını yok sayan mevcut dünya düzeni değişmeli mi? Zenginliği bölüşmenin sadece yönetici azınlığı değil, ama yaratıcı çoğunluğu da tanıyan ve ödüllendiren, daha orantılı bir yolunu temsil eden yeni bir sistem, mevcudun yerini alabilir mi?

             Sıradan bir gözlemci için bile, makro ve mikroya dönük artan bir eğilim olduğu giderek daha açık. Orta halliler, şöyle böyle olanlar ve vasatlar internetten anında geri beslemelerin geldiği ve küresel ekonominin geniş bir müşteri seçeneği sunduğu günümüz dünyasında, kendileri için yaşamın giderek daha zorlaştığını görüyorlar. Sürekli onaylamak artık matah olan hareket  değil.

              Açıkça bir ayrım beliriyor. Bir tarafta küresel süper markalar; şehirde, şehir dışında devasa alışveriş bölgeleri ve sahaya hâkim web siteleri; öbür tarafta özgün ve ısmarlama ve yöresel ürünler ve hizmetler sunan zanaatkârlar. Bu beceri sahibi zanaatkârların çoğu, kendi bölgelerinin işlek caddelerinde bir zamanlar kepenk indirmiş dükkânlarda işlerini yürütüyorlar. İşte bu bireyler ve küçük kolektifler topluluğu çoğalarak yeni yaratıcı sınıfa doğru eviriliyor.

              Belki bir kez daha, çoğu ya doğrudan dijital dünyada çalışan, ya da dijital dünyadan faydalanan; finansçılar, usta fırıncılar, alaylı ressamlar ve yarı zamanlı kâşifler ve marangozlar ve benzerleriyle dolu bir topluma dönüşeceğiz. Herkesin, aslında hayal gücü yüksek, iş üretme erdeminden nasiplenmiş olduğu idrak edilince, yaratıcılığa sahip olanlar ve olmayanlar arasındaki sahte ayrım sonunda ortadan kalkacak.

              Daha geniş ortaya çıkarıcı, üreten bir topluluk oluşturmaya dönük geçişin, iş dünyasında hâlihazırda yaşanmakta olduğunu öne sürmek; akla, mantığa uygun olandır sanıyorum. Örneğin son yıllarda, daha önceleri hiç olmadığı kadar çok girişimcilerin kurduğu startup (yeni girişim) şirketlerin doğuşuna tanıklık ettiğimiz söyleniyor. Kimileri You Tube, Facebook, İnstagram gibi ünlü ve zengin olacak, diğerleri daha gölgede kalacak. Size; bu sabah kahve servisi yapan kadın garson yazılım uzmanı veya grafik tasarımcısı, çöpümüzü boşaltan apartman kapıcısı delikanlı çok ünlü bir müzik grubunun solisti, kapı kilidiniz bozulduğunda tamir eden ve kırılan anahtarınızı yapan çilingir bir mühendis, siparişlerinizi getiren moto kurye siyaset bilimci veya uluslararası ilişkiler uzmanı, dağda karşılaştığımız çoban inşaat mühendisi olabilir. Örnekler çoğaltılabilir.

               Yaşam bir denge oyunudur. İnsanlar üretim veya yaratım pratiklerini kamu çalışanı, öğretmenlik gibi daha güvenceli işlerle bir arada yürütmeye gayet alışıktırlar. Tüm toplumlarda yaygınlaşmasını gördüğümüz yüksek risk/düşük risk karışımına dayanan modellerdir bu oyun.

               Gelecek bizim farklı bir yaklaşım getirmemize bağlı. Hepimizin kendi benzersiz hayal gücümüzü, eğitim farklılıklarına dayalı gelişimlerimizi, yeteneklerimizi kullanarak kendimizi ifade edebileceğimiz ve topluma katkı yapabileceğimiz bir yaklaşımdır. Bizleri özel kılan ve hayatımızı yaşamaya değer yapan şey kas gücümüz değil, beyinlerimizdir. Toplumbilim uzmanları bunu çok uzun zaman önce keşfetmişlerdi. “Amerika’yı yeniden keşfetme ”ye gerek yok. Beyinlerimizi aktifleştirmeliyiz.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Kara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.

01

Sultan Ak - Malesef örneklerini hayatımızda birebir yaşıyoruz örnegin bugün doktora gitdim adama resmen mobik uyguluyolar acıkca farkediliyo bunun sebebide bence torpil ve adalet yoksunlugu bu sebebdende ahlak yozlaşması bir an evvel önlem alınmalı lütfen abi yazılarında deyin bi deniz yıldızı kurtarmak adınada olsa

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Nisan 17:56