BOŞ KOLTUK VE ÖZGÜR’LÜKÇÜ ANAYASA

Özgür Özel ve Tayyip Erdoğan AKP genel merkezinde buluştu.

Özgür Özel,sen kazanan partinin liderisin, neden kaybeden partinin ayağına gidiyorsun?

Üstelik 1 Mayıs’ta sana yaşatılan hukuksuzluğa rağmen.

Anayasayı değiştirmek isteyen senin ayağına gelsin, neden AKP Genel Merkezi'nde görüşüyorsun?

Verilen resim, yaramaz bir çocuğun barışmak için küskün babasının elini öpmeye gitmesi gibi olmuş.

Soruyorum bu görüşme bizim hayatımızda neyi değiştirecek?

Bu vesile ile ülkenin en büyük iki partisinin liderinin 8 yıldır görüşmediklerini öğrendik.

Bir ülkenin Cumhurbaşkanıyla ana muhalefet liderinin görüşmesinden daha doğal ne olabilir ki? diyenler var.

Böyle düşünenler sanki 22 yıldır bu ülkede yaşamıyorlar.

Her fırsatta bu iktidar tarafından yok sayılmadılar, hakaret edilmediler, şeytanlaştırılmadılar, hukukları bilerek ve isteyerek çiğnenmedi.

Aynı iktidar tarafından devlet Osmanlı'dan bu yana en aciz durumlara düşürülmedi, anayasanın üzerinde horon tepinmedi,

kozmik odalar yabancı ülke casuslarına ve Fetöcülere açılmadı, bakanlıklar tarikatlara peşkeş çekilmedi.

Tayyip Erdoğan, bilinçli olarakÖzgür Özel’i muhatap alıyor çünkü kendisine en zayıf rakip olarak görüyor ve onu hazırlıyor.

Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu yerine Özgür Özel’i daha kolay bir lokma olarak görüyor.

Ben bunaİmamoğlu’nu ye, arkandayım görüşmesi olarak görüyorum.

CHP’nin domine edilmesi konusunda zaten kıyasıya bir iç rekabet yaşanıyor.

Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın ırkçı, ayrıştırıcı konuşmasında gördük bu rekabeti.

Özgür Özel dili sürçmüştür diye savunurken, İmamoğlu kapıyı göstermişti.

Burada Ekrem İmamoğlu avantajlı çünkü sadece büyük İBB bütçesinin üstünde oturmuyor, İstanbul ilçe belediyelerine de kendi adamlarını oturttu.

Özgür Özel'in ağzı kulaklarında sırıtışını gördünüz mü?

Tayyip Erdoğantarafından muhatap alınmak ne çok önemliymiş arkadaş,Özgür Efendi’nin bir takla atmadığı kalmış.

Göreceksiniz bak, bu görüşmeden sonra AKP medyası da parlatırsa, CHP seçmeni adayımız Özgür Özel demeye başlar.

Reis, Özgür Özel ile CHP’nin ivme yakaladığını filan söylemiş.

Tayyip Erdoğan'ın amacınınÖzgür Özel'e ‘lider sensin’ gazi verip İmamoğlu'nu dışarda tutmak olduğunu düşünüyorum.

Ülke dışında neredeyse hiçbir meşruiyeti kalmamış, içeride ise sahip olduğu toplumsal destek günden güne azalmakta olan,

ülkeyi hukuksuz bir şekilde tek adamın parti devletine dönüştürülmüş bu rejimle görüşüp,

ona meşruiyet sağlamanın ne gereği vardı? ben gerçekten anlamış değilim...

Buluşmada boş koltuk, mesir macunu ve fincan takımı dışında bir şey göremedik.

Ne konuşurlarsa konuşsunlar ülkede bir şey değiştirmez ama en önemli olan konu boş koltuğun kime ayrıldığı.

Söylentiye göre Devlet Bahçeli’de davet edilmiş ama katılmayınca aziz hatırasına koltuk boş bırakılmış.

Bir nevi seviliyorsun Bahçeli mesajı verilmiş.

Bana göre dağın fare doğurduğu bir buluşma oldu.

Konuşulanlardan kimseye bahsedilmeyecekmiş, basınaaktarılmayacakmış!

Konu neydi?

Yeni bir Özgür’lükçüAnayasa.

Bu ülkede Anayasa Mahkemesi kararları bile yok sayılıyor.

1 Mayıs'ta sizi Taksim’e bile sokmadılar, hangi özgürlükçüAnayasayı konuştunuz acaba?

Siz sanıyor musunuz ki Tayyip Erdoğan elindeki güçten vazgeçecek?

Boşa beklenti, beyhude çabalar bunlar.

EyyÖzgür Özel!

Bırak ne hali varsa görsün, kendi batırdığı ülkeyi kendisi toplasın ne işin var, koltuk değneği olmaya çalışıyorsun?

Daha dün 1 Mayıs'ta yaşananlar ortada iken ‘merhabalar, hoş bulduk efendim’ demek sana yakıştı mı?

Arkana almışsın rüzgarı gümbür gümbür gelsene.

Bu halk sana iktidarı devirecek muhalefet et diye oy verdi.

Halk sana oy verdiyse, AKP binasında Tayyip Erdoğan'la görüş diye oy vermedi.

Yapman gereken şey bu rejim ile görüşmek değil ülkeyi demokratik bir şekilde erken genel seçime götürmektir.

Bunun için görevin kamuoyu oluşturmak, toplumsal zemini örgütlemek olmalıdır.

Türkiye'nin artık kansere dönmüş olan, halkın ve kamunun kanını emen bu tek adam rejiminden derhal kurtulması gerekiyor.

Belki kısa vadede olumlu bir şeyler oluyormuş gibi hissedeceğiz.

Seçimden önce muhalefete ateş püsküren adam gitti, yerine demokrat ve tarafsız rolü kesen bir Cumhurbaşkanı geldi diye düşüneceğiz.

Yabancıları ikna etmek gibi işe yarar şeyler olacağına şahit olacağız.

Bu buluşma iktidara can suyu olacak.

Ama sonra demokrasi, hak, hukuk, ülkenin geleceği vs. daha da olumsuzluğa sürükleneceğiz.

Tayyip Erdoğan’ın görüşmeleri meşhurdur, kimle bu şekilde görüşme yapsa sonu pek görüşene yaramıyor siyasi ve güç konusunda kaybeden oluyor.

Süleyman Soylu, Numan Kurtulmuş, Devlet Bahçeli, Tuğrul Türkeş, Ertuğrul Günay ve Sinan Oğan bunlardan bazıları.

CHP daha ilk günden AKP’ye benzedi, bu kadar insan açıklama beklerken her şeyi gizli tuttular.

‘Sayın Cumhurbaşkanım’ falan filan diye el pençe duran adamdan bu ülkeye hayır gelmez.

Şu anda dünyanın en yüksek enflasyonuyla, en kötü yönetilen ülkesi olmamız asla tesadüf değil.

AKP’nin ülkeye verdiği zararın ise haddi hesabı yok.

Kimsenin bir şeyin değişmesini istediği falan yok, bunlar bu düzenden gayet memnun devran böyle gitsin istiyorlar.

Bu ülke 22 yıldır gizliden CHP+AKP ittifakı ile yönetiliyordu zaten, şimdi ittifak açıktan yapılacak.

Bize düşen sandıklara koşa koşa gidip ve hatta sahip çıkarak oynanan tiyatroda figüranlık rolünü yerine getirmektir.

AKP’li Cumhurbaşkanının çıkıp CHP'yi ziyaret edeceğim demesine bayıldık ancak ortamı yumuşatma çabaları,

CHP'nin durduk yere AKP’ye yanlaması hiç hayrı alamet değil.

Bu görüşmenin en can alıcı kısmı mesir macunu olmuştur.

İnsanlar günlerdir bugünü bekliyordu.

Emekliler bekliyor, asgari ücretliler bekliyor, hapistekiler bekliyor ama yapılan açıklama sadece çok olumlu geçti oluyor.

Olumlu geçen ne?

Deniz Baykal'ın 22 yıl önce görüşüp kendisinin SiirtMilletvekilliği yolunu açtığını hatırladım.

Siyasal İslamcılara demokratik demokratik yaklaştı ve ülkenin temeline dinamit koydu.

Bunca yaşananlara rağmen siyasal İslamcı zihniyetle müzakere edilmeyeceğini, sadece mücadele edileceğini anlamış değiller.

Siyasal İslam işine geleni işine geldiği gibi kullanma sanatıdır!

Özgür Özel görüşmeden sonra ‘iki partinin genel başkanının yapmış olduğu görüşmede ben kendi düşüncelerimi söyleyebilirim.

Ben büyük dramı anlattım talebimizi ilettim ancak kendisinin değerlendirmesini kamuoyuyla paylaşmam doğru olmaz.’

‘Sayın Erdoğan'a özellikle Tayfun Kahraman'ın Bülent Arınç'la ve kendisiyle yaptığı konuşmayı satır satır hatırlattım ve belgeleri kendisine bıraktım.

Sayın Erdoğan'a şunu sordum, dedim ki, 'Bülent Arınç'la görüştüğünde siz yurtdışındaydınız,

'Cumhurbaşkanı dönmesin, bakanlar istifa etsin, yönetimi bize bırakın' dedilerse,hiçbirini cezaevinden çıkarmayın.

Bu bir darbe girişimidir ama ne demişlerdi?

ağaçları kesmeyin, buraya kışla yapmayın, AKM'yi yapmayın, bir de gaz fişeğini silah gibi kullanmayın'.

Bu talepler son derece masum talepler.’şeklinde açıklama yapmıştır.

Anladığım kadarıyla başka görüşmeler de olacak.

Asıl bundan sonrası önemli.

Bakalım RTE, Özgür Özel’i Anayasa konusunda ikna edebilecek mi?

Umarım CHP dirayetli bir tutum ortaya koyar da AKP’nin değirmenine su taşımaz.

Hatırlayın, dünya liderimiz 31 Mart seçimlerinden sonra ‘biz bitti demeden bitmez!’ demişti.

Henüz bitti demedi, bitti demeyecek de!

Mesir macunu ve fincan takımı dışında önemli bir bilgi sahibi olamadı kimse.

Açıklama nerede?

90 kusur dakika boyunca ne konuştunuz arkadaş?

Bunu bilmek hakkımız değil mi?

CHP'li kaynaklar görüşmenin olumlu geçtiğini ve çözüm konusunda iyimser olduklarını ifade etmişler.

Bak hele sen, bir dolap dönüyor ama hadi hayırlısı.

İnşallah satışlara gelmez ülkenin muhalifi bir kez daha.

Halktan saklanan yeni Anayasanın yürürlüğe girme sürecinde, halkın boş koltuk safsatası ile uyutulduğunu düşünüyorum.

Özgür Özel, Tayyip Erdoğan’ın Anayasaya uygun seçildiğini mi düşünüyor acaba?

Buradan nihai olarak memleketin lehine bir kararın çıkması teknik olarak imkansızdır.

RTE bir şey yapıyorsa, unutma bunu kendi çıkarı için yapıyordur.

Biliyorsunuz ona göre hepimiz çapulcu, hepimiz vatan haini ve dinsiziz.

Bu düşüncelerinin değiştiğini hiç sanmıyorum.

Bence Özgür Özel bu görüşmeyi yapmamalıydı.

Erdoğan her zaman ki Erdoğanhiçbir şey değişmedi, ne umup da gidiyorsun?

Seçmen CHP’ye anayasayı değiştirsin diye oy vermedi, CHP’nin vaadi de anayasa değiştirmek değildi.

Ülkeyi erken seçime götürmek ve 22 yıldır çöken bu karanlığı bertaraf etmektir.

Eğer bir ülkede Cumhurbaşkanı ile muhalefet liderinin görüşmesi bu kadar ilgi görüyorsa, o ülke geri kalmış bir ülkedir.

Son olarak bir Rusatasözü ile bitireyim yazımı,

‘ayıyla dansa kalkarsan dansın ne zaman biteceğine ayı karar verir.’

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal Özcan-05.05.2024

 

 

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.