İKİ İLERİ, BİR GERİ BEKİR’İN YERİ…

              Zaman çok hızlı akıyor. Sular seller gibi… Onlarca yıl geçmiş, daha dün gibi… Temmuz sıcağında, ülkemizin önemli ve iki elin parmağını geçmeyen sayısındaki turizm merkezlerinin birinden diğerine seyir halindeydim. Güneş tepede… Sıcaklık mevsimin ve günün zirvesinde… Marmaris, Muğla derken Yatağan kavşağından Milas Bodrum yoluna döndüm. Yatağan ile Milas ilçelerinin ortasına yakın bir semt. Milas ilçesi sınırlarında. İşletmeler var. Selvi kavak ve çınarları en çok olan işletmede mola için duruyorum. Kesinlikle akan su var burada diyerek. Şaşırmamışım, tahminim tutmuştu. Ön cephesi otopark, arka cephesinde gürül gürül akan bir dere… Hava birden serinlemişti orada. Yerimi buldum diye bir coşku kapladı içimi. Görünüşte bir aile işletmesi, ama yılların deneyim birikimi hemen kendisini hissettiriyor.

              Dere kenarında gölgede kalan bir masa seçiyorum. Hizmete gelenlere burası nere dedim. Abi “Beypınarı” dedi. Bu su beyin pınarından mı geliyor dedim. Evet dedi ve siparişleri aldı. Merakımı yenemiyor, çevreyi araştırıyorum. İlerideki bir büyük ağaçta asılı tabela hemen göze çarpıyor. Sırtında, sırt çantalı bir kaplumbağa resmi, altında “sevgi yolu” yazılı. Yazının altındaki ok işareti biraz ilerideki “ikiz balina” kayalarının olduğu yerden başlayan, “kırmızı_beyaz” çizgili patikanın başlangıcını gösteriyor. İşletmenin bir yarısında kamp çadırları kurulu. Coşku mu, sevinç mi, heyecan mı? Tanımında güçlük çektiğim, içimde doğal bir sıcaklık… Kendi evimden öte rahatlama hissi kapladı beynimi, bedenimi… İçimden coşkulu sesler geliyor… Aç karnımı doyuruyorum. Yemekler leziz, hava serin, sular buz gibi, insanlar güler yüzlü. Kendime geliyorum.

               Bir başka güzelliği de kasaya vardığımda yaşıyorum. Kasada biraz kiloluca ve gülen yüzüyle, hoş olabildiniz mi beyim diyen kişi, işletmenin sahibi. Mutfakta aşçıların başında bir kadın, o da işletmecinin eşi. Hesabı ödemeden, içimden muziplik geçti, hiç yapmadığım bir şakayı yapmak geldi aklıma. Eyvah! Cüzdanımı unutmuşum dedim. İşletmeci canın sağ olsun beyim dedi. Ben, ben uzakta yaşıyorum, bir daha gelemem dedim. Canın sağolsun, her şey para değil, teşekkürün yeter demez mi işletmeci… Yaptığım şakadan utanır gibi oldum. Adam anladı. Bir kahve iç beyim dedi, kahveyi söyledi. O gün bu gündür unutamam. Yolum bir başka istikamete olsa da, yönüm oraya dönük ve arabamın tekerlekleri mutlaka oraya gider.    

              Gelip geçtikçe oraya ait bilgilerim çoğaldı, gelişmelerini de yakından gözlemledim. Coğrafyacı Amasyalı Strabon’un, Milattan Sonra onlu yıllarda anlattığı bölgenin ortasıydı burası. Bugünkü adını ise, Menteşeoğullarına ait beylerin mesire yeri olmasından alıyormuş. Tarihiyle çok zengin bir yer ve doğal güzelliklerle iç içe… “Sevgi Yolu” nu soruyorum. O konuda da bir başka zenginlik buluyorum. Orman içerisine, dağ yürüyüşü için bir patika düzenlemişler. Yemeğe gelenlere isterlerse, işaretli patikada dağ yürüyüşü olanağı sağlamışlar. Patika “Varan Gelmez” yaylasına kadar sürüyor. Yayla, güzelliğinden varanların gelmek istemeyecekleri kadar güzel olmasından almış adını. Bu örnek davranış günlük müşterilerinin yanında dağcılık kulüpleriyle buluşturmuş işletmeyi zamanla. Çevrede; Yatağan’ın Kozağaç Mahallesi, Katrancı Mahallesi, Turgut (Leyne) Mahallelerinden başlayan patikalarda yürüyen dağ yürüyüşçüleri, Aksivri zirvesinden sonra soluğu burada alıyorlarmış. Milas’ın Kayabaşı Mahallesi, Yusufça Mahallesi, Menteş Mahallelerinden başlayan patikalarda yürüyen dağ yürüyüşçüleri, Değirmendere Kanyonu boyunca yürüyerek burada buluyorlarmış kendilerini. Aynı bölgede; adını Kurtuluş savaşı yıllarında Muğla_ Denizli telgraf hattını çektiren valisinden alan Müştakbey belinden başlayarak, Kocadağ boyunca devamla dağ yürüyüşçülerinin yürüdüğü patikanın finalini de orada tamamlıyorlarmış sporcular. Bunlar hangi kulüpler dediğimde ise; Milaslı bir kulüp, Bodrumlu üç kulüp, Aydınlı iki kulüp, Muğlalı iki kulüp, Marmarisli iki kulüp, Denizlili iki kulüp, Didimli bir kulüp, Kuşadalı iki kulüp, İzmirli birçok kulüp ve anımsayamadıkları kulüplerden de özür dileyerek bitiriyor sözünü işletmeci. Öğrendim, Ülkem ve bölge adına hizmet böyle olur diye gurur duydum.

                    İşletmeci, her yıl ülkemizi il- il, bölge- bölge gezerek; diğer işletmelerin yeni uygulamaları ile bölgelere ait yemek kültürlerini incelediğini anlattı. Şaşırdım. Hizmeti arttırma arayışı ile yemek çeşitliliğini zenginleştirme çabasındaymış. Bu arayış ve çabalarını, “Kanlı Kavurma” coğrafi işaretli yemeği ile taçlandırmış. Ayrıca diğer geleneksel yiyecekler ve yemeklerle bir başka güzellik sunuyor, yemek kültürüne zenginlik katıyorlar.

                  Güzellikler karşısında soruyorum, beyim burası nere? Diye. Gülüyor. “ İki ileri, bir geri burası Bekir’in yeri” diyor. Devam ediyor. Tüm bölge burada yayla havası alır, serinler. Ayrıca önemli turizm merkezlerini birbirine bağlayan yol üzeridir. Güzel ve güzelliklerle dolu bir yer. Tüm turist arabaları ve özel araçlarıyla yolculuk yapan yolcuların yemek yeme, dinlenme ve kamp yapma yeri. Burada zemini sürekli ıslak tutuyoruz, yolculukta insanlarda biriken statik elektriği sıfırlıyor ve rahatlamalarını sağlıyoruz diyorlar.

              Sevgi yolu, sevgi kamp alanı ve restoranı; sevgi dolu, hoşgörü ve mizahla zenginleştirilmiş bir işletme. Bir gördüm ayrılamıyorum. Bir görenler de ayrılamıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Kara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.

05

Remzi_tartan@hotmail. - Sevgili kara osman;

Ne hos,sakin sakin akan bir yazı.

Evet yıllardır seni özledik de,hemen yakın olsa;

Cumadan , pazar'a hem özlen giderme ,anlayında güzel bir çevre, hoş görülu olgun bir işletmecinin yönettigi dogayla iç içe kaçamsk tatil coďkusuns kapıtilfım.Eline yüregine daglık.Esenlikli günler.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Mayıs 21:13
04

Şadan Yılmaz - Çok güzel anlatmışsın.Sanki bende anlattıklarını yaşamış oldum.Yüreğine sağlık.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Mayıs 18:22
01

Mustafa Kemal Enginsu - Esnaflık budur işte onun için Dede den toruna işletmecilik helal olsun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Mayıs 12:33