Rüyaların Öldüğü Ada

      Yunan mitolojisinde Gökçeada (İmroz) ile Bozcaada (Tenedos) adaları arasında, denizler, depremler, atlar tanrısı Poseidon’un kanatlı atlarının ahırları olduğu, denizin dibindeki görkemli sarayından çıktığında Poseidon’un denizatlarının çektiği altın arabasıyla denizleri dolaşıp fırtınalar yarattığı anlatılır. Ege ne zaman kabarsa coşsa adalılar Poseidon’un yine atlarıyla dolaştığını, adalılara kızgın olduğunu düşünür. Öyle zamanlarda ada ıssızdır, ana kara ile bağlantı kesilir. İmroz’a gelen gemi demir atamaz, getirdiği yolcuları indirmeden yoluna devam eder. Tekneler limandan ayrılamaz, ada kaderiyle baş başadır. (Sayfa: 106)

                Silifke Halk Kitabevi sahibi yazar arkadaşım Yaşar Öztürk sayesinde tanıştığım yazar Konca Altan, ‘’ Rüyaların Öldüğü Ada’’ adlı kitabını sağ olsun kitabevinde adıma imzaladı. Yukarıda okuduğunuz satırlar bu kitaptan alıntıdır. Gökçeada’yı daha önce gezip gördüğüm ve adalıların yaşam kültürünü bildiğim için kitabı zevkle keyifle okudum. Adanın birçok köyü gözümün önünden film şeridi gibi geldi geçti. Bademli, Dereköy, Kaleköy, Zeytinli ve Uğurlu Köyleri belleğimde yer etmiş, unutmamışım.  Hele Uğurlu Köyü bizim için anılarımızda yer tutmuş, unutulmayacak bir köydür. Çünkü eşim İnci Hanımın köyü Eskihisar, kömür madeni nedeniyle kaldırılınca köylülerin bir kısmı Gökçeada- Uğurlu Köyüne taşındılar ve devlet tarafından iskan ettirilerek buraya yerleştirildiler. Adada bir hafta boyunca Eskihisar’dan tanıdığımız aile dostumuz Halit Abban amcanın misafiri olarak kalmış ve adanın her bir yerini dolaşmış, gezmiştik. Rumlarla dostluk kurup onları daha yakından tanımıştık. Güzel günlerdi. Anılarda kaldı. Gidip görmeyeniniz varsa mutlaka gezin görün derim.

          Yazarımız Konca Altan, adada yaşadığı sekiz yıl boyunca Maria’nın kendi yaşam öyküsünü  anlattığı hayat kesitlerinden notlar almış ve güzel bir kurguyla kitaplaştırmış. Romanı değerli kılan en önemli şey ise gerçek olması. İletişim Yayınlarından basımı yapılan bu eseri mutlaka okuyunuz.  

              Rüyaların Öldüğü Ada, Kuzey Ege’nin şahsiyetli adasının, İmroz-Gökçeada’nın aşağı yukarı yüz yıllık macerasını anlatıyor. Adanın yerlisi bir Rum ailesinin ferdi olan Madam Maria’nın hayatına ve kederine tanıklık ederek, İmroz’dan Mısır’a, İstanbul’a, Atina’ya, Amerika’ya saçılan bir aile, Aşk hikayeleri, ‘’Adalı’’ olmanın, adada yaşamanın ruhu, ormanın, üzümün, şarabın, balığın göz kamaştırıcı bereketi, beri yandan fakirlik ve mahrumiyet, her şeye rağmen dostluğun ve İmrozlu olmanın tadının çıkarıldığı eğlenceler, Adanın sadece adıyla değil nüfusuyla ‘’ Türkleştirilmesi’’, devletler arası gerginliğin gölgesinde, Rumlar’ın büyüyen korkusu ve azalmaları, azalmaları, yine de terk etmeyenler, edemeyenler…

               Konca Altan, yıllarca dostluk edip ömrünün seyrini dinlediği Madam Maria’nın ağzından, hüzünlü bir tarih ve acı tatlı insan hikayeleri anlatıyor. Keyifli okumalar dilerim…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Turgay Mutlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?