Irkçılık insanlık suçudur!

PSG-Başakşehir maçında 4.hakem ırkçı söylemde bulununca saha karıştı.

Başakşehir takımı haklı olarak sahayı terk etti.

Irkçılık denince bizim aklımıza nedense sadece siyahiler gelir.

Her şeyde olduğu gibi bunda bile sorunluyuz.

Sadece siyahiler için değil her tür ırkçılığa karşı olmamız gerekir..

Paris’te gösterdiğimiz tavrı kendi ülkemizdeki takımlara yapılınca neden gösteremiyoruz?

Yaşanan olayların ardından yetkililer tek yumruk olarak futbolda ırkçılığı kınadılar.

Türkiye’de ırkçılık yoktur gibi benzer ifadeler söylenmeye başlandı.

Gençlik ve Spor bakanı ‘ırkçılık insanlık suçudur’ dedi.

Halbuki Türkiye’nin ırkçılık konusunda dosyası epey kabarık.

Fenerbahçeli Emre Belözoğlu 2012 yılında,

Trabzonspor’un Fildişi Sahil’li oyuncusu Didier Zokora’ya maç sırasında ırkçı hakarette bulunmuştu.

Mahkeme Emre hakkında iki ay 15 gün hapis cezası ve beş yıl denetimli serbestlik kararı açıklamıştı.

Emre, ırkçılık nedeniyle ceza alan ilk futbolcu olmuştu.

Amedspor ve Amedspor taraftarları da ırkçılığa farklı şekillerde maruz kalıyor.

Yardımcı antrenörü Webo’ya yapılan ırkçılık söyleminde Başakşehir sahadan çekildi.

Aynı Başakşehir ile Amedspor arasında 2016’da oynanan maçta,

‘Çocuklar ölmesin maça da gelsin’ tezahüratları yapan 32 Amedspor taraftarı hakkında dava açılmıştı.

Taraftarlar bir yıl sonra davadan beraat etti.

Ancak o günden beri Amedspor taraftarlarının, güvenliklerinin sağlanamaması gerekçe gösterilerek,

deplasman maçlarına gitmelerine izin verilmiyor.

Diyarbakırspor her sahaya çıktığında  ‘PKK dışarı’ diye bağıranlara ne demeli?

Diyarbakırspor, 2009’da Bursaspor deplasmanında ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’,

ve ‘Mehmetçiğiz, Türk’üz’ pankartlarıyla karşılanmıştı.

Diyarbakırspor başkanı buna isyan etmişti.

Biz ne Uganda takımıyız, ne Ermeni, bize neden bunları yapıyorlar?’ demişti.

Ya Kürt futbolcu Deniz Naki’nin başına gelenlere ne demeli?

Gençlerbirliği’nde forma giydiği dönemde Ankara Bahçelievler’de,

‘Kürt Alevi Naki sen misin lan Naki?’ diyen üç kişi tarafından saldırıya uğramıştı.

2017’de ise Mersin İdman Yurdu maçında sahaya giren rakip taraftarlar tarafından fiziksel saldırıya uğradı.

Federasyon, sosyal medya paylaşımı nedeniyle DenizNaki’ye ülke futbol tarihinin en büyük cezasını vererek,

oyuncuyu futboldan men etti.

Deniz Naki bu olaydan sonra futbolu bırakmak zorunda kaldı.

Trabzonspor taraftarları 2008’de dönemin Merkez Hakem Kurulu Başkanı Oğuz Sarvan’ı protesto etmek için,

‘Ermeni Oğuz’a Trabzon’da soykırım’ tezahüratları yapmıştı.

Fenerbahçe’de forma giyen İsrailli oyuncu Haim Revivo’ya karşı,

‘Hitler, seni daha iyi anlıyorum’ sloganları atılmıştı.

Biraz eskilere götüreyim sizi, belki hatırlayanınız vardır.

1976 Eurovision şarkı yarışmasında sıra Yunanlı sanatçıya gelince TRT yayını kesip,

‘memleketim’ şarkısını yayınlamaya başlamıştı.

Hakemin ırkçılık söylemi nedeniyle hakemi eleştirenlerin neredeyse tamamının,

ırkçılık yapma potansiyeli taşıdığını düşünüyorum.

Türkiye Webo’ya yapılan ırkçı saldırıya sahip çıktı, çıkmalıdır da.

Yukarıda saydıklarım sadece futbolun içinde yaşanan ırkçılık, ayrımcılık.

Her yıl Güneydoğudan Karadeniz’e ekmek parası kazanmaya gelen,

fındık toplamaya gelen tarım işçileri bölge halkı tarafından PKK gerekçe gösterilerek tartaklanıyor.

Kürt tarım işçileri tekbirci güruh tarafından linç ediliyorlar.

Vali megafonu eline alıp ‘sevgili vatandaşlarım bugün berat kandili,

yeter artık hadi şimdi evinize gidin bu mübarek geceyi idrak edin!’

diyerek yatıştırdı..

Bu ırkçılık, ayrımcılık değil mi?

Nedir ırkçılık?

Kendi ırkını öteki ırklardan üstün sayma ve siyasal tutumunu buna dayandırma eğilimidir.

İnsanların toplumsal özelliklerini ırksal özelliklerine indirgeyen,

ve bir ırkın öteki ırklara üstün olduğunu öne süren öğretidir.

Hiçbir insan başka bir insanı dilinden, dininden, mezhebinden, derisinin renginden,

ırkından dolayı küçümseyemez, aşağılayamaz, hakaret edemez, ona kötü davranamaz!

İnsanlar tarih boyunca her zaman ırk adı altında olmasa da belli sınıflamalarla kendilerini farklılaştırmıştır.

Yıl olmuş 2020 insanlık hala nelerle uğraşıyor. bir arpa boyu ilerleme yok.

Türkiye’de ırkçılığın niteliği değişti.

Yani her türlü farkı, dışlanmaya dönüştüren, ırk gibi muamele yapan bir ayrımcılık var.

Cinsiyet temelli, dini ve etnik temelli bir ayrımcılık var.

Irkçılık yapmak yasak ama var ve hem de daha gizli, daha dolaylı, daha sinsi bir şekilde yapılıyor.

Üstü örtülü olarak aşağılanmaya, bütün farkları tıpkı biyolojik bir ten rengi farkı varmış gibi ayrımcılık biçimleri var.

İnsan canlılar arasındaki en garip varlık.

Doğadaki canlılardan beklenen üç şey var.

Beslen, hayatta kal ve üre..

Ama bunlar insanoğluna yetmiyor.

İnsan bir türlü doymak bilmiyor.

Dünya üzerinde insandan başka karnı doyunca arıza çıkaran canlı göremezsiniz.

Dünya üzerinde insan dışındaki hiç bir canlı kendi hemcinsine ırkçılık yapmaz

Irkçılık aslında yabancı düşmanlığıdır.

İnsanlar tanımadıklarına karşı ırkçı oluyor, birbirini tanısa sever zaten.

Bu yüzden dikkat ederseniz kozmopolit yaşanan yerlerde ırkçılık az iken,

tek tipli yaşanan yerde ırkçılık daha yüksektir.

Yaşanan coğrafya da ırkçılığı arttırmaktadır.

Bu ülkede genel kanı ırkçılık deyince siyah ve beyaz akla gelir.

Kimse Ermeni, Yahudi, İsrail vs. aklına getirmez.

Çünkü bizim için o ırkçılık değildir milliyetçilik ve dinciliktir.

Genel olarak biz Afrikalıları karşı ırkçılık yapmayız, aksine severiz onları.

Bu tavrımızda dinin etkisi büyüktür.

Irkçılık bizim ülkemizde iç politika malzemesidir.

İmamoğlu'na Pontus denilerek ne amaçlanmıştı acaba.

‘İsrail dölü’ diye bağırarak tekme tokat girişeceği madenci kovalamak ne demektir?

‘Kılıçdaroğlu, sen kendin Alevi olabilirsin.

Bundan da çekinme, korkma, bunu da rahat rahat söyle’

demenin kime ne faydası var?

Kapısına çarpı işareti koyduğunuz, sırf Alevi olduğu için Çorum’da, Maraş’ta katlettiğiniz,

Sivas’ta diri diri yaktığınız dahil mi ırkçılığa karşı geldiğiniz insanlığınıza?

Irkçılık faşizmin olmazsa olmazıdır.

Çok genel tanımıyla, kişinin içerisinde bulunduğu grubun üstünlüğünü tartışılmaz olarak empoze etmeye çalışılmasıdır..

Başkalarına hayat hakkı tanımayan türden bir milliyetçilik anlayışı ‘şovenizm’ olarak adlandırılmıştır.

Şovenizmin anlamı milliyetçiliğin üst mertebesi fanatiklik boyutudur.

Sosyolojik açıdan toplumsal gruplarda sıkça görülür.

İş yerinde, askerlikte, yurtta kendi hemşerileriyle hareket edip diğerlerini dışlama sıkça karşılaşılan durumdur.

Bizimolancılık!.

Şovenizmin sağcısı, solcusu, orta yolcusu yok.

En devrimciyim, en hümanistim diyen insanlarda bile var bu hastalık.

Muğla’da Pınar Gültekin’i vahşice katledip, sonra da varilde yakan katil için,

basında ve sosyal medyada günlerce Muğlalı olup olmadığı tartışıldı.

Ailesi 40 yıl önce Muğla’ya yerleşmiş, esnaf olmuş,

ama Allahtan henüz Muğlalı olamamış mış!

Bir rahatladık, bir rahatladık ki sormayın!

Daha önce söylediğim gibi şovenizm kozmopolit şehirlerde değil,

kapalı kutu yerli halkın yoğunlukta olduğu yerlerde kendini gösterir.

Sürekli yerli-yabancı ayrımı körüklenir.

Her türlü ayrımcılık ve ötekileştirme ırkçılıktır.

Emperyalizmin böl-parçala-yönet taktiğine hizmet eder.

Irkçılığı, şovenizmi, her türlü ayrımcılığı kınayan sözde demokratlar,

aynayı öncelikle kendilerine tutmalıdırlar.

Başkalarının kendilerine yaptıkları üstünlük ırkçılıksa,

kendilerinin başkalarına yaptıkları üstünlük kurma anlayışı da aynıdır.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-18/12/2020

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?