Lafla peynir gemisi yürümez!

Kılıçdaroğlu bütçe görüşmelerinde muhteşem bir konuşma yaptı.

O ne konuşmaydı öyle be!

Kılıçdaroğlu nasıl bombaladı, yine AKP’ye sağlı sollu çaktı valla.

Hızını alamayıp Cumhurbaşkanı adayı bile olabilirim dedi.

‘Olup olmayacağımı ne biliyorsunuz?’ dedi.

Hah işte şöyle!

Ana muhalefet partisi genel başkanı, Cumhurbaşkanlığına aday olmayacaksa ne işi var o partinin başında?

CHP’li seçmen oy verdiği partinin genel başkanının ülkeyi yönetmeye layık olmadığını mı düşünüyor?

Partisini doğru dürüst yönetebiliyor mu ki ülkeyi yönetsin?

Yerel seçimler öncesi atamayla belirlediği adaylar yüzünden parti dağılma noktasına geldi.

Sosyal demokrat bir parti kendi parti tabanının tercihine kulak vermek zorundadır.

‘Ceketimi asarım, sandıktan çıkarım’ devri bitti.

Bal yapmazları, selamsız-sabahsızları, seçmenin evine gitmeye erinen kibir abidelerini,

kendi ikbalini partinin önünde gören ketum insanları aday yaparsanız sandığa gömerler adamı.

Tabanın sesine kulak vermezseniz Yatağan gibi bir ilçede 48 yıllık CHP iktidarını yerle bir edersiniz.

Hadi bir daha geri al, alabiliyor musunuz bakalım?

Muğla Büyükşehir Belediye başkanlığını ramak kala kazanırsınız.

Rakip aday bağımsız değil de, herhangi bir parti bayrağı altında seçime girmiş olsaydı, görürdünüz kimin kazanacağını.

Muğla ve ilçelerinde tulum çıkarırken, üstünlüğü Cumhur ittifakına kaptırdınız.

Ondan sonra HDP’nin şartsız aday çıkarmadığı gerçeğini göz ardı ederek,

bileğinizin gücüyle seçim kazandığınızı filan zannediyorsunuz.

Parti içi oligarşik yapı sadece Muğla’ya has bir yapılanma değil,

CHP’nin kazanma şansı olduğu tüm il ve ilçelerde bu parti oligarkların elinde.

Kazanılamayacaksa zaten ilçe başkanı aday adayı bile bulamıyorsun.

Örgütlenme aşağıdan yukarıya doğru değil, yukarıdan aşağıya doğru, emir komuta içerisinde oluyor.

Siz delegeyi seçiyorsunuz, delege de sizi seçiyor.

Bunun adına siyasi literatürde ‘kazandır beni, kazandırayım seni’ daha doğrusu ‘saadet zinciri’ deniyor.

Türkiye’de sistem değişti, partili Cumhurbaşkanlığı ayağına tek adam yönetimine geçildi,

CHP parlamenter sistemin entrikalarından bir türlü kendisini kurtaramadı.

Hadi yarın aday gösterdiği biri seçimi kazandı diyelim,

Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olmaktan başka görevi ne olacak?

Cumhurbaşkanı yardımcısı mı olacak?

Cumhurbaşkanına şunu yap, bunu yapma şeklinde talimatlar mı verecek?

Veya Cumhurbaşkanının talimatlarını mecliste yerine mi getirecek?

Seçilen Cumhurbaşkanı CHP’nin başına geçmeyecek mi?

Sevindiğim noktaAbdullah Gül’den vazgeçildi herhalde.

Kılıçdaroğlu'nun aday olabilirim açıklamasının arka planında dönen ne türden plan ve pazarlıklar var bilmiyorum.

Bildiğim Deniz Baykal’ı milletvekili yapan zihniyet, Kılıçdaroğlu’nu pekala aday yapabilir.

Anadolu’da söylenen bir deyim vardır, o geldi aklıma.

‘Lafla peynir gemisi yürümez’ derler.

Eskiden Edirneli Aksi Yusuf adında bir peynir tüccarı varmış.

Madrabaz ve cimri birisi olup Trakya’dan getirttiği peynirleri İstanbul’da satar,

artanını da gemiyle İzmir’e gönderirmiş.

Geminin taşıma ücretini vermemek için kaptanları yalanlarıyla oyalar kandırırmış.

‘Hele peynirler sağ salim varsın’ istediğiniz parayı fazla fazla veririm,’ diye kaptanlara vaatlerde bulunurmuş.

Birkaç kez tüccara aldanan gemi kaptanlarından birisi, yine İzmir’e doğru yola çıkmak üzereyken diklenmiş:

-Efendi tayfalarıma para ödeyeceğim. Geminin kalkması için masraflarım var.

Ücreti peşin ödemezsen Sarayburnu’nu bile dönmem.

Aksi Yusuf

her zamanki gibi,

-Hele peynirler salimen İzmir’e varsın… demeye başlar başlamaz gemici:

-Efendi lafla peynir gemisi yürümez. Buna kömür lazım, yağ lazım… Aksi Yusuf parayı zoraki ödemiş.

O gün akşama kadar şu bir tek cümleyi sayıklayıp durmuş:

Lafla peynir gemisi yürümez.

Böylece bu deyim günümüze kadar ulaşmıştır.

Kılıçdaroğlu

’da mesai savar gibi Salı şovlarında elde ettiği tecrübeyle lafla gemiyi yürütmeye çalışıyor.

Siyaset gemisi Kılıçdaroğlu’na verdiği kadar hiç kimseye şans vermedi.

9 seçim kaybedip hala koltuğunda oturabilen ana muhalefet lideri konumunda.

Nasıl bir koltuk hırsı varmış arkadaş bu insanlarda?

9 seçim kaybetmiş bir partinin liderine, inadına destek veren seçmenlere ne demeli?

Teşbihte hata olmaz ama Albert Einstein bu konuda,

‘Aynı şeyleri deneyip, farklı sonuçlar beklemek geri zekalılıktır’ demiştir.

Ülkemizde bir umutsuzluk hakimse, pastadaki en büyük pay Kılıçdaroğlu’nundur.

Beceremeyeni göndermediğimiz, yalan söyleyenden ve sözünü tutmayandan

hesap sormadığımız sürece burnumuzu pislikten kurtaramayız.

Cumhurbaşkanı adayı olacağına inanmıyorum.

Bütçe görüşmelerindeki eleştirilerine karşılık,

AKP milletvekillerinin olayı bilerek yaptıkları manüplasyonun gazına geldi.

Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri konuşulmadı, aday olacak mı, olmayacak mı o tartışılıyor.

Aday olması fiyasko olur.

Madem aday olacaktı önceki seçimde olsaydı ya.

Tıpış tıpış gidin ‘ekmek için Ekmeleddin’e oy verin!’ gibi bir garabete düşmezdi en azından.

Benim tahminim önümüzdeki seçimlere kadar ülke öyle bir hale gelecek ki,

Millet ittifakı kimi aday gösterirse göstersin kesin seçilecek.

Buna rağmen Kılıçdaroğlu aday olmayacaktır, onun aday olmak gibi bir derdi olduğunu sanmıyorum.

11 yıldır oturduğu ceylan derisi koltuğundan kalkmasın yeter.

Milleti gene tıpış tıpış oy kullanmaya gönderir mi bilemiyorum ama,

şuan AKP ve MHP 'li yöneticiler çılgınlar gibi Kılıçdaroğlu'nun aday olmasını istiyor,

ve bu yönde bir algı yaratmaya çalışıyorlar.

Bıraksan halaya duracaklar.

Yarın gerçekten aday olsa Aleviydi, Kürttü, aday olmasa korktu kaçtı diye cart curt ederler.

AKP’li Bülent Turan,  ‘Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı olursa ben de olurum!’ demiş.

Tayyip Erdoğan karşısında aday olacak olması pek hayra alamet değil.

Tesadüfen söylenmiş bir söz değildir.

Aklı sıra Kılıçdaroğlu'nu kışkırtıp aday yaparak Tayyip Erdoğan'ın kazanmasını sağlayabileceğini düşünüyor.

Bir dönem daha Tayyip Erdoğan iktidarının en garanti yolu Kılıçdaroğlu'nun adaylığıdır.

CHP seçmeni bile onlar kadar sevinmiyor.

Seçmenin yarısı gitsin diye gözünün içine bakıyor.

Cumhur ittifakına oy veren seçmenin veya kararsızların Kılıçdaroğlu’na oy verme ihtimali yok denecek kadar az.

CHP'li seçmenlerin bile tamam diyemediği bir durumda,

o zaman demezler mi bu adam niye sizin başınızda?

Millet ittifakının yarısı Ekrem İmamoğlu’nu diğer yarısı da Mansur Yavaş’ı parlatıyor.

Daha önceki seçimlerde yazmıştım, tekrar ediyorum.

Şunu kafamıza sokalım artık seçim iki turlu ve çatı adayı olacaksa ikinci turda olmalı.

İlk tur da kim aday olmak istiyorsa olsun sorun yok, nasıl olsa ilk iki aday yarışa devam edecek.

Muhalefet olan herkes eğer samimi ise ikinci turda birleşir.

Çatı aday dayatması yapan samimi değildir.

Kılıçdaroğlu’nun aday olması tarihi bir hata olur.

Ama Kılıçdaroğlu dürüst, hesabı kitabı kuvvetli, kul hakkı yemez, bilgili, üstelik diplomalı tamam da,

liderlik farklı bir şey, tek başına diploma, dürüstlük, bilgi ve birikim yeterli değil.

Öyle olsaydı zehir gibi kafası çalışan nice bilim insanı lider olur ülkelerini yönetirdi.

Hepsi de diploması bile olmayan liderlerin önünde selam duruyorlar.

Hatta Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı olamaz, bu kadar net.

Çünkü aday olması için CHP genel başkanlığından istifa etmesi gerekiyor, onu göze alamaz.

Kürsü heyecanıyla bir anlık ifadeydi o.

CHP’liler bunu anlamıyorlarsa AKP’ye çalışıyorlar demektir.

Bütün Türkiye, Kılıçdaroğlu'nun Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluklarından bahsettiği konuşmasını dinledi.

1 saatlik konuşmadan cımbızlanan lafını yani aday olup olmayacağını tartışıyoruz.

Bir türlü bu ülkenin gerçeklerini konuşamıyoruz.

AKP’li algıcılara malzeme vermemeyi öğrendiğiniz gün konuşuruz bu gerçekleri.

‘At izi it izine karıştı’ diyerek istifa eden Berat Albayrak’ın istifası,

yandaş medya tarafından 24 saat yayınlanamadı,

yayınladıklarını sildiler, adeta üç maymunu oynadılar.

Tüm anketlere göre Cumhur ittifakının oyu taş çatlasa yüzde 46 civarında çıkıyor,

geriye yaklaşık yüzde 54 civarında bir oy potansiyeli kalıyor.

İkinci tura gidildiğinde stratejik hata yapılırsa seçim altın tepsine Tayyip Erdoğan’a verilir.

HDP seçimi boykot ederse ve AKP’den kopan yeni partilerin seçmenlerinin oyunu alamazsa sıkıntılı.

Haftada bir gün kürsüye vura vura konuşmakla olmaz bu işler.

Yani ‘Lafla peynir gemisi yürümez!’

Buna kömür lazım, yağ lazım, gerekirse fiili durum yaratmak lazım!

Ankara

’dan İstanbul’a tersine değil, tüm yurttan Ankara’ya yürümek lazım.

Emekten, emekçiden yana politikalar üretmek lazım.

Tek adam rejimini kaldırıp parlamenter sisteme geçeceğiz diyenler,

önce kendi tek adamlık egolarını ortadan kaldırmalıdırlar.

Sayın Kılıçdaroğlu yıllardır CHP genel başkanlığı yapıp,

ilk defa dişe dokunur bir konuşma yapmışsın umarım bunun gazına gelmezsin.

Şu anda ülke bu durumda ise CHP'nin payı AKP'den az daha değil.

Sistemi yeterince zorladınız ama olmuyor işte.

Olmuyorsa gereğini yapın, milletin enerjisini boşa harcamayın artık!

Süreç bizi Tayyip Erdoğan karşısında kim aday olursa olsun kazanacak duruma getirecek,

ancak Kılıçdaroğlu aday olursa yine kazanamaz, benden söylemesi!

Çünkü sırf  Kılıçdaroğlu’ndan kurtulmak için bile,

Tayyip Erdoğan’a oy verecek partili sayısı az değil.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-08/12/2020

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?