KURU EKMEK

Ana muhalefet milletvekili meclis kürsüsünden bağırıyor.

‘Millet aç, aç, midesine kuru ekmek giriyor!’

AKP milletvekili ise ona karşılık veriyor, ‘o zaman aç değiller!’

Bizim ekmeğimiz kuru, onların tuzu.

Bunu söyleyen vekil mecliste oturacak ve kuru ekmeği layık gördüğü halkının sırtından,

asgari ücretin tam 10 katından fazla maaşı cebine indirecek.

Bu ülkede siyaset böyle bir şey işte.

‘Milletimize hizmetkar olmaya geldik' diye gelenler.

18 yılda kuru ekmeğe muhtaç ettikleri milletle dalga geçecek noktaya geldiler!

Bu milleti kuru ekmeğe muhtaç ettik diye utanacağı yerde, pişkince laf atıyor.

Üç gün önce de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler bakanımız,

‘Türkiye'de yoksulluk sorun olmaktan kalktı!’ demişti.

Geçin bakalım milletle dalganızı.

Resmen güç zehirlenmesi yaşıyorlar.

Bu devran bir gün dönse bile bize bir şey olmaz diye düşünüyorlar.

Soma’da işçiye tekme atanları, ‘yoksulluk kalktı’ diyenleri,

kuru ekmek yiyorlarsa ‘o zaman aç değiller’ diyenleri unutursak kanımız kurusun!

Topyekun zihinlerimizde algı oluşturma operasyonu yapılıyor.

Dünyayı yönettiğimiz, sürekli komplolara uğradığımız,

işgal edildiğimiz veya edileceğimiz algısıyla bilincimizi ele geçirdiler.

Oy ver cihana hükmedelim illüzyonu, algısı bozuk, lider kültüne tapan insanları büyülüyor.

Ulvi bir amaç uğruna her ne şartla olursa olsun iktidarı desteklemek kutsal bir görev sayılıyor.

Bunlar halkın önüne çıkıp da alenen hakaret etseler de gene iktidar oluyorlar.

Seçim kaybetmek gibi bir dertleri de olmayınca şımarık bir kibir sardı etraflarını.

Bu halk, nasıl oluyor da bunca aşağılanmaya, yok sayılmaya rağmen AKP’ye oy veriyor?

Halk tepki vermiyor, çünkü iktidarın gücünden nasıl faydalanacağını düşünüyor.

Faydalanma sırasının kendisine gelmesini bekliyor.

Hala Aşık Mahzuni Şerif'in ‘Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana!’ dediği yerdeyiz.

Dünya liderimiz ‘Eyy CeHaPe!’,

‘Bay Kemal SSK’yı batırdı!’ dese,

biraz da din, iman sosuna batırsa biz bu zokayı gene yeriz.

Mazallah başka parti gelirse camilerde içki içilir, ahır filan yaparlar.

AKP’den önce  araba yoktu, buzdolabı yoktu,

namaz kılınmıyor, oruç tutulmuyor, kurban kesilmiyordu.

Ve hatta mağaralarda yaşıyor daha Müslüman bile olamamıştık.

Karınlarına ekmek giriyorsa o zaman aç değiller ne demek?

Lafa bak, kuru ekmek yiyorsak tokmuşuz.

Bu şu anlama geliyor, fazla konuşmayın o kuru ekmeğe bile muhtaç ederiz.

Kafamıza atılan keyif çayı da tesadüf değilmiş meğer.

Ekmek kuru kuru gitmez diye düşünülmüş.

Çay dedim de,

Bu zalim yönetim, bu aziz millete bir bardak çayla bir simidi bile layık görmüyor!’

diye bas bas bağırarak iktidara gelenler,

bugün bu aziz millete kuru ekmeğe layık görüyorlar.

Bu milletin yediği narkozun etkisinden bir an önce kurtulması lazım.

Din, iman, vatan, millet, Sakarya edebiyatı ile malı götüren götürene.

Ancak böyle bir seçmen kitlesine, böyle rest çekip meydan okuyabilirler.

Bize şükretmeyi öğrettiler, çünkü kendileri daha çok zengin olsunlar diye,

lüks yaşamlarına devam etsinler diye.

Milletçe, millete küfreden Mehmet Cengiz benzeri patronlara çalışıyoruz!

Üçüncü uçağını almış, hem de protesto ettiğimiz Fransa’dan.

Gıkını çıkaran var mı?

Kendileri bal kaymak yerken, ejder meyveli kokteyl içerlerken,

halka kuru ekmeği reva görüyorlar.

AKP iktidarının milletten ne kadar koptuğuna dair en iyi örneklerden biridir bu.

Halktan ne kadar uzaklaşsa uzaklaşsınlar onları halk çıkardı gene halk indirecek!

Milletin vekili, millete kuru ekmeği çok görüyor.

Uzaya bayrak dikeceğiz!

Diğer ülkelere yardım yapıyoruz!

Dünya bizi daha çok kıskanacak!

Bu vekilin maaşını kesin, onun yerine günde 1 ekmek verin bakalım açlığını giderebilecek mi?

Bir tarafta 3-5 yerden maaş alanlar, bir tarafta kuru ekmekle karnını doyurmaya çalışanlar.

Uçurum gözle görülür, elle tutulur hale geldi.

Bir yanda sırça saraylar diğer yanda kerpiç evler, gece kondular.

1789 yılında Fransa Kraliçesi, ekmek bulamayan halkın taleplerine,

'Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!'

şeklinde karşılık vermişti.

Sonrasında Fransız Devrim’i patlak verdi.

Fransız halkı, o dönem, gerçekten de kuru ekmeğe muhtaç durumdaydı.

Fransız Devrimi'nin hem Fransız halkı, hem de tüm Avrupa,

ve devamında bütün insanlığa saymakla bitmeyecek faydaları dokundu.

Her şer’de bir hayır vardır demişler.

Nereden cesaret alıyorlar?

‘Eve ekmek götüremiyoruz’

diyen esnafa,

‘bu bana biraz abartılı geldi’ diyerek çay fırlatan liderlerinden alıyorlar.

Bundan sonra mitinglerde çayla birlikte kuru ekmek fırlatırlarsa hiç şaşırmayın.

Kuru ekmeği millete layık görenler insanlığını unutmuş vicdansızlardır.

Artık oturduğu koltuğun ona ne gibi sorumluluk verdiğini bilmeyen,

sadece devletin imkanlarını kullanıp milletle alay eden vekiller var.

Kuru ekmek yiyen insanlar o ekmeğini bölüşebilecek kadar cömerttir,

ama sizler dünyaları yiyip doymuyor bir de üstüne üstlük,

hiç utanmadan, sıkılmadan insanlarla dalga geçiyorsunuz.

Şahin Tin’in kendini savunması da evlere şenlikti.

Özür dilemesi gerekirken, cep telefonuna muhtemelen gönderilen metni okuyarak,

sözlerim çarpıtıldı ‘bizi bilen bilir’ diyor.

Evet biz sizi iyi biliyoruz.

18 yıl önce Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar’ı ortadan kaldıracağız diye geldiniz,

hepsi katlanarak arttı, dünyada ilk sıralardayız.

Yarın bu vekilin seçim bölgesinde sandık kurulsa, kesin olarak tekrar milletvekili seçilir.

Burada sorun tek başına iktidar partisinde değil tabi,

vatandaş muhalefet partilerini de iktidar alternatifi olarak görmüyor.

Muhalefet politik kabızlık yaşıyor, kısırdöngülerle günü kurtarıyor.

Koltuk sevdalısı oligarşik bir güruh çöreklenmiş durumda.

3 yıl, 5 yıl değil tam 18 yıldır iktidar değişmedi ve tek başlarına yönetiyorlar ülkeyi.

Bundan da hiç gocunmuyorlar, zerre rahatsızlık duymuyorlar.

Oturdukları yerden AKP’ye oy verenleri suçluyorlar.

Rejim yani sistem değişirken, ülkenin ekseni kayarken muhalefet seyrediyordu.

Sözde fikri hür, vicdanı hür insanlar olacaktık, ümmete evrildik farkında bile değiller.

Muhalefet çok başarısız olduğundan, iktidar başarılıymış gibi görünüyor.

Samimi olarak söylüyorum muhalefetin iktidara gelmek gibi bir niyeti yok.

Olsaydı en kolayı kuru ekmeğe muhtaç olanların oylarını alırlardı.

AKP’nin yarattığı suni gündemlerin mezesi olmaktan başka politikaları da yok.

Tek amaçları mevcudu muhafaza ederek, Salı şovlarında boy göstermek.

Tribünden muasır medeniyet hayalleri kurmak.

Bu arada iktidardan bir şeyi öğrendiler.

Kılıçdaroğlu’na helal olsun mecliste amma da konuştu ha,

grup toplantısında esti gürledi diyen şakşakçı trollerle kendi tabanını konsolide etmeyi.

Daha önce de yazmıştım CHP’nin, AKP’lileşmeden iktidara gelme şansını kaçırdı.

Muhalif kesimin gazını alan, tepkiyi sönümlendiren emniyet supabı rolündeler.

Darbeci, anarşist, terörist diyecekler diye korkudan halkın tepkisini dahi örgütlemekten acizler.

Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler diyen Fransız kraliçesi ile,

milletin midesine sadece kuru ekmek giriyor denilince,

‘o zaman aç değiller’ diyebilen zihniyet arasında bir fark yoktur.

Yoksullukla dalga geçenleri, tarih ve insanlık affetmez..

Böyle küstahça söylenen sözlerin Fransız Devrim’ini tetiklediğini düşünürsek,

demek ki şafağa en yakın noktadayız.

Halk arasında söylenen bir söz vardır.

Merdi kıpti şecaat arzederken sirkatin söyler.

Yani çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söylermiş.

Ülkeyi yönetenler de her gün yeni bir skandala imza atıyorlar.

Gün geçmiyor ki bilinçaltındakileri kusmasınlar.

Nasıl olsa halkımız da ‘çalıyorlar ama çalışıyorlar’ diyebilecek kadar kulak memesi kıvamında.

Şair Ahmed Arif’ in şiirinden bir alıntıyla bitireyim yazımı..

Bunlar,

Engerekler ve çıyanlardır,

Bunlar,

Aşımıza, ekmeğimize

Göz koyanlardır,

Tanı bunları,

Tanı da büyü...

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-16/12/2020

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?