DEVRİK AĞIZLI ÇANAKLAR

Sendikaların pankartlarında, dövizlerinde şöyle yazar,

‘Asgari Ücret Köleliktir, Kölelik Düzenine Son!’

Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama bu yazı kesinlikle tesadüf değil?

Hatta köleler bugün asgari ücretle çalışanlardan daha şanslıydılar.

Asgari ücretin geçmişini bir araştırayım dedim.

Elde ettiğim bilgiler çok ilginçti.

Taa  MÖ 3500’lü yıllara dayanıyordu.

O yıllarda işçi ve kölelerin yevmiyeleri çan biçimli devrik ağızlı çanaklarla ölçülüyormuş.

Asgari ücretin tarihi devrik ağızlı çanaklar kadar eskidir.

Hani şu arkeolojik kazılarda gözümüze çarpan ama çok önemsemediğimiz eğri büğrü çukur çanaklar.

Meğer arkeolojik kazıların insanlığa en büyük hediyesinin bu çanaklar olduğunu öğrendim.

Bir nevi asgari ücret tespit komisyonluğu yapmış.

Devrik ağızlı çanaklar Mezopotamyalı tüccarlar vasıtasıyla,

Anadolu içlerine kadar uzanan geniş bir alanda, birbirine çok yakın hacimlerde ulaşmış.

Böylelikle işçi ve kölelere verilen tayın payları, standart hacimler haline getirilmiş.

Tapınaklarda çok sayıda ele geçen bu çanaklar,

tapınak ekonomisi kapsamında çalışan insanlara günlük ya da öğünlük besinlerinin standart ölçülerde verildiğinin bir göstergesidir.

İşte bu uygulama modern asgari ücretin atasıdır.

Kölelerin de, askerlerin de günlük yemek ihtiyacı bir standarda bağlanmış ve gelir gider hesaplarının tespitinde kullanılmış.

Asgari ücreti devrik ağızlı çanaklar belirlemiş.

Bu uygulamayı en başarılı şekilde Roma İmparatorluğu yapmış.

Roma’da asker çok, köle çok, tapınak ve o tapınaklarda çalışan Rahip, hizmetkar çok.

Kölelerin, üretimdeki iş gücü, bilek gücü ile çalışmasının etkisi olmuştur.

Çünkü ekonomi bugün olduğu gibi kölelerin omuzlarında yükseliyordu..

Her ne kadar yasalar önünde hakları olmasa da hayatta kalmaları gerekiyordu.

Kendileri yaşadıkları gibi kendilerinden sonra gelecek köleleri de yetiştirmeleri gerekiyordu.

Köleler kuşkusuz, antik çağın ve elbette sonrasının da en önemli iş gücüydü.

Asgari ücretin hesaplanması ise basitti.

Bir öğünlük yemek ihtiyacı, günlük öğün miktarı ile çarpılıyordu.

Ortaya çıkan sonuç köle sayısına ve daha sonra yılla çarpılarak bulunuyordu.

Böylelikle bir tapınağın, ya da soylu birinin villasının yıllık erzak gideri de ortaya çıkardı.

Devrik ağızlı çanaklara bugün başta Şanlıurfa müzesi olmak üzere,

ön Asya'da yer alan pek çok kazı alanında ve müzede rastlamak mümkün.

Bu da bize, bu uygulamanın Mezopotamya kökenli olduğunu göstermektedir.

Tarihin ilk büyük devletlerinin ve asker, köle gücünün bu bölgede var olmuş olması da bu tezi doğrular nitelikte.

Modern asgari ücret kavramının atası kabul edilen devrik ağızlı çanaklar,

geçmişte kimlere yemek kabı ya da günlük ihtiyaç malzemesi olarak hizmet ettiğini bilmiyorum.

Ancak bilinen bir şey var ki, o da devrik ağızlı çanakların,

ekonomistler ve modern kavramların kökenlerini araştıranlar için, üzerinde önemle durması gereken bir buluntu olduğudur.

İşte asgari ücret uygulamasının özet hikayesi bu şekilde.

En temelinde kölelik düzeninin devam etmesi yatmaktadır.

Kölelerin karınlarının doyurulması ve kölelik düzeninin devam etmesidir.

Asgari ücretli işçiliğin de dünyanın çoğu yerinde 'modern kölelik' tabiriyle anılması da tesadüf değil.

Asgari ücretli, modern köledir.

Devrik çanaklar aslında karın tokluğunun altında çalışılmasının önüne geçen bir uygulama.

Köleleri karın tokluğuna çalıştıran bir ücrettir.

Asgari ücret dünyada ilk kez 1890 yılında Avustralya ve Yeni Zelanda’da resmen başlatılan bir uygulama.

Bunun sonrasında ise 1900’lü yılların başında Avrupa’ya, oradan da tüm dünyaya yayıldı.

1928 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) asgari ücret belirleme yöntemleri ile uluslararası bir ölçüt getirildi.

Ülkemiz ise bu sözleşmeyi 1973 yılında imzaladı, 1974 yılında da onayladı.

Türkiye’de, asgari ücretin belirlenmesiyle ilgili ilk uygulama, 1969 yılında 26 ilde yapıldı.

Daha sonraki dönemde bu illerin sayısı artırıldı.

1973 yılında da bazı illerde tarım işçileri için asgari ücret uygulamasına gidildi.

Siyasi iktidar patronlarla el ele vermiş bu ücreti belirliyor.

Artık ellerinde devrik ağızlı çanak filan yok.

Simit ve çay hesapları yapıyorlar.

Günde 3 simit, 3 çay parasının hesabını yapıp öyle belirliyorlar.

O da maalesef açlık sınırının altında bir ücret oluyor.

Hiç değilse köleler tüketecekleri kadar erzak alabiliyorlardı.

MÖ 3500 yılındaki köleler en azından aç kalmıyorlardı.

Modern köle olan bizler onlardan daha aç ve sefil bir durumdayız.

Geleneksel asgari ücret pazarlıkları başlıyor.

Ben bu satırları yazarken 2021'de uygulanacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında,

‘Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ ilk toplantısını bugün internet ortamında online olarak gerçekleştirilecek.

Sendika başkanı gene mikrofonu açık unutmasa bari.

Hatta asgari ücret talebinin ölçüsünü devrik ağızlı çanakla yapsa daha adil olurdu.

İşçi, işveren ve hükümet tarafını temsilen yetkililer kıran kırana pazarlıklarla 1 yıl boyunca uygulanacak asgari ücreti belirleyecek.

Her ne kadar taraflar görüş bildirse de yine de son kararı siyasi iktidar verecek.

Bu ücret neden bu kadar büyütülüyor?

Çünkü Türkiye’de çalışanların yüzde 43’ü asgari ücret alıyor.

Sayı yukarıda anlattığım köleci sistemlerdeki köle sayısı kadar.

Türkiye’ye en yakın Slovenya var,  o da yüzde 19’la 2’nci sırada.

Slovenya ile aramızda dağlar var.

Bir ülkede asgari ücretten daha önemli bir şey varsa o da asgari ücretle çalışan sayısı.

Ülkemizde 4 kişiden biri işsiz ve iş bulup çalışan şanslıların da yarısı asgari ücretli.

TÜİK verilerine göre sigortalı çalışan sayısı 28 milyon civarında olduğuna göre 10 milyonun üzerinde asgari ücretli var.

Bu oran 2003 yılında yüzde 26, 2020 yılında yüzde 43’e çıktı ve her yıl artış gösteriyor.

Geleceğimizi kurmaya çalıştığımız Avrupa’da ise bu oran yüzde 7.

Bizi kıskanan Almanya'da sadece yüzde 1.8.

Biz de bu oran en fazla yüzde 10-15 civarında olması gerekiyorken neredeyse çalışanın yarısı asgari ücretli..

Asgari ücret ülkenin ortalama ücreti oldu.

Gelelim ücretin kendisine.

2019 Ocak ayında dolar 5.27 liraydı, asgari ücret 437 dolar yapıyordu.

437 dolar şuan 3 bin 455 lira yapıyor.

Asgari ücrete zam filan yapılmasın, 2019 Ocak ayında aldığımız 437 doları verin bu iş huzur içinde çözülsün.

Altın bazında hesaplasak bile bugün 3 bin 850 lira ediyor.

Ucuz işçiliğin vatanı olarak lanse edilen Çin’de bile asgari ücret 330 dolar.

Türkiye,  Çin’in bile ruhuna Fatiha okutmuş durumda.

Asıl sorun asgari ücreti belirleyenlerde.

Hiçbiri ömürleri boyunca bir gün dahi asgari ücretle işçilik yapmış insanlar değil.

Yokluk bilen kişiler değil, bu komisyondan emekçi yararına karar çıkacağını inanmıyorum..

İktidar öncelikle kolaycılığı bırakıp vergiyi adam gibi toplasın ve asgari ücretten vergiyi kaldırsın.

Türk-İş'in ‘Kasım ayı açlık ve yoksulluk sınırı’ araştırmasına göre,

4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 8 bin 198 lira, yani asgari ücretin 3.5 katı olarak belirlendi.

Yoksulluk sınırı bu şekilde belirleniyor ama asgari ücret çay ve simit hesabı.

Antik çağda bazı yerlerde kölelerin yasam standartları bugünkü dar gelirli vatandaşların üzerindeydi.

Halk yoksulluğa mahkum edilirken Cumhurbaşkanı'nın maaşına 3 asgari ücret tutarında zam yapılabiliyor. |

Teklife göre ise 2021 yılı itibariyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın maaşına 88 bin TL olacak.

Maaş işin sadece vitrini bu maaşa benzemez ne harcamalar yapılıyor.

Ev kirası yok, çarşı pazar masrafı yok, elektrik, doğalgaz gideri yok.

2021 CB lığı Bütçesi ise yüzde 28,1 artırılarak 4 milyar lira oluyor!

Tayyip Erdoğan, ‘Asgari ücreti beyefendiler beğenmiyor, göreve geldiğimizde asgari ücret 184 liraydı. Eline diline dursun!’ diyerek asgari ücretlilere çemkirmişti.

Sandıkta değişen bir şey olmamıştı.

Bakalım asgari ücret, işçi-memur maaşları, emekli maaşları da yüzde 28,1 artacak mı?

Sadece ismi milletvekili olan kişinin maaşı 25 bin lira, emekli milletvekilinin maaşı ise 15 bin lira..

Açlık sınırının altındaki rakamın belirleneceği görüşmeler bugün saat 14:00' de başlıyor.

Bunun bir tek çözümü var.

Ya asgari ücreti asgari ücret alanlar belirlesin,

Ya da asgari ücreti belirleyenlerin maaşı asgari ücrete indirilsin!

Asgari ücretli işçiliğin dünyanın çoğu yerinde 'modern kölelik' tabiriyle anılması tesadüf değil.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-04/12/2020

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?