‘ÇALIŞIN AMA GEZMEYİN’

Bakanlar kurulu toplantısından sonra alınan tedbir kararlarını Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan açıkladı.

Biz de millet olarak merakla ekranlara kilitlendik.

Hafta sonu tam gün, hafta içi sadece gece yarısı kısıtlama var.

Tedarik, imalat, lojistik, sağlık, tarım ve üretim zinciri hariç tabi.

İşçi sınıfına bir şey olmaz, onlar çalışmaya devam etsinler!

Bir türlü sokağa çıkmak yasak diyemediler.

Ekonomik kaygılarla sadece kısıtlama getiriyorlar..

Açıkladığı ekonomik anlamda bir tedbir paketi gibiydi.

Sağlık için tedbirlerin gelmesi çok güzel ama tedbirlerin sonuna,

sosyal bir devletin gerekliliği olan halkın ihtiyaçlarını karşılama konusunda maalesef bir tedbir yok.

Umarım peşi sıra bir hibe paketi de geliyordur.

Gece yarısı sokağa çıkma yasağı fikri kimin aklına geldiyse süper olmuş.

Zaten virüs hafta içi gece yarısı sokaklarda sürtenler yüzünden bu kadar yayılıyordu.

Korona, yarasadan çıktığı için gece yarısı sokaklarda kol geziyor, gün ağarırken ortadan kayboluyor.

Bu soğukta, hele de mekanlar kapalıyken bir tek 21/05 saatleri arasını yasaklamak çözüm mü?

Kış gelmiş, hafta içi virüs yayılacaksa zaten 05/21 saatleri arasında pekala yayılabilir.

Kısıtlamayı neden saat 20:00’den 21:00’e çektiler acaba?

Yatsı namazı ile bir alakası var mı onu bilemiyorum?

Hafta sonu tam gün kısıtlamayı anladık da, hafta içi gece yarısı kime ne faydası olacak?

Gün boyu işine toplu taşıma ile gitmek zorunda olanlar, işyerlerinde, fabrikalarda iç içe çalışmakta bir mahsur yok.

Bir gecede vaka sayısında Avrupa’da 1’nci sıraya çıktık.

Bunda dünya sağlık örgütünün vaka sayısına göre ülkelere yardım edeceğini ihtimali etkili olmuş mudur?

Dünya liderimiz yasakları, pardon kısıtlamaları sıraladıktan sonra hazır millet ekrana kilitlenmişken,

Cumhurbaşkanlığı modundan, birden AKP Genel Başkanı moduna geçiverdi.

Şu pandemi açıklaması bitse de CeHaPe’ye sallasam telaşını adeta hissediyorsun.

Tedbir, kısıtlama derken muhalefete çemkirmeye başladı.

Pes doğrusu!

Böyle bir günde bari siyaset yapmasaydın olmaz mıydı?

Kısıtlamaları merak ettiğim için açtım iki dakika sonra motivasyonum yerle bir oldu, müthiş gerildim!

Bu kadar hayati konudan bile nerelere götürdü mevzuyu.

İnsanlar salgından, hastalıktan, fakirlikten, çaresizlikten kırılıyor,

o ise muhalefeti linç etme derdinde.

Eyy CeHaPe’nin başındaki zat!

CeHaPe’li vekil TSK’ya hakaret etti, o vekili kapının önüne koymazsan ben biliyorum ne yapacağımı.

‘Benim Silahlı Kuvvetlerim’ dedi ama Tank palet fabrikasını Katar’a satıp, satmadığını söylemedi.

CeHaPe ezana, bayrağa, bilmem neye karşıymış.

Ülkenin Cumhurbaşkanı resmen nefret ediyor muhalefetten.

CeHaPe derken kaşları çatılıyor adeta gözlerindeki nefreti görüyorsun,

ama ‘paranın rengi, dini yoktur, para paradır’ derken pek bir mülayimleşti.

Tüm konuşmasının özetiydi buydu aslında.

‘Paranın rengi, dini yoktur. Para paradır’

Dolar yakanları düşündüm, onları ararken gözlerim,

Sayıştay’ın, Ovit tüneli inşaatında millete söven Cengiz İnşaata 19 bin 500 liralık iş için 17 milyon lira ödendiğini,

bir köprünün ayağının da 2.95 metre kısa yapıldığını tespit ettiğini okudum.

Bol bol darbeci, vesayetçi, gayri millici, tek parti dönemi hikayeleri dinledik.

Öğretmene hakaret edeni bu millet affetmezmiş!

Sanki 3600 ek göstergeyi seçim öncesi vereceğini söyleyip de vermeyeni affedecekmiş gibi.

CeHaPe’ ye saldırmak için yaptığı açıklamaların arasına korona tedbirleri koymuş.

Eline geçen ilk fırsatta hemen vatan, ezan, bayrak, Rabia edebiyatı yapmasaydı hatırım kalırdı.

Bi ara ‘Eyyy CeHaPe koronayı da siz çıkardınız, ülkeye de siz getirdiniz’ diyecek diye korktum..

Gene de yabancı yatırımcı gelmemesinin sebebinin CeHaPe olduğunu öğrenmiş olduk.

Geziyi hala unutmamış.

Virüs bahanesiyle partili Cumhurbaşkanı 1 saat boyunca tüm kanallarda Cumhuriyet tarihin en büyük mitingini yaptı.

Hazır baktı bu konuşmayı çok kişi dinliyor, alakalı alakasız her şeyi anlattı.

CeHaPe’nin böyle bir miting yapma şansı var mı, yok?

CeHaPe kendini kapatsa inanın konuşacak konu bulamayacak.

En keyif aldığım bölüm faşizmden, demokrasiden, özgürlükten bahsettiği bölümdü!

Katar

güzellemeleri müthişti, ballandıra ballandıra anlattı.

‘Bay Kemal bunu öğren, bunu bil, bu sana lazım!’

Açılışlara devam edecekmiş, opera açılışı yapılacakmış ama sosyal mesafeli..

Milletimden bir şey istiyorum dedi, aha şimdi iban isteyecek dedim,

camları açın, sakın ha nargile içmeyin, sigara içmeyin filan dedi rahatladım.

Balkona çıkıp 13 yıldır içmediğim sigarayı içesim geldi ama babam geldi aklıma içmedim.

Elinden tutan mı var reis, tütün ekimini, sigara üretimini yasakla olsun bitsin!

Aralarda Arapça bir şeyler söyledi ama ben anlamadım.

Kısıtlama açıklamaları beklerken, her türlü duygu ve durum geçişlerine maruz kaldık.

Pandemi’ye karşı samimi, akılcı, herkesi kucaklayan ve çözüm odaklı bir yaklaşım gerekiyor.

Herkese her şey yasak ama çalışmak yasak değil.

İşçi sınıfı çalışmaya devam edecek, virüsle savaşıyormuşuz gibi yapacağız artık.

Arkadaş iki hafta kapat ülkeyi, bak virüs mirüs kalıyor mu?

Sahi hangi vaka sayısını veya ölen sayısını gördüğümüzde tam kapatmaya gideceğiz, onu da çok merak ediyorum.

Kapatmayı yapmak maliyetli iş, sağlam bütçe lazım o yüzden zor.

Para yok, kasa boş!

Çünkü bu süre içerisinde tüm çalışanlar ücretli izine çıkarılır, işsizlere gelir desteği verilir,

işletmesini zorunlu olarak kapatan esnafa kira desteği verilir,

elektrik, su doğalgaz, internet faturaları bu sürede devlet tarafından karşılanır,

her öğrenciye ücretsiz tablet ve ücretsiz internet hizmeti sağlanır,

tüm halk ücretsiz sağlık hizmetinden yararlanır, ücretsiz test yaptırabilir.

Nerede öyle sosyal devlet?

Değerli dostlar bu ülkenin sorunu ekonomi filan değil, her türlü zorluğun altından kalktık, gene kalkarız.

Ekonomiden, parasızlıktan daha elzem sorunlarımız var bizim.

Aidiyet duygumuzu yitirdik, ülkenin bir yarısı bu geminin sahibi, diğer yarısı gemiyi batırmaya çalışan bozguncular.

İktidar el değiştirince bu sefer bozguncular sahibi olacak, diğerlerine bozguncu diyecek.

Asıl sorun halkın iliklerine kadar ekilen nefret tohumları, ötekileştirme, bilinçaltının törpülenmesi, sinir uçlarının basılmasıdır.

Daha birkaç gün önce demokrasi, reform, Avrupa hikayelerinden sonra bugünkü konuşmaya bakın!

Bence hazır milleti ekrana kitlemişken önce CeHaPe’ye olan kinini ve nefretini kusup,

daha sonra tedbirleri açıklasaydı daha etkili olurdu.

Kısıtlamaları açıkladıktan sonra CeHaPe bölümünde millet kanal değiştirdi.

Önce AKP Genel Başkanı gibi sonra Cumhurbaşkanı gibi konuşsa reytingi daha yüksek olurdu.

2 dakika salgından bahsedip, 30 dakika boyunca bu ülkenin en büyük muhalefet partisini ve seçmelerini adeta azarladı.

Salgın bahane, propaganda şahane.

Biz halk olarak sağlığımızın derdine düşmüşüz, onlar saltanatın.

Buna son çırpınışlar mı denir, can havli mi denir bilemiyorum?

Konuşmasının sonunda ‘bize lazım olan tek şey, hep beraber birlik ve beraberlik’ dedi.

Nerde kaldı senin esip gürlemen?

Ülkenin yaklaşık yüzde 50'sini her türlü sallayacaksın,

sonra da ihtiyacımız olan tek şey birlik beraberlik diyeceksin.

Ayrıştır ayrıştır, birleştir.

Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminin, daha doğrusu tek adam düzeninin ne kadar zararlı olduğunu zamanla öğreneceğiz.

Ancak bu işin sonu gerçekten iyi değil.

Mızrak çuvala sığmıyor, salgın kontrol edilemiyor.

Halkı, şu ahval ve şerait içinde bakamıyorsunuz ya yazıklar olsun size!

Salgının artış gösterdiği yerlere baktığımızda işçilerin yoğun yaşadığı bölgeler.

İşçilerin canı pahasına çalışmak zorunda bırakıldığı kısıtlamalar belirlemişler..

Bana sorarsanız aslında toplumsal dönüşümü yani devrimi hızlandırıyor liderimiz.

Dünya liderimizin bütün açıklamalar şu cümlede özetlenebilir.

‘Çalışın ama gezmeyin’

Allah yar ve yardımcımız olsun!

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-01/12/2020

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?