HIZLA YAŞLANAN ÇOCUKLUKLARI DURDURMAYA

                     Geçenlerde, sokakta, dedesiyle gezen beş yaşlarındaki bir çocuğa rast geldim.  Merhaba, nasılsın dedim.

                     Ağzındaki lolipopu hızlıca çıkartıp, “ heeeyyt det! “ filan gibi bir savma nidası fırlattı üzerime.

                     Adını sordum, kötü kötü baktı. Kamyon sever misin?  Dedim. ( Çok sever dedi dedesi) Başını salladı desem yalan olur.

                      Sonra “ çüüüüüşşşş!” diye bağırarak, sağ elini dayak yersin gibilerden salladı. Dedesiyle anneannesine bunlar hiç tuhaf gelmedi, ben şaştım. Üzüldüm…  Neden beş yaşlarında böyle tümceler, bu jestlerle dökülür ağzından? Neden saldırganlaşsın yabancılara?

                      Şimdi yargılamak istemem, çünkü hakkında hiçbir şey bilmiyorum, ama haşin bir yerde büyüyordu. Evime yürürken onun minikliğini düşündüm. Büyükmüş gibi yapıyordu. Çocukluğu hızla yaşlanıyordu. Her ev yuva değildi. Aklıma yıllar önce Milas şehir parkında gördüğüm, o baba oğul geldi.

                     Milas şehir parkında kızımı sallıyordum. Bir adam geldi çocuğuyla. Adamın çantadan büyük bavuldan küçük, ama kesinlikle bir parkta tuhaf duracak büyüklükte deri bir çantası vardı. Ne iş yapıyor acaba sorduran ağır bir çanta.

                     Çocuk deliler gibi bağırmaya başladı. Öbür salıncak boş olmasına ve bizimkinin tıpatıp aynısı olmasına rağmen, ille de bizimkinde sallanmak istiyordu. Adam onu, “ bana bak!” diye havaya kaldırdı, tam bir tokat atacaktı ki, beni gördü. Vazgeçti.

                    Çocuk deliler gibi kendini yerlere atıyordu. Biz o salıncaktan öbürüne geçince de, bu sefer bizimkini istiyordu tekrar. Sonra fark ettim. O salıncağı değil, salıncakta yaşanan duyguları istiyordu.

                     Bir babanın, onu sevgi dolu bir bıkkınlıkla sallamasını. İsyanı o duyguya duyduğu özlemdi. Ona dönüp “sen şu şarkıyı biliyor musun peki?” diye bir çocuk şarkısı söylemeye başladım. Pencereme kuş kondu konulu bir şarkı.  Bu parka gelmeyi neden çok sevdiğimizi anlattım. Sakinleşti.

                     Çocuk olmaya gereksinimi var gibiydi. Çocukluğu hızla yaşlanıyordu.

                      Sokakta rastladığım çocukla, Milas Şehir Parkı’ndaki çocuğun evinde belli ki, küfür kıyamet, dayak olağandı.

                      Evinde ebeveynlerinden baskın birisinin ( baba veya anne) gölgesi yaşıyordu. Diğeri boynunu eğmişti. Baskın olanlar gölgeleriyle her yeri kaplamalıydılar, diğerleri ise boyun eğecekti zaten.

                      Gelecekteki hallerini düşündüm. Sevgili hallerini, koca hallerini, anne hallerini, arkadaş hallerini…  Nasıl bu ilişki örgüsünü tekrar edeceklerini.

                      Çok şey bilmiyorum, karanlıkta herkes kadar görmeye çalışıyorum. Bazı şeyleri sezgiden biliyorum. Sezgi öyle bir kızdır ki yalan söylemez.

                       Sezgim şu; hayatın ilk yılları çok mühim. Çünkü o vakit , “ilişki “ örmeyi öğreniyorsun, örgü örmeyi öğrenenler gibi. Annen baban başlıyor anlatmaya, iki ters bir düz. Bak ipi alıyorsun buradan dolayıp, hop buradan atlayıp, buraya geçiriyorsun gibi. Nasıl her yiğidin bir yoğurt yiyişi varsa, her evin de bir ilişki örüşü var. İşte o örülen ilişki yeleği, bir giyiliyor, bir daha da üzerimizden çıkmıyor. Aşkla, işle, eşle, dostla, çocukla ilişkide onu giydiriyoruz. Ne yapalım, biz de garibim, başka bir şey bilmiyoruz ki.

                      Kimse, o muhteşem ışıklı yeleği örmedi evet, ama yine de, sıcak tutanı var bunun. Yakarı ettim, o ikisi ve daha nicesi yollarında, sevgi dolu becerikli bir elin başarısıyla yandaki salıncakta sallansınlar.

                      TAZELENSİN ÇOCUKLUKLARI…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Kara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.

01

Hamdi Avci - Bu güzel paylaşım için çok teşekkür ederim bazı grupların ve dostlarımla paylaştım iyiki emekli oldun sayende çok güzel yazılar okuyacağız kalemine sağlık takipteyim.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 04 Ocak 19:14
02

Osman Kara - @Hamdi Avci 01 nolu yoruma cevabı: Teşekkür ederim üstadım, sizin mütevaziliğiniz. Bu hoşgörü çok ağır sorumluluk yüklüyor. Taşımaya çalışacağım. Sevgiler ve sağlıklı günler dilerim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Ocak 10:52


Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?