SİLOPİLİ TAYBET ANA

Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği 2019 Yılı ‘ Medya Oscar Ödülleri’ Töreni vardı.

Dünya liderimiz sarayda yapılan törende konuştu.

Diyarbakır Anneleri’nden bahsetti.

500 gündür evlat nöbeti tutan bu cesur anneleri şahsı, eşi ve milleti adına saygıyla selamladı.

‘Ciğerparesine sarılmak isteyen bir ana yüreğini hiçbir tehdit kurtaramaz.

Çocuklarını kurtarmak için çırpınan anaların önüne hiçbir set vurulamaz.’

‘Lafta özgürlükçüler evlatları dağa kaçırılmış annelere sahip çıkmadılar’ dedi.

Vay efendim Diyarbakır Anneleri’ne destek olmadınız?

Nedir Diyarbakır Anneleri’nin hikayesi?

22 Ağustos 2019 tarihinde Diyarbakır’da 70 yaşındaki Hacire Akar,

21 yaşındaki oğlu Mehmet Akar’ın dağa kaçırıldığı iddiasıyla Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne giderek kayıp müracaatında bulundu.

Müracaatın hemen ardından nedense doğrudan HDP Diyarbakır il binasının önüne gitti.

Hacire Akar, oğlunun parti binasına girdikten sonra bir daha çıkmadığını ve buradan dağa kaçırıldığını iddia etti.

Binanın önünde oturma eylemi başlattı.

Ertesi gün dağa kaçırıldığı iddia edilen oğlu, hakkındaki iddiaların yalan olduğunu,

ailesi tarafından zorla evlendirilmek istenmesi üzerine evden kaçtığını söyledi.

Bunun üzerine anne eylemini sonlandırdı.

Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hacire Akar’la telefonda görüntülü görüştü.

Diyarbakır'da dağa kaçırıldığı iddia edilen Mehmet Akar, ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı.

3 eylül günü Hacire Akar'ın kendi eylemini bitirmeden önce yaptığı çağrı üzerine,

çocuklarının dağa kaçırıldığını iddia eden dört aile HDP il başkanlığı önünde oturma eylemi yapmaya başladı.

AKP iktidarı eylemi destekleyen ziyaretler ve açıklamalar yaptılar.

Adalet bakanı Kürtçe ‘edi bese’ yani ‘artık yeter’ diyen annelerin yanında yer alacaklarını söyledi.

Dünya lideri ‘Diyarbakır'da analar, evlatlarını bölücü örgütün elinden kurtarmak için destansı bir mücadele veriyor’ dedi.

İYİ Parti genel başkanı Meral Akşener ‘o annelerin feryadının çözüm adresi bir partinin kapısı değil, devletin kapısıdır’ dedi.

Çözümün adresi olarak devleti yönetenlerin kapısını gösterdi.

Diyarbakır Anneleri kaçan veya kaçırılan çocuklarını HDP’nin değil,

18 yıldır devleti yöneten AKP’nin, MHP’nin ve onların valiliklerinin, savcılıklarının, emniyetinin önünde aramalıdır demek istedi.

Dünya lideri daha önce ‘ Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır’ demişti.

Diyarbakır Anneleri’nin çocukları onun mesuliyeti altında değil mi?

Şimdi düşünün bu anneler oturma eylemini AKP İl binası önünde yapabilirler miydi?

Diyarbakır AKP İl binasının bulunduğu mahalleye bile sokmazlar adamı.

Yüzlerce toma, binlerce çevikle, biber gazı ve plastik mermilerle süpürürlerdi.

Haziran ayında yerlere göklere koyamadıkları 15 Temmuz Gazilerine ne yaptıklarını gördük.

Toplanan paraların dağıtılması için, AKP Genel merkezi önünde eylem yaptılar, 2 Gazi yaralandı, onlarca Gazi gözaltına alındı.

Temel Karamollaoğlu ise ‘Cumartesi annelerine kulaklarınızı kapattınız.

Şimdi HDP önünde bekleyen anneleri her gün televizyonlardan indirmiyorsunuz’ dedi.

800 küsur haftadır Cumartesi Anneleri’nin sesini duymayan,

çocuklarını arayan annelere yıllarca bekledikleri Galatasaray Meydanı'nı yasaklayan,

onları bir sokağa hapseden, yerlerde sürükleyen, toma’nın tazyikli suyu, çevik kuvvet’in copu, kalkanı altında ezen devlet,

bugün Diyarbakır Anneleri üzerinden empati yapıyor.

Cezaevlerinde açlık grevine, ölüm orucuna başlayan çocuklarının ölmesini engellemek için,

sesini duyurmaya çalışan anneleri itip, kakarak, polis postallarının altına alarak dağıttılar.

Çocuklarına yani ciğerparelerine sarılmak isteyen, onların kokusunu özleyen anneler üzerinden polemik yapılıyor.

Ama 57 yaşındaki Taybet Ana’nın yürek burkan hikayesinden hiç bahsetmezler.

Dünya lideri Cumartesi Anneleri için taksime giden,

ancak Diyarbakır annelerinin yanına gitmeyenlere ‘iki yüzlüler’ dedi.

Devlet bugüne kadar feryatlarına kulaklarını tıkadığı,

her türlü zulmü yaptığı anaların acılarını başka analarla yarıştırıyor.

Bakın size bir ana hikayesi anlatacağım.

Adı Taybet İnan.

Taybet Ana Silopi’de yaşıyor, 57 yaşında ve 11 çocuğu var.

Silopi’de sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti.

Sığındığı yerden yolun karşısındaki evine gitmek isterken keskin nişancılar tarafından vuruldu.

Eşi Halit İnan haberi alır almaz kardeşi Yusuf’la fırladı dışarı ama evlerinin kapısına çıktıkları anda Yusuf’u da vurdu keskin nişancılar.

Halit yaralı eşini sokağın ortasından alabilmek için evden aldığı ipi düğüm yapıp attı Taybet Ana’ya.

Tam çekmek üzereydi ki elinde bir uyuşma hissetti.

Keskin nişancılar onu da elinden vurmuştu.

155’i arayıp ambulans istedi, ‘beyaz bayrak alıp dışarı çıkın!’ dediler.

Tam üç kez hamle yaptılar beyaz bayrakla, üçünde de üzerlerine kurşun yağdı, evlerine kaçmak zorunda kaldılar.

Gerçi beyaz bayrak sallayabilselerdi bile yakınlardan geçen ambulans olmadı.

Tam yedi gün sokağın ortasında yaralı olarak yattı Taybet Ana.

Eşi ve çocukları da ulaşamadıkları bedenini korumak için 24 saat nöbetteydiler.

Oğlu ‘Annem tam tamına yedi gün sokakta kaldı.

Hiçbirimiz uyuyamadık köpekler gelir, kuşlar konar diye.

O orada yattı, biz 150 metre ilerisinde öldük.’ dedi.

 Sadece bu sözü söyleyen insanın yerine koyun kendinizi, sadece bir defa bunları yaşayanın siz olduğunu düşünün..

7 gün kara kışın soğuğunda, sokağın ortasında kaldı Taybet Ana’nın bedeni.

Bu sürecin ne kadarını yaralı olarak geçirdi, ne zaman yaşamını yitirdi bilinmiyor.

Sokağa çıkma yasağının olduğu bir günde Taybet Ana’yı öldüren kurşunların kime ait olduğu bulunamadı.

Cansız bedeni ancak yedi gün sonra alındı sokaktan, 23 gün sonra defnedilebildi cenazesi.

Eşi Halit’in ve dokuz çocuğunun cenaze törenine katılmalarına izin verilmedi.

93 yılında patlayan bir mayın sonucu Taybet Ana 2 küçük çocuğunu kaybetmişti.

Oğlunun ‘biz sevgi nedir hiç dile getirmezdik, ama bir sarılması vardı dünyaya değerdi’ sözü karşısında sadece yutkunduk.

Diyarbakır Anneleri gibi sarılırdı ciğerparelerine.

Bu anlattıklarım işgal altındaki Gazze’de değil, bizim ülkemizde yaşandı.

Taybet Ana, Müslüman bir ülkede vücudunda 10 kurşunla, sokakta 7 gün 7 gece yerde kaldı.

Her bir ananın yüreğinde ve ruhunda sayısız yaşanmışlık vardır, hakikat vardır!

Taybet Ana’nın vurulduğu tarih 19 Aralık 2015

Ne çok acılar sığdırdık bu kara güne.

Maraş’ta saldırganlar kapıya dayandıklarında ‘Çocuklarıma yapacakları kötülüklere dayanamam.

Onlara bu fırsatı verme, beni sen öldür!’ diye eşine yalvaran annenin çığlığı yükseldi bu kara günde.

Hayata dönüş adını verdikleri, cezaevinde devletin korumasındaki 32 mahkum yaşamını yitirdi bu kara günde..

Ya Berkin Elvan’ın annesinin çektiği acılar…

Dünya liderimiz Gaziantep mitinginde 15 yaşındaki Berkin Elvan’a terörist dedi,

ekmek almaya gittiğine dair belge istedi.

Oradaki kalabalık Gülsüm Ana’ya yuh çekmeye başlayınca engellemedi.

'Polise talimatı kim verdi?’ diyorlar. Ben verdim, evet ben verdim’ ifadelerini ise bilmeyen yoktur.

Anaların acıları üzerinden siyaset yaparak, acıları yarıştırır hale geldik.

Cennet anaların ayakları altında değil miydi?

Cumartesi anneleri, Diyarbakır anneleri, Silopili Taybet Ana ve Gülsüm Elvan..

Roboski’de, Suruç’ta, Ankara garında katledilen çocukların anaları..

Muhalefete sürekli neden Diyarbakır Annelerine sahip çıkılmadığı sorulmakta,

onları ziyaret etmeyi düşünüyor musunuz sorularıyla taciz ediliyorlar.

Peki Diyarbakır anneleri annelik duygularıyla ciğerparelerine sarılmak için bekliyorlar da,

800 haftadır Taksim'de evlatlarını bekleyen Cumartesi Anneleri anne değil mi?

Taybet Ana, Gülsüm Elvan Anne değil mi?

Tolstoy’un dediği gibi, ‘Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan, İNSANSIN.’

Tüm anaların acılarını yüreğimizde hissettiğimiz oranda insanız.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-13/01/ 2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?