DEMOKRASİ VE DEMAGOJİ

Sokrates için felsefenin babasıdır derler.

Yalınayak dolaşan antik Yunan filozofuydu.

MÖ 469 - MÖ 399 tarihlerinde arasında Atina’da yaşamıştır.

Yani günümüzden 2 bin 500 yıl önce yaşamış.

'Atina uyuşuk bir at ben de onu uyandırmaya, canlandırmaya çalışan bir at sineğiyim’ demiştir.

Sokrates'in bir grup Atinalı tarafından şehir tanrılarına inanmayışı,

dinsizlik ve gençlerin ahlakını bozduğu gerekçesiyle ‘500'ler Meclisi’ kararıyla 70 yaşında ölüme mahkum edildi.

281 kişi idam edilmesi, 220 kişi ise idam edilmemesi yönünde oy kullanmıştır.

Sokrates, 30 oy daha almış olsa serbest kalacağını söylemiştir.

Yazılı bir tek eseri yoktur, kendisi ile ilgili öğrencilerinin yazdıklarından öğreniyoruz.

Sokrates idam cezasına çarptırıldığında zindana onu ziyarete gelen eşi,

‘seni haksız yere idam ediyorlar’ der.

Sokrates de onun gerçek bir filozof olmasında en büyük paya sahip hayat arkadaşına bakarak,

‘ne yani haklı oldukları için idam etseler daha mı iyiydi?’ diye karşılık verir.

Özür dileyerek affını isteyebilirdi ama istemedi.

Sokrates, baldıran zehrini kendi isteğiyle içerek hayatına son vermiştir.

Yunanlılar Sokrates'i idam ettikten kısa bir süre sonra hatalarının farkına varır,

ee Sokrates'in dev bir heykelini dikerek ondan özür dilerler.

‘Kesinlikle evlen! karın iyiyse mutlu, kötüyse filozof olursun’ sözünün sahibidir.

Antik Yunan demokrasinin anavatanı sayılır.

Bir gün Sokrates yine taleberiyle sohbet ederken bir talebesi demokrasi üzerine bir soru sorar.

--‘Eğer demokrasi çoğunluğun kararını kabul etmekse, adil olan da bu değil midir?

Mesela yüz kişinin oy kullandığı bir yerde, elli bir kişinin kararına mı uymak daha adil ve doğru olur,

yoksa kırk dokuz kişinin kararına uymak mı?

Hem çok mümkündür ki, daha çok insanın daha az insandan yanılma ihtimali daha azdır.

Şu halde sizin demokrasiye karşı çıkmanız doğru olmadığı gibi haklı da sayılmaz.’

Sokrates bu soru üzerine her zaman olduğu gibi soru cevap yöntemini kullanarak o talebeye önce sorar:

--‘Bize söyler misin, bilge olmak mı daha zordur, yoksa cahil olmak mı daha zordur?’

Talebe:

--‘Elbette ve hiç şüphesiz bilge olmak daha zordur.

Bilge olmak için çok okumak araştırmak ve yorulmak gerekirken,

cahil olmak için bir şey yapmaya gerek yoktur.’

Sokrates:

--‘Peki o halde bize yine söyler misin toplumlarda cahil insanların sayısı mı çok olur,

yoksa bilge insanların sayısı mı çok olur?

Talebe:

--‘Elbette ve hiç şüphesiz cahil insanların sayısı fazla olur.’

Sokrates:

--Peki bize yine söyler misin, bir gemide yüz yolcu bulunsa,

geminin nerde nasıl hangi yönde yelken açması gerektiğini kaptan mı daha iyi bilir, yoksa o yüz yolcu mu?’

Talebe:

--‘Eğer yolcular içinde denizcilik bilgisi olan yoksa pek tabi en iyi bilen kaptandir.’

Sokrates:

--‘Peki o halde diyebilir miyiz ki herkes her konuda karar veremez .

Herkes bildiği yerde konuşmalı, her iş ehline verilmeli..’

Talebe:

--‘Pek tabi olması gereken budur.’

Sokrates:

--‘Peki o halde, bize yine söyler misin, kimin hangi konuda bilgili olup olmadığını bilmeden,

sadece çoğunluk oldukları için kararlarını doğru bulmak adil ve doğru olabilir mi ?

Hem sen de kabul ettin ki, bir toplumda cahillerin sayısı bilgelerden hep daha çok olur.’

Yani Sokrates, toplumu bir gemiye benzetir.

Sokrates'in bahsetmeye çalıştığı şey, seçimlerde oy kullanmanın bir bilgi-birikim işi olduğudur.

Sokrates'e göre oy kullanmak, rastgele bir şey değildir..

Yeterli donanıma ve eğitime sahip olmadan insanlara oy kullanma hakkının tanınması,

yeterli donanım ve eğitime sahip olmayanlara fırtınalı bir havada,

yolculuk yapacak bir geminin kontrolünün kime teslim edileceği kararını alma yetkisi vermekle aynıdır.

Sokrates'in demokrasinin tehlikeleriyle ilgili tespitleri bugün hala geçerli.

Kendisi gençlerin beynini yıkadığı için 500 kişilik jürinin yüzde 52’sinin oyuyla baldıran zehiri içirilerek idam edildi.

Amacı insanların oy kullanma haklarının elinden alınması değil,

oy kullanma işlemini icra edebilmek için belli koşulların sağlanmasını istemek.

Günümüzde oy verme yetkisi neredeyse istisnasız olarak herkese eşit olarak verilmektedir.

Bana Aysun Kayacı’nın ‘Dağdaki çobanla, benim oyum bir mi?’,

’Hiç vergisini vermeyen biriyle niye benim oyum eşit.? sözünü hatırlattı.

Sarfettiği sözlerden dolayı linç edildi, çobanlar dava açtı ama ceza almadı.

Aradan geçen 2 bin 500 yıla rağmen hala birçok seçmen fanatizm,

ve geleneksel nedenlerle oy kullanmakta, çoğunluğun iyiliğini düşünmek yerine,

şahsi çıkarları gözetmekte ve aileden gelme fikirleri sürdürmektedir.

Hala futbol takımı tutar gibi siyasi parti veya lider tutuyoruz.

Öl de ölelim, vur de vuralım cehaleti.

Düşünün eğitimsiz, cahil, edilgen bir halk usta bir demagog karşısında ne yapabilir?

Demagogluk halk avcılığıdır.

Demagoglar, kitlelerin tutkularını coşturarak ve duygusal taraflarına oynayarak,

onların mantıklı bir biçimde kararlar alma yetisini körelten kişilerdir.

Tarih boyunca seçimle başa gelen demagogların hemen hepsi,

demokrasileri öyle ya da böyle, er ya da geç bir çeşit diktatörlüğe dönüştürmüş veya dönüştürme yoluna sokmuştur.

Demokrasi eşitlik, demagoji despotluk doğurur.

Öğrencisi Platon’un dediği gibi, ‘demagoglardan diktatörler çıkar!’

Demokrasi, halk iktidarı, demagoji ise halk avcılığı anlamına geliyor.

Halkı avla iktidara gel!

Demokrasi günümüzde en yaygın kullanılan devlet sistemi haline gelmiştir.

Artık siyasetbilimciler hangi sistemin daha iyi işlediğinden çok,hangi demokrasinin daha iyi işlediğini tartışıyorlar.

Burjuva demokrasisi, Sosyal demokrasi, Liberal demokrasi, Proleterya demokrasisi.

Aslına bakarsanın güç kimdeyse onun adıyla anılıyor.

Seçmenlerin doğru ve mantıklı seçim yapabilmeleri için bütün uluslar özellikle eğitime çok önem veriyorlar,

sadece eğitimi yüksek olan toplumlar bu kısır döngüden çıkabilirler.

Çünkü insanı erdemli kılan aklını doğru kullanabilmesidir.

Sokrates insan eğitimini anlatırken,

‘Ebe olan annem, nasıl var olan bir bebeğin dünyaya gelmesine yardımcı oluyorsa,

öğretmen de öğrencisine yeni bir şey öğretmez.

Ancak, onun aklında var olan bilgileri gün ışığına çıkarır.

Çünkü bilgiler doğuştan aklımızda vardır.’demiştir.

Kısaca demokrasi eğitim işidir.

Aklımızda var olan bilgileri ortaya çıkarıp, ön yargılarımızı kırarak  işçi sınıfı iktidarını kurana kadar,

demagogların duygu sömürüleriyle oluşturdukları tezgahın adına demokrasi demeye devam edeceğiz.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-26/01/21

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?