MESELE STALİN DEĞİL!

Eğri oturalım doğru konuşalım.

Stalin insanlık tarihi için önemli bir liderdir.

Severiz, sevmeyiz ama yiğidi öldürüp hakkını yemeyelim.

Onu kimler sever, kimler sevmez konusuna geleceğim.

Ancak şu bir gerçektir ki, Sovyetler Birliğinin ve proletaryanın yılmaz savunucusu,

ve faşizme karşı dünya halklarının çelik yumruğu, çelik iradesidir Stalin.

Asıl adı Joseph Çuvaşvili olmasına rağmen ona Stalin derler.

‘Stan’ Rusçada çelik demekti, Stalin ise çelik adam anlamına geliyordu.

Kapitalistler Stalin’e kızarlar, ondan bahsederken cani, kasap gibi sıfatlar takarlar.

Çünkü Stalin onların biricik umudu Hitler’i yendi.

Hitler’i kafese koyup Moskova sokaklarında gezdirmeyi hayal etmişti ama olmadı.

Sovyet ordusu Berlin'e girdiğinde Hitler intihar etmişti...

Bugün Stalin’e sövüp sayan güruh ellerinde Kavgam adlı kitapla Hitler’i yad ediyor.

Neymiş? Stalin diktatörmüş!

Evet Stalin bir diktatördü.

O Proletaryanın, yani işçi sınıfının diktatörüydü.

Bugün sömürücü Burjuva diktatörlerinden geçilmeyen bir dünyanın karşısında ezilen sınıfın diktatörüydü.

Sermayenin, parası olanların diktatörlüğünü titreten bir alternatif.

Alman faşizmine ve ülkesindeki milliyetçilik kisvesi altında ırkçı-kafatasçı ve karşı devrimci oluşumlara karşı da bir diktatördü.

Dünyayı Nazi zulmünden kurtaran, ancak Nato ve batının şeytanlaştırdığı birini onların ağzıyla sövüp sayıyoruz.

Kimler sevmez Stalin’i?

Tarım ve köy kökenli Sovyetler Birliğine endüstriyel devrimi yakalatıp, teknolojide batıyı geçmesini sağlayan liderdir.

Katolikler sevmez…

Yobaz, gerici, etnik milliyetçi ve karşı devrimciler sevmez…

Kapitalistler ve liboşlar sevmez.

Türkiye’de ön yargı belletilmiş bir kesim ise onu neden sevmediğini bilmeden sevmez…

Bakın burası çokomelli, adamlar sevmeme sebebini bile bilmiyorlar.

Stalin’in insanlık tarihi için ne yaptığını ya bilmezler ya da bilmek istemezler.

Milyonlarca insanı öldürdüğüne inanırlar.

Mussolini’yi, Truman’ı,  De Gaulle’yi konuşmazlar,

ama Stalin dendiğinde papağan gibi kasap da kasap!

Yeterli beslenemeyen, köylülükten kurtulamamış, artık çiftçilik bile yapamayan bir halkı,

uzaya götüren, dünya da soykırımcı emperyal faşizme karşı,

en büyük alternatifi var eden insana taktıkları lakap ise kasap oluyor.

Kendisi 20. yüzyılın en büyük liderlerinden birisidir.

Sovyetler Birliği süper güç olabilmiş ise bunda Stalin'in zamanında atılan sanayileşme ve teknolojik gelişmelerin payı büyüktür.

Stalin'den sonra gelen liderler Khruschev ve Brejnev gibileri Perestroyka adı altında birtakım politikalar yürüterek,

SSCB’nin adım adım dağılmasına zemin hazırlamışlardır.

Bugün bile Sovyetler Birliğinin etkisi altında bulunmuş ülkelerdeki,

özellikle belli bir yaşın üzerindeki vatandaşlara sorulduğunda Stalin için olumlu şeyler söylüyorlar..

Beyinleri yıkanmış yeni nesillere sorulursa Stalin çok zalim, kötü bir liderdir.

Medya üzerinden kapitalist ülkelerin propagandalarına bakılarak ahkam kesilmesi doğru değil.

Stalin 1931 yılında ülkesi için çok iddialı bir hedef ortaya koymuştur.

‘Bizler gelişmiş ülkelerin 50 ya da 100 yıl gerisindeyiz ve bunu 5 yıl içinde düzeltmeliyiz.

Ya bunu yaparız ya da bizi yok ederler.’

Öngörüsü kuvvetli, başına geleceği çok iyi bilen bir liderdi.

Ne ilginçtir ki bu söylemden 8 yıl sonra 2. dünya savaşıyla yok olmayla karşı karşıya gelmiştir.

Hataları olmuş olabilir ama bugün güçlü bir Rusya varsa Stalin sayesinde var.

Stalin, Sovyet Birliğini 1920'lerden ölümüne dek bütün önemli dönemeçlerden başarıyla çıkarmasını bildi.

Dünyadaki Nazi tehdidini ortadan kaldırınca müthiş bir sevgiyle karşılaşmıştı.

O gün yaşananlar unutuldu, bugün utanmadan Stalin ile Hitler’i aynı kefeye koyanlar var.

Stalin ve sosyalizm düşmanlığı ile yetişmiş androitlerin mezesi oldu.

Che Guevara Stalin sayesinde komünist olduğunu iddia etmiştir.

Kendini sol gören bir grup konformist ise bunun yerine keşke başa Troçki gelseydi diye dövünürler.

Avrupa’nın işçi sınıfını arkasına alıp enternasyonel dalga yaratacağını filan düşünürler.

Bu konformist solcular faşizmi yeryüzünden silen adamı yerden yere vururlar.

Kimse Stalin için iyi adamdı, melekti, iyilik için yaşardı falan demiyor.

Öyle bir misyonu da yoktu zaten.

1950'lilerin Sovyetlerinde Stalin sevgi kelebeği olacak değildi.

Tarihi nasıl okuyor, tarihsel karakterlere nasıl bir anlam yükleniyor bilmiyorum,

ama Stalin'e yapılan saldırıların asıl sebebi hiç öyle demokratik beklentiler filan değil..

Stalin’i sırf katil diye eleştirenlere bakıyorsun ardından Troçki veya Hitler hayranlığı çıkıyor.

Stalin ortak düşmanları olmuş.

Sovyet yönetim sistemine dair en ufak bir fikri olmayanların diktatör, kasap, tiran diye saldırmaları çok garip.

Bunlar tamamen anti Stalinist tarih yazımının eseri olan algılardır.

Böyle emperyalist-kapitalist dünyada neden sevgi kelebeği değildi diye Stalin'i,

ve onun özelinde sosyalizmi kötülemek karşı devrimciliktir.

Hiç kimse o Burjuva yalaklığın ardındaki sosyalizm nefretini görmeyecek kadar kör değildir.

Stalin'i bire bin katarak kötü gösterilerek, faşizm asla masumlaştırılamaz.

Stalin Sovyetlerdeki sosyalist devrimi tamamlanmasındaki fikri önderliği üstlenmiştir.

Öncesinde ciddi bir sınıf savaşı olarak toprak sahiplerinin direnişi ve yeraltı örgütlerine karşı savaşmıştır.

Ülkeyi zorla da olsa stabil bir hale getirip, ardından yaklaşan savaşa karşı ağır sanayi hamlesiyle Sovyetleri yok etmek için pohpohlanan,

Münih antlaşması gibi tarihi ihanetlerle önü açılan Hitler'in üstesinden gelmiştir..

Stalin ülkeyi tek başına yönetmemiştir.

Ciddi bir özveri ve planlamayla herkes seferber edilmiş ve uzayın kapısını insanlığa açmıştır.

Tarihçi Grover Furr ondan bahsederken şunları söyler.

‘Hatta düşünülenin tersine Sovyetlerde demokrasiyi geliştirmek için olabildiğince çaba vermiştir.’

Bugün anti-komünist tarih çarpıtıcılarının yazdığı tarihle Stalin yorumu yapılıyor.

Stalin, Polonya'ya girip tampon bölge oluşturmasaydı, Rusya işgal edilecek ve Sovyetler adına hiçbir şey konuşamayacaktık.

Ne uzay yarışından söz edilecekti, ne sendikal haklardan, sosyal güvencelerden,

iyi çalışma şartlarından, ne de kadının toplumdaki yerinden.

Sovyetler aynı Paris Komünü gibi kısa süren bir rüya olarak gelip geçecekti..

Muhtemelen bugün nükleer bir savaşla insanlığın sonu bile gelmiş olabilirdi.

Stalin bu oyunu bozduğu için emperyalizm olmadık palavralarla Stalin üzerinden sosyalizme saldırır.

Asıl dertleri Stalin değil sosyalizmdir!

Stalin'in aldığı maaşın 30 dolar filan olduğunu söyleniyor.

Evet cebinde 30 dolarla yaşıyorsun ama Rockefeller ve onun dünya sisteminden daha güçlüsün.

Elektriğin ve buğdayın bile olmadığı batık bir imparatorluktan süper güç yaratıyorsun.

Ve bunu yapan eski bir demiryolu işçisi.

Ayakların baş olması hala daha çok zorlarına gidiyor.

Oğlu Yakov Kızıl ordu topçu birliğinde askerdi, savaşta Almanlara esir düşmüştü.

Almanlar onu Sovyetlere esir düşmüş Mareşal biri ile takas teklif ederler.

Stalin teklif üzerine ‘Elinizde sadece oğlum Yakov değil milyonlarca oğlum var.

Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır’ demiştir.

Tarih çarpıtıcıları bunda bile Stalin’e evlat katili demekten geri kalmamışlardır.

Ne demiştim, yiğidi öldürelim ama hakkını verelim.

Hakkını vermeden eleştiren, ondan nefret duyan herkes somut örneklerle değil algılarla yapıyor bunu.

Utanmadan Stalin ile Hitler’i aynı kefeye koyuyorlar.

1936 anayasası ile haftalık çalışma süresini 35 saate düşüren Stalin ,

haftalık 87 saat çalışma süresi olan ve sendikayı yasaklayan Hitler’le nasıl aynı olabilir?

‘İpek eldivenlerle devrim yapamazsınız’,

’Zor, yeni bir topluma gebe olan her eski toplumun ebesidir’ diyerek içinde bulunduğu koşulları anlatmıştır.

Sonuçta sosyalizmi inşa etti ve alternatif bir deneyim olarak tarihe yazıldı.

Stalin 5 Mart 1953 tarihinde 75 yaşında sonsuzluğa gitti.

Gömüldüğü güneş daima işçi sınıfının yolunu aydınlatmaya devam edecek.

Ruhun Şad olsun Çelik adam!

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-08/03/2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?