YA ALLAH BİSMİLLAH!

301 madencinin katledildiği Soma unutuldu.

Unutuldu diyorum çünkü tutuklu sanık kalmadı ve hiç kimsede tepki yok!

Soma davasının tüm tutuklu sanıkları tahliye edildi, ellerini kollarını sallaya sallaya geziyorlar.

Bu nasıl mı oldu?

Bakın anlatayım.

Davaya bakan Yargıtay 12’nci ceza dairesinin 5 üyesinden 3’ü değiştirildi.

5 kişilik heyete 3 yeni isim atadılar.

Eski Adalet Bakanı ve Müsteşarı Kenan İpek,

eski HSK Genel Sekreteri  Fuzuli  Aydoğdu,

eski Ceza ve Tevfik evleri Genel Müdürü Mustafa Yapıcı.

Soma Davası’nda heyete sonradan katılıp Yargıtay’ın kararını bozan,

ve ocağın patronunu kurtaran işte bu atanan isimler.

Soma davasında eski 2 üyenin karşı oylarına rağmen, heyete atanan yeni üyelerle patron kurtarıldı.

Soma'da 301 madencinin ölümüyle ilgili verilen cezalar bozuldu.

Bozulan karara göre sanıklar ‘301 kez kastla adam öldürmek’ten yargılanmayacaklar..

Soma’da 301 madencinin hayatını kaybetmesinin ardından,

baba Alp Gürkan beraat etti, tutuklu oğlu Can Gürkan tahliye edildi.

Sorumlular ‘olası kast’ yerine ‘ihmalden’ dolayı serbest kaldılar.

Soma katliamının sebebi gözünü kar hırsı bürümüş,

Soma Holding patronlarının üretimi artırarak daha fazla kar etme hırsıydı.

Bu kar hırsının bir parçası olan taşeron sistemi,

ve madenlerin rödovans sistemi dedikleri sistemle işletilmesiydi.

Soma, Ermenek, Pamukova ve Çorlu katliamlarının davası bu ülkedeki demokrasi, yargı ve adaletin aynasıdır.

Soma Davası için sil baştan diyen bir hukuk sisteminden adalet çıkar mı?

Madenci ailelerin avukatlarına 159 yıl ceza verilerek hapse atıldılar.

Tutuklu avukat Selçuk Kozağaçlı, ‘Soma’da ton başına işçi öldürmek, tedbir almaktan daha ucuz’ olduğunu söyledi.

Madenlerin özelleştirilmesinden, yargılama sürecine dek,

Soma Davası sınıf savaşının ne olduğunun cisimleşmiş halidir.

Türkiye'deki en büyük iş cinayeti olarak tarihe geçen davanın haline bakın!

Madenci ailelerinin hakkını arayan Çağdaş Hukukçular Derneği avukatları içerde, katliamdan sorumlu olanlar dışarda!

Madenciyi tekmeleyip, patronu koruyan bu sistem değişecek.

Düzen değiştiği gün katliamların üstünü örtmeye çalışanlar yaptıklarının hesabını verecek.

Tarihin tekerini geri çevirmeye kimsenin gücü yetmeyecek.

Er yada geç rüzgar işçiden, emekçiden yana esecek!

Burada size hukuksuzluğu daha iyi görebilmeniz açısından bir örnek vereyim.

Milas’a bağlı Sakarya Mahallesi Yumrutaş mevkiinde, feldspat madeni çıkarılan ocakta,

18 Şubat 2019 tarihinde meydana gelen göçükte üç işçi yaşamını yitirmişti.

Kazada ölen işçi Şükrü Otlak’ın ailesinin açtığı dava Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülürken,

Soma davası sanıklarından Fuat Ünal Aydın bilirkişi olarak atandı.

Fuat Ünal Aydın altı yıl önceki Soma katliamı davasında 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Şükrü Otlak’ın ailesinin avukatları buna itiraz ettiler.

Bilirkişilerin hiçbirinin akademik unvana sahip olmadığı, tümünün maden sektöründe,

farklı kazalarla gündeme gelen şirketlerde çalışan kişiler olduğunu iddia ettiler.

Görüyorsunuz milletle resmen dalga geçiyorlar.

Bu ülkede yasalar sermaye için çalışıyor.

İşte oligarşinin adaleti budur!

2004 yılında Pamukova’da hızlandırılmış kara tren katliamı yaşandı.

Uzmanlar ‘raydan çıkma olabilir seferleri durdurun’uyarılarına rağmen

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan demiryolcu şapkasını giydi,

ve ‘Ya Allah Bismillah’ diyerek elindeki yeşil ışığı yaktı.

Adını Yakup Kadri Karaosmanoğlu koydukları hızlandırılmış kara tren,

Sakarya’nın Pamukova ilçesinde raylardan çıktı ve 41 kişi hayatını kaybetti, 80 kişi yaralandı.

İnsanlar oy için apar topar açılmış yetersiz bir demiryolu hattında paramparça oldular.

Bir tane Allah'ın kulu hesap vermedi, dava zaman aşımına uğradı...

18 yıllık iktidarları süresince yaşanan felaketlerin sorumluları hep başkaları oldu.

Ya fıtratlarında vardı ya da takdir-i ilahi idi.

Pamukova tren katliamında Ulaştırma bakanı Binali Yıldırım’a ‘istifa edecek misiniz?’ diye sorduklarında,

‘neden istifa edeyim, direksiyonda ben mi vardım?’ demiştir.

Beyler açılış şovunda yetkili ama kazadan sorumlu değil!

Eğer Binali Yıldırım 2004 yılında istifaya zorlansaydı diğer katliamlar yaşanmazdı.

Herkes sorumluluklarının bilincine varırdı.

Aksine ödüllendirildi başbakan yaptılar, meclis başkanı oldu, İstanbul’a aday gösterildi.

‘Ulaşım benim işim’ diye slogan atıyordu ama direksiyonda değildi.

Torpille, hatırla, gönülle, minnetle bir yerlere getirdiğiniz,

liyakatsiz insanların hatasından dolayı hayatlarını kaybetti insanlar.

Kazadan sonra hızlandırılmış tren seferleri kaldırıldı.

Hata makinistte ise hızlandırılmış tren seferleri neden kaldırıldı?

Yok hata raylarda ise makinist neden hapiste?

Vicdansızlar, bir kere de çıkın ‘direksiyon da olmasam da bu işin başında ben vardım,

gerekli denetlemeler yapılmamış, ucu bana da dokunur’,

diyerek bu halktan özür dileyip istifa edin gidin!

Trenin hızlı tren olmayıp ‘hızlandırılmış tren’ olduğu,

eski hatta hiçbir yenileme yapılmadan sadece trenin hızının artırıldı ve bize ‘hızlı tren’ diye yutturuldu.

En son daha sinyalizasyon sistemi kurulmadan apar topar raylara çıkarılan Konya hızlı treni,

Ankara’da istasyondan çıkamadan başka bir lokomotifle çarpışmış 9 kişi hayatını kaybetmişti.

Pamukova, Çorlu ve Ankara tren katliamları unutuldu.

TCDD genel müdürü Süleyman Karaman AKP milletvekili olarak meclise girdi.

AKP iktidarı her fırsatta bağımsız yargıdan, hukukun üstünlüğünden bahseder,

halbuki bu ülke faillerin cezasız kaldığı, ödüllendirildiği bir katliamlar ülkesidir.

Çorlu tren katliamında oğlunu kaybeden anneye kamu görevlisine hakaretten ceza verildi.

Katledilen masum insanların katilleri, hukuk reformlarıyla bir bir serbest bırakılırken,

adalet isteyen anneler cezalandırılıyor.

Çorlu’da 9’u çocuk 25 insan katledildi.,

Yetkililerin çocuklarını kaybeden ailelere ‘daha gençsiniz bir daha yaparsınız!’ dediği iddia ediliyor.

Pamukova hızlandırılmış tren katliamı, Afyon’da cephaneliğin patlaması.

havai fişek fabrikasında havaya uçan bedenler.

Soma, Pamukova, Çorlu, Hendek, çığ altında kalanlar,

canlı bomba kurbanları, Ankara Garı, Suruç ve akla gelmeyen yüzlerce olay...

Hukuk reformu, insan hakları eylem planları yapacağız daha..

Bunlar ihmal, insan hatası ve adalet bu ihmali olanlara mutlaka tecelli etmeli.

Hala bu ülkede demokrasi olduğuna inanan var mı?

Bırakın ülkemizi dünyanın hiçbir yerinde gerçek demokrasi yoktur.

Gerçek demokrasi işçi sınıfı sömürüyü, sınıfları ve sınırları ortadan kaldırdığında gelecektir.

Şimdilik varmış gibi yapalım!

Demokrasinin niteliğini sınıflar belirler ve sınıfların adıyla zikredilir.

Burjuva demokrasisi veya proletarya demokrasisi.

İktidar hangi sınıfın elindeyse demokrasi onundur, onun adıyla anılır.

Burjuva demokrasisinin asıl yüzü faşizmdir.

Faşizmin hukuku, faşizmin adaleti yoktur!

Hakkını arayan, sömürüye, zulme karşı direnen olursa vay onun haline.

Anayasa özgürlük, eşitlik, ifade özgürlüğü, insan hakları gibi kavramlarla doluymuş.

Oğlu Ermenek maden katliamında hayatını kaybetmiş bir baba için bu kavramların ne önemi var?

Ayağında yırtık kara lastik ‘gitti mi bizim oğlan şimdi?’ diye soruyor yanındakilere.

Garip anası ise ‘oğlum yüzme bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?’ diyordu mahcup mahcup.

Ermenek’te 18 madencinin boğulduğu ocakta maden çıkarma işi devam ediyor.

Faşizm nedir sorusuna oyuncu Ercan Kesal şöyle cevap vermiş.

‘Bir defalık kullanım özelliğine sahip,

açarsa cezalandırılacağı Çin malı gaz maskeleriyle,

yerin yedi kat dibine gönderilen Egeli madencilerin alnına yazılmış kara bir yazıdır’ demiş.

Sınıf varsa bağımsız ve tarafsız bir yargı yoktur.

Çünkü hukuk da sınıfsaldır, ya ezenden ya da ezilenden yanadır.

Umarım bir gün sınıfsız, sömürüsüz bir dünyada,

bağımsız demokratik bir ülkede sorumluların adilce yargılanacağını günleri görürüz.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-12/03/2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.

01

Fikret Turgut - Ağzına,diline, yüreğine sağlık Kemal Özcan Bey. Teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Mart 14:05


Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?