ABD’nin Doğu Akdeniz’deki Yunanistan Tercihi ve Türkiye için Yansımaları-2

Bu ayın başındaki ABD’nin Doğu Akdeniz’deki Yunanistan Tercihi ve Türkiye için Yansımaları-1 başlıklı son yazımda Doğu Akdeniz bölgesindeki gelişmelerin çok hızlandığından ve Yunanistan’ın hem bölge ülkeleri hem de küresel güçlerle kurduğu ilişkinin Türkiye için gün geçtikçe daha karmaşık bir duruma sebebiyet verebilecek potansiyeli içinde barındıryor olmasından bahsetmiştim.

Bir gün yaşanmasın ki Yunanistan’ın savunma sanayi kuruluşları ile ABD, Fransa, İtalya vb. gibi ülkelerle geliştirdiği bir işbirliği olmasın. Ajanslara konuyla ilgili düşen geçtiğimiz haftaki haberlerden iki tanesini sizler için seçtim. Birincisi Yunanistan ve ABD, Yunanistan’ın Xanti şehrinde ortak savunma tatbikatı düzenledi ve iki ordunun kara birliklerinin işbirliğinin arttırıldığı yapılan açıklamayla ifade edildi. Xanthi, ABD’nin geçtiğimiz hafta sizlerle bilgisini paylaştığım Dedeağaç şehrine çok yakın bir konumda. Son yazımdan hatırlayalım; Türkiye sınırına 55 km uzaklıktaki Dedeağaç Limanı’na 110 Blakc Hawck helikopteri, 25 adet AH-64 Apache taarruz helikopteri, 10 CH-47 Chinook ağır nakliye helikopteri ve toplamda 1800 adet tank da dahil olmak üzere çeşitli askeri araçlar ABD tarafından getirildi. ABD’nin Türkiye’ye S-400 meselesi nedeniyle satmadığı F-35 uçaklarından Yunanistan’a satacak olması Ege’deki hava hakimiyeti açısından da dikkatle değerlendirilmesi gerekir.

Sizlerle paylaşmak istediğim ikinci örnek ise Fransa’dan. Fransa’nın önemli ekonomi gazetesi LaTribune geçtiğimiz hafta paylaştığı haberde, Yunanistan’ın önümüzdeki 6-8 yıl içerisinde Fransa Hükümeti ile yeni fırkateynlerin inşası için anlaşmaya varması halinde, Fransa donanmasına ait olan “Jean Bart” isimli uçaksavar fırktayni ile “Latouche-Trevlle” isimli denizaltı muharebe fırkateynlerini ücretsiz olarak vermeyi Yunanistan’a önermiş durumda. Bölgenin hassas dengeleri açısından, Türkiye ile ABD ve Türkiye ile Fransa’nın ilişkilerinin ne kadar zorlu bir dönemde olduğunu düşününce değerlendirmesi daha da kıymetli hale gelen iki haber. Yine Fransa’nın geçtiğimiz günlerde nükleer uçak gemisi Charles de Gaulle’ün de dahil olduğu Türkiye karşıtı cephenin üyelerinden Mısır donanması ile ortak deniz tatbikatı geliştirdiğini hatırlatmak isterim.

Yukarıda paylaştığım Batı dünyasından verdiğim iki örnek ancak konu açısından yine bu ay içerisinde gerçekleşen çok önemli bir gelişmeyi de sizlerle paylaşmak isterim. Suudi Arabistan Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne ait altı adet F-15C tipi savaş uçağı, 15 Mart itibarıyla Girit Adası'nda bulunan Souda Askeri Üssü'nde konuşlandı. Suda Askeri Üssü’nün öneminden size geçtiğimiz yazımda bahsetmiştim. Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan açıklamada, 16 Mart'ta başlayan tatbikatın yaklaşık iki hafta süreceği; hava üstünlüğü tatbikatı ve kara ile denizdeki hedeflerin vurulması eğitimi yapılacağı ifade edildi ve iki ülke arasındaki askeri işbirliğine vurgu yapılarak yapılan açıklamada “Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı uzun vadeli olarak, Girit Adası'nın stratejik öneminin artırılmasını; bölgeyle ilgilenen ve bunu uygulamaya koymayı arzu eden müttefik ve dost ülkelerle işbirliği için bir cazibe merkezi haline getirilmesini planlamaktadır." denildi.

Suudi Arabistan'ın Atina Büyükelçisi Saad Alammar da uçakların üsse konuşlandığı gün Ada'yı ziyaret etti. Aynı gün Yunan Genelkurmay Başkanı Konstantinos Floros da Twitter hesabından "Suudi F-15'leri Girit'in kalesine geldi. Şahin Gözü [Falcon Eye] tatbikatı Doğu Akdeniz'de başlıyor. Bölgede barış ve istikrar için birlikte çalışıyoruz" paylaşımı yaptı.

Gördüğünüz gibi Batı dünyası ve müttefikleri Yunanistan’ı yeni jeo-politik dengeler ve tercihler içerisinde ön alacak şekilde hazırlıyor. Kuşkusuz Türkiye jeo-politik konumu, Soğuk Savaş dinamiklerinin bıraktığı miras, 1990’lı yıllarda yaşanan Irak kaynaklı krizler ve son olarak 10 yıldır devam eden Suriye savaşı nedeniyle bölge açısından çok önemli. Tabii bu nedenler çok yüzeysel örneklendirme olarak kalabilir ki Doğu Akdeniz’de keşfedilen hidrokarbon yatakları, Çin’in “Kuşak ve Yol Projesi”, Türkiye’nin büyük nüfusu ve askeri kapasitesi, Azerbaycan olan ile ilişkiler vb. örneklerle konuyu genişletmek mümkün. Ancak ortada net bir durum var ki Türkiye’nin Rusya olan ilişkileri ve hava savunma sistemi olarak S-400’leri tercih etmiş olması NATO ve AB çevrelerinde kimi yeni tercihlerin yapılmasına neden oluyor analizini yapabilmek mümkün. Bu tercihin bölgesel merkezinde ise Yunanistan ile oluşturulan yeni askeri işbirlikleri yer alıyor ki Türkiye açısından dikkatle ve özenle değerlendirilmeli. Kuşkusuz Batının bu tercihi de Yunanistan’ın münhasır ekonomik bölge anlaşmazlıklarında uluslararası hukuka aykırı maksimalist iddialarına zemin hazırlıyor. Bir başka yazı konusu....

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erhan Ayaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?