BOĞAZLAR MESELESİ!

Türkiye; sahip olduğu İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Marmara Denizi, eşsiz güzellikteki Ege, Akdeniz ve Karadeniz kıyıları ile Dünya'nın ender ülkelerinden biridir.
Çanakkale ve İstanbul Boğazları, Karadeniz ülkelerini Akdeniz ülkelerine bağlayan çok önemli su yollarıdır.
Tarihte ilk deniz savaşı, Çanakkale Boğazı'nı almak isteyen Yunanlılar ile Truvalılar arasında olmuş; Yunanlılar, Truva'yı hile ile ele geçirmiş, şehri yakıp, yıkmıştır.
Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fethettiği zaman, Gazi Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Savaşı sonunda Yunanlıları yenip, zaferi kazanınca: Hektör'ün (Truva Kralı) öcünü aldık" demiştir.

Boğazları ele geçirerek Akdeniz'e, yani sıcak denizlere açılmak isteyen Rusya, 17.Y.Y.dan itibaren Osmanlı İmparatorluğu ile yüzlerce yıl savaşmış; Osmanlı donanmasını bile yakmıştır.(İzmir- Çesme'de)
Osmanlı, Rusya'ya karşı yaptığı savaşlarda İngiltere ve Fransa'nın desteğini almıştır.

1. Dünya Savaşı'nda Emperyalist Devletler, Osmanlı topraklarına ve denizlerine sahip olmak istiyordu.
Osmanlı Savaş Bakanı Enver Paşa'nın Alman hayranı olması nedeniyle; Çanakkale Boğazı'na gelen 2 Alman gemisinin satın alındığını söylemesi, (Goben ve Breslaw) isimlerini Yavuz ve Midilli olarak değiştirmesi, Osmanlı bayrağı ile yoluna devam eden Alman gemilerinin Karadeniz'e gitmesi ve Rusya'nın limanlarını topa tutmasıyla Osmanlı Devleti, bir oldu bitti ile Almanya'nın yanında, İngiltere, Fransa ve Rusya'nın karşısında 1. Dünya Savaşı'na girmiş oldu.
1. Dünya Savaşı'nda, Almanya'nın yükünü hafifleten Osmanlı Devleti; Çanakkale'de, Sarıkamış'da, Galiçya'da, Filistin, Sina, Yemen, Suriye, Irak cephelerinde yüzbinlerce Mehmetçiğini yitirdi.
Çanakkale Boğazı'ndan Karadeniz'e geçmek isteyen İngiliz, Fransız donanmaları deniz savaşını kaybedince, Gelibolu Yarımadası'ndan geçmek istediler, ama Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Türk askerlerine yine yenildiler. Çanakkale ve bir çok cephede Türkler zafer kazanmasına rağmen, Almanya yenilince Osmanlı'da yenik sayıldı.
1. Dünya Savaşı sonunda, Osmanlı Devleti, İtilaf Devletleri ile şartları çok ağır olan Mondros Ateşkes Antlaşması'nı (30 Ekim 1918) imzaladı. Ordusu donanması, silahları, limanları, gelir kaynakları, toprakları İtilaf Devletleri'nin
(İngiltere, Fransa, İtalya) eline geçti. Rusya, 1917'de çıkan Bolşevik ihtilali nedeniyle İtilaf Devletleri'nden ayrılmıştır.
Emperyalist Devletler'in bu işgaline karşı,
19 Mayıs 1919'dan itibaren Mustafa Kemal liderliğinde Kurtuluş Savaşı verilmiştir. Mehmetçikler, yine vatanını savunmak için canlarını feda etmiş;
yedi düvele karşı, bütün yokluklara rağmen 30 Ağustos 1922'de zaferi kazanarak düşmanları topraklarından ve denizlerinden söküp atmıştır.
Kurtuluş Savaşı sonunda imzalanan Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) ile yeni Türk Devletini bütün Dünya tanıdı; siyasi ve ekonomik bağımsızlığımız kabul edildi.
Lozan Barış Antlaşması ile birlikte imzalanan sözleşme ile, Boğazlar ve çevresi askerden arındırılmış ve yönetimi Uluslararası bir heyete verilmiştir.
Ancak, 2. Dünya Savaşı öncesinde,1933'ten itibaren Faşist İtalya ve Almanya'nın yayılmacı siyaset izlemesi, çevresindeki toprakları işgal etmesi üzerine Türkiye Cumhuriyeti, güvenlik gerekçesi ve egemenlik haklarını ortaya atarak, Lozan'ı imzalayan devletlere nota vermiş; (11 Nisan 1936) Boğazlar'ın askerileştirilmesini istemiştir.
Dışişleri Bakanı Dr. Tevfik Rüştü Aras ve heyetinin 2 ay süren görüşmeleri sonunda, 20 Temmuz 1936'da, İsviçre'nin Montreux (Montrö) şehrinde yapılan sözleşme ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Boğazlar üzerinde egemenliğini sağlamıştır.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne göre:
- Barış zamanında bütün devletlerin ticaret gemilerinin geçişi serbesttir.
- Savaş zamanında ise, bazı sınırlamalar getirmiş; Karadeniz'de kıyısı olmayan devletlerin savaş gemilerinin sayısına ve tonajına sınırlama( 30 gemi, gemilerin toplam tonajı 45000 gibi),
-15 gün önce diplomatik yoldan haber verme ve Karadeniz'de 21 günden fazla kalmama.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Emperyalist Devletlere karşı Türkiye'nin güvenlik sigortasıdır.
Eğer, bu sigorta; yapılması istenen 'Kanal İstanbul' ile etkisiz hale getirilirse; kendi elimiz ve ayağımızla bir barış denizi olan Karadeniz'i savaş denizine çevirmiş oluruz.
Amerikan savaş gemilerinin Boğazlar'a girmek için izin isteyip yola çıkması, Rusya ile arasındaki gerilimin savaşa dönüşmesi; en çok, Karadeniz'de 1700 km'lik kıyısı bulunan Türkiye'ye zarar verir ve felaket yaşanır.
2. Dünya Savaşı daha çıkmadan, kendi güvenliği için bu sözleşmeyi imzalayan Türkiye'nin bugünkü ortamda Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni feshetmesi demek, kendi egemenliğinden vazgeçmesi ve Emperyalist Devletler'in oyuncağı haline gelmesi demektir.
Büyük bir asker ve devlet adamı olan İsmet İnönü'nün söylediği şu söz çok anlamlıdır:
" Büyük devletlerle uğraşmak; ayı ile yatağa girmek gibidir."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülden Sökelioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?