ABD Başkanının Soykırım Açıklaması, Yalnızlığımız ve Yanlışlar!

ABD Başkanı Joe Biden, 24 Nisan günü, 1915 yılında Osmanlı tarafından “Ermeni Soykırımı” yapıldığını açıkladı. Ermeni Soykırımı olduğunun öne sürüldüğü tarih 1915 yılı ve Osmanlı dönemidir. Bu iddiayla, 1919’da başlayan ve 9 Eylül 1922 tarihinde sona eren üç yıllık anti-emperyalist kurtuluş savaşının sonucunda, bağımsızlığına kavuşan Türkiye Cumhuriyeti devletiyle bir ilgi kurmaya çalışmanın, bu soykırım iddiasından yeni Türk devletini sorumlu tutmaya kalkmanın da bir mantığı yoktur.

Bu olayları, Çarlık Rusyası ve Birinci Dünya Savaşında Osmanlı’nın karşısındaki itilaf devletleriyle işbirliği yapan ve bağımsız Ermenistan’ı kurmak isteyen Ermeni örgütlerinin; Osmanlı ordusuna ve bölgedeki halka yönelik saldırgan tutum ve davranışlarıyla birlikte objektif olarak değerlendirmek gerekiyor. Tehcir (zorunlu göç), doğru mu; değil…

Ermeni soykırımını açıklayan ABD başkanı Biden,  önce kendi ülkesinin dünya genelinde yarattığı milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanan emperyalist politikaların bir hesabını vermesi ve özeleştiride bulunması gerekiyor…

Şimdiye kadarki ABD başkanları; ABD’de hep gündemde olan bu olguyla ilgili bir açıklama yapmazken; ABD Başkanı Biden, neden böyle birden bir açıklama yaptı? Başkan Biden, böyle bir açıklamada bulunacağını, 23 Nisan’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı telefon görüşmesinde dile getirdiği belirtiliyor.

Bu görüşmede, “Yarın soykırım diyeceğim,” diyen ABD Başkanı Biden’a karşı; TC Devleti Başkanı olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da, anında tepki vererek, “Siz bilirsiniz. Ben de yarın ülkemdeki ABD üslerinin kapatılması emrini vereceğim,” demesi, daha iyi olmaz mıydı?

DIŞ POLİTİKA YANLIŞLARI VE İÇTE OTORİTER YÖNETİM BİÇİMİ

Her şeyden önce bu duruma gelinmesinin asıl nedeni; iktidarın 19 yıldır izlediği inişli-çıkışlı, zik-zaklı dış politikalarıdır. Bunu, Türkiye’yi dünyada yalnızlaştıran ve her türlü dış desteğini yitirmesinin bir nedeni olarak görmek gerekir. Eskiden dışarıda, Türkiye’nin yanında olan kamuoyu ve parlamenter destekleri, dostları, lobiler vardı. İç siyasete yönelik olarak dışarıya karşı ‘Eyyy!’lerle başlayan kükremeci ve meydan okuyucu davranışlar, Türkiye’yi dış desteklerinden kopardı, yalnızlaştırdı…

Türkiye’nin dış destekleri yitirmesinin diğer önemli nedenleri de; ülke içinde demokrasi, özgürlükler, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının olmaması; İstanbul Sözleşmesinin feshi, parlamentonun devre dışı bırakılması, muhalefet üzerinde baskı uygulanması ve otoriter bir yönetim şeklinin hayata geçirilmeye çalışılmasıdır…

Hukukun üstünlüğü ve demokrasinin hâkim olduğu, güçlendirilmiş parlamenter sistemle, iç siyasete endeksli olmayan milli çıkarlara dayalı dış politikalarla, yurtta barış dünyada barış ilkesiyle ve her alanda kamu yararının gözetilmesiyle; Türkiye, dış dünyadaki itibarlı ülkeler arasında yerini alacaktır…

Yeni bir iktidar ve çağdaş yönetim anlayışı, Türkiye’yi içte ve dışta olması gereken yere getirecektir…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nevzat Çağlar Tüfekçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?