SÜREKLİ AYDINLIK İÇİN BİR DAKİKA KARANLIK

Bu ara Sedat Peker’in yaptığı açıklamalar gündemde.

Onu en son gördüğümde Rize’de miting yapıyordu.

Bu mafyatik şahıs Rize’de yapılan AKP’ye destek mitinginde,

kürsüye çıkıp ‘oluk oluk kan akıtacaz!’ dediğinde ümmet çılgınca alkışlıyordu.

Daha düne kadar iktidar yandaşlarınca sosyal medyada bir kahraman gibi alkışlanan,

iktidardakiler tarafından yurt seyahatlerinde şeref misafiri olarak ağırlanan,

ve iktidarın sağladığı korumalarla dolaşan birisi şimdi aynı iktidar tarafından,

suç örgütü lideri ilan edilerek kırmızı bültenle aranıyor,

o ise her gün yayınladığı videolarla ülke gündemini belirliyor.

Dünden bugüne ne değişti?

Hangi iktidar içi mücadele, hangi çıkar çatışması, hangi kaygılar,

dün Cumhurbaşkanı ile samimi pozlarda resim çektirebilen birini bugün kırmızı bültenle aranır hale getirdi?

Adam bildiğin kara kutu.

Ardı ardına derin devletin ipliğini pazara çıkardığı videolar yayınlıyor.

Türk siyasi tarihinin en vahim açıklamalarını yapıyor.

Derin devletin içindeki zat, derin devleti anlatıyor.

Vaziyet o ki, tam kapanma Sedat Peker’e yaramış.

Bir dizi filmin yeni bölümlerini bekler gibi merakla bekliyoruz.

Mehmet Ağar, Tolga Ağar, MİT Başkanı, pelikanlar, damat diye sıralıyor listesini.

Mehmet Ağar’ın 2 milyar dolarlık Yalıkavak marinayı, 29 milyon dolara kapattığını anlatıyor.

Hiç kimse Ağar’ın nasıl bu 29 milyon doların sahibi olabildiğine tartışmıyor

‘Benim paramla maaş alıcan, sonra bana kabadayılık mı yapıcan? ben milletim!’diyor gururla.

Cumhurbaşkanı iyi ama çevresi kötü minvalinde açıklamalar yapıyor.

Pelikancıların Tayyip Erdoğan'ın etrafını sardığını,

ona başka bir Türkiye anlatıldığını, etrafına barikat kurulduğunu filan anlatıyor.

Sayın Cumhurbaşkanımız devletin tek yetkili söz sahibi ama hiçbir şeyden haberi yokmuş.

Önemsiz mevzularda acayip detay veriyor ama önemli mevzularda ufaktan anlatıp geçiyor.

Hala bir yerlere anlaşma için mesaj veriyor gibi bir hali var.

Emine Erdoğan'a küfreden milletvekilini karakolda avukatına dövdürdüğünü anlatıyor.

Diyor ki, milletin vekilini, devletin karakolunda dövdürttüm.

En çok karısının ve kızının erkek polisler tarafından soyularak aranmasına içerlemiş.

Yalan makinesine bağlanarak ifade vermek istiyormuş.

Söyledikleri yalan çıkarsa bileklerini kesecekmiş.

Anlattıkları duyulmamış şeyler değil, duymadıklarımızı anlatsa daha heyecanlı olacaktı.

Mehmet Ağar ve oğlu hakkında vahim iddialar ortaya atıyor.

Yakında bu videolara mahkeme kararıyla erişim engeli gelir.

Bu açıklamalara ait suçlamalar için medya yasağı getirilir.

Siz beni yaktınız ben de sizi bitireceğim kafasında açıklamalar bunlar.

Kendi aralarında kavga da etmeseler neler döndüğünü öğrenemeyeceğiz.

Ülkenin geldiği duruma bakın, Sedat Peker bile adalet arıyor.

Ülkenin mafyası da adaletsizlikten şikayetçi ve sosyal medyada adalet arar hale gelmiş.

Mafya babalarının sosyal medya fenomeni olduğu günleri de gördük.

Oluk oluk akıttığı kanda duş alacakken, ne hikmetse youtuber olmuş.

Bir tek kanalıma abone olmayı unutmayın demediği kalmış.

Ben bu saatten sonra ülkeye gelmem, getirebilen varsa gelsin alsın diye meydan okuyor.

Hani mafya eski Türkiye’de kalmıştı, yeni Türkiye’de mafyaya yer yoktu?

Bu herifi dinlerken tüm umudumu kaybettim.

Demokrasiye, insan haklarına, adalete, kanunlara, seçimlere inandırılan biri olarak,

bu ülkede şeffaf ve herkesin birbirlerine saygılı olduğu temiz, huzurlu bir gelecek hayal ediyorsun,

sonra bir bakıyorsun, jandarma komutanları, istihbarat teşkilatı, milletvekilleri,

ülkenin en önemli kurumlarını yönetenler kirli, ürkütücü, dehşet verici illegal organizasyonların içinde isimleri geçiyor.

Utanmadan solculara da dil uzatıyor.

Deniz Gezmiş’i övdükten iki dakika sonra, ‘solcular niye bir Che çıkaramıyor?’ diye güya sitem ediyor.

Basın mensuplarına ‘siz öyle basın mensuplarısınız ki, maaşınız namusunuzdan daha yüksek!’ diyor.

İktidarın 20 yılın sonunda her şeyi nasıl mahvettiğini seyrediyoruz.

Hala darbe oluyor, hala terör bitmemiş, hala organize suç örgütleriyle menfaat ilişkileri patlıyor.

Yok pelikanmış, yok ebabilmiş, kargaymış, martıymış ayakları.

Hala akşam haberlerinde zırt pırt öne çıkan cemaatlerin isimleri, bir yandan hala liyakatsiz yerleştirmeler.

Hala fakiriz, hala partiye sırtını dayayıp zenginleşenler, burnuna pudra şekeri çekenler.

Hayat çok garip ya, insan Sedat Peker'den bile bir şeyler öğreniyor.

İlerleyen bölümlerde Suriye'ye giden silahlar ve 15 Temmuz konularına girecek mi bakalım?

Umarım önce biraz aç kalır sonra yeniden üretmeyi öğreniriz.

Pasta küçüldüğü için mi herkes eteğindekini döküyor?

Susurluk kazası aklıma geldi, millet olarak devleti orada görmüştük.

Bir milletvekili, bir mafya babası ve bir emniyet müdürü aynı arabada ortaya saçılmıştı.

Devlet-Siyaset-Mafya üçgenini görünce ‘sürekli aydınlık için bir dakika karanlık’,

eyleminde saat 21’de evdeki ışıkları yakıp söndürerek baya eğlenmiştik.

Can Yücel ‘bugün anahtara giden eller, yarın şaltere gider’ demişti.

Sonunda amblemi ampul olan siyasi bir partiyi iktidara getirdik.

Siyasi aktörler değişse de, Susurluk varlığını sürdürmeye devam ediyor.

İçişleri bakanı Mehmet Ağar istifa etmek, Tansu Çiller’de ‘bu vatan için mermi atan da, yiyen de şereflidir’ demek zorunda kalmıştı.

Sedat Peker’in her videoda ısrarla tekrarladığı bir olay var, eşi ve çocukları evdeyken evine erkek polislerin gitmesi,

köpek eşliğinde evi arayıp eşinin iç çamaşırlarına kadar bakmak istemeleri ve neden kadın polis iştirak etmediği.

Bu vesileyle kendisini küçük düşürmeye, onuru ile oynamaya çalıştıklarını düşünüyor.

Bu olaya çok içerlemiş ve nefretini genel olarak bunun üzerinden kusuyor.

Anlattıkları iftira ise birinin çıkıp halka doğrusunu anlatması gerekiyor.

Zira kokain iddiası oldukça ağır.

Tecavüze uğrayan bir kadının ölümünden ve sonrasında üstünün kapatılmasından ,

tonlarca kokain ticaretinden ve çökülen limandan, limanın öneminden bahsediyor.

Böyle giderse daha çok itiraf gelecek diyor!

Ortalık daha çok karışacak gibi.

Bugünkü iktidar için mitingler düzenleyen, gazetelere ve ekranlara çıkıp iktidarın lehine,

en ateşli konuşmaları yapan bu adama iktidarın beslediği, iktidarın güdümünde yayın yapan,

bir zamanların prestijli gazeteleri en hayırsever işadamı ödülü vermemiş miydi?

Aynı gazeteler bugün onun için organize suç örgütü lideri diyor.

Peki ne oldu da birdenbire bu adamın organize suç örgütü lideri olduğunun farkına vardınız?

Kullanıp çöpe atmaya, yok etmeye çalıştığınız adam dilinin ucuyla da olsa çok önemli suçlamalarda bulunuyor.

Suç örgütü lideri bile olsa doğruları söylüyor olma ihtimali yok mu?

Aslında Sedat Peker mafya babası filan değildi,

kendisi Abdullah Çatlı gibi bir zamanlar derin devlet adına icraatlar yapmış,

kendi deyimiyle devletin fedaisi, bana göre derin devletin tetikçisiydi.

Tabi bu süreçte edindikleri tecrübe ve çevre ile mafya babalığına doğru çok kolay şekilde evrildi.

Mehmet Ağar vakti zamanında Uğur Mumcu suikasti için eşi Güldal Mumcu'ya,

‘öyle karmaşık bir şey ki, bir tuğlayı çekersek duvar yıkılır’ demişti.

O duvar yıkılmasın diye hiçbir tuğla yerinden dahi oynatılamamıştı.

Bu sefer kendi ördüğü duvarın tuğlalarını çekiyorlar gibi, bakalım altında kalacak mı?

Çünkü açıklamalar yenilir yutulur cinsten değil.

Özal'ın bir zamanlar gelişelim diye sermaye bulmak için,

mafya babalarını toplayıp inşa ettiği bir düzenin sonunda,

koca ülke dolaylı ya da dolaysız uyuşturucu belasına batmış durumda.

Normalde devletler mafya ile mücadele ederler, bizde ise kullanmaya çalışıyorlar.

İki gün önce Panama’da varış noktası Mersin Limanı olan bir konteynerde,

muz kutuları içine saklanmış 616 paket kokain ele geçirildi.

Kim bilir belki de pudra şekeridir.

Konteynerin çıkış noktasındaki Ekvador’daki limanı ise bir Türk şirketi işletiyor.

Liman Yılport Holdingin işletmesine geçtiği 2016 yılından beri, limanda yakalanan uyuşturucu miktarı 9 kat artmış.

Uyuşturucu yüklü konteyneri Ekvador’dan gönderenin,

ve Türkiye’deki alıcısının kimler olduğu hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Korkarım Avrupa'nın kokain torbası bizim elimizde.

Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada ‘Türkiye’yi AKP-MHP-Mafya üçgeni yönetiyor’ demiş.

Sedat Peker’den bu konuda daha ayrıntılı açıklamalar bekliyorum.

Solculara ‘içinizden bir Che çıkaramadınız’ diye çemkirdiğine göre,

bundan sonraki videolarını ‘Gündoğdu marşı’yla başlatır, ‘Çav Bella' ile  bitirir diye düşünüyorum.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-11/05/2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?