KÜÇÜK DOKUNUŞLAR, BÜYÜK MUTLULUKLAR…

             Tek tek fikirler, sosyal gruplar olarak değerlendirildiğinde farklı sonuçlar doğurabiliyor. “ Birlikten kuvvet doğar”, “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” v.b. özdeyişlerde kendini betimleyen gerçek, insanı güçlü kılıyor. Tartışılan ve farklı önermelere dayanan yaşamsal gerçekler insanları mutlu kılıyor.

              Bir arkadaşım ; “Ne güzel hobiniz var, hobi ortağın arkadaşlarınla kutluyorum sizi.  Ancak bir katkı da sunmak istiyorum. Uygularsanız sevinirim “. Öneri ve dileğinde bulunmuştu. Hemen ertesi gün bir torba çekirdekle geldi. Hobimiz ise doğa ile bütünleşmek, sosyete dilinde trekking de denilen dağ yürüyüşlerini, planlı ve programlı olarak haftada bir gerçekleştirmek.

               Arkadaşım çekirdekler çöp değildir ilkesini şiar edinmişti. Tükettiği kayısı, erik, armut, elma ve harnup çekirdeklerinin içerisine biraz badem ile ceviz de ilave etmişti.  Önce şaşırdım, anlamaya çalıştım kendimce. Yedikleri meyvelerin çekirdeklerini bir kap içerisinde kurutmuş, nasıl değerlendirebileceğini düşünürken yürüyüş grubumuz aklına gelmiş arkadaşın.  Arkadaşlarımla dağlardaki yürüyüşlerimiz kafasında bir ışık oluşturmuş ve önerisini yapmıştı. Hemen çekirdekleri yürüdüğümüz rotalardaki iklim ve rakım farkına göre gruplandırdık. Her etkinlik başlangıcında rakım ve iklim özelliğine uygun çekirdek grubundan, isteyen arkadaşlara üçer beşer dağıtarak öyle başladık yürüyüşlere. Rota dediğimiz yürüyüş güzergahında toprağın bol ve verimli görüldüğü yerlere, tekme ile küçük çukur açarak çekirdekleri toprakla buluşturdu arkadaşlarımız. Kış aylarında yapılan bu eylem baharla birlikte harekete geçmeye ve büyümeye başladılar. O gündür bu gündür tükettiğim tüm meyve çekirdeklerini kestane, pelit, vişne, kiraz, badem ve cevizle zenginleştirerek uyguluyorum. Kış aylarında toprakla buluşan çekirdeklerin ağaç olarak ortaya çıkması, yaşamın en güzel güzelliği…

                İnsanların hayalleri sınırsız olmalı. Hayaller sosyal kümelerde paylaşılmalı, tartışılmalı. Mutlaka güzel sonuçlara çıkarıyor yaşamı. Başta rüya görme gibi görünen, Kış aylarında toprakla buluşan çekirdeklerin baharla birlikte, bizleri selamlaması yeni hayal kurma arayışlarını başlattı.

                 Hafta sonlarındaki etkinliklerimizi hafta ortasında değerlendirme toplantısı yapıyorduk. Bir sonraki etkinliği daha verimli, daha güzel, daha anlamlı ve yararlı kılma adına. Her Çarşamba akşamı değerlendirme akşamı. Akşamların gündemi; _ O haftaya ait etkinliğin değerlendirilmesi, _ Gelecek haftaya ait gerçekleştirilecek etkinliğe önerilerin alınması, _ Şiir okumaları, türkü söylemeleri, fıkra anlatımları ve _ Kapanış. Olağanüstü bir durum olmadığında gündem hep bu dört maddeden oluşmakta. Böyle bir akşamda bir arkadaşımızın bazı orman kesim alanlarının, sonrasında çıplak kalan araziler görüyoruz, buralarda fidan dikim şenlikleri yapalım önerisi,  yeni bir hayal olarak kabul edildi grubumuzda. Çok hoş ve heyecan verici bir öneri. Önce boyumuzu çok aşmaz mı? Nasıl altından kalkabileceğiz? Çok iddialı bir etkinlik olur denildi. Ancak ”birlikten kuvvet doğar” özdeyişini şiar alıp, haftaya olabilirliklerimizle gelme kararı aldık. Bölgemizin potansiyeli, arkadaşlarımızın özgüveni, kararlılığı, çalışkanlığı, samimiyeti, birbirlerine güveni en büyük sermayemizdi.

                Haftaya harekete geçildi. Kurum ve kuruluşlarla bağ kuruldu. Her birim bir katkı sözü verdi. Un bulundu, şeker bulundu sıra helva yapımına geldi. Bize düşen yediden yetmişe duyuru yapmak ve organizasyondu. Hemen afişler ve davetiyeler hazırlandı. 21/26 Mart Orman Haftası ve Ağaç Bayramında gerçekleştirmek, anlamlı ve etkinliğimizin bütünselliğine uygundu. Orman ve Ağaç Bayramı haftasının ilk günü Pazar gününe denk gelmişti. Amaç ormansız bölgeyi ağaçlama yanında, koca şairin dediği gibi : “Yetmişinde de ağaç dikeceksin, ama torunlara kalsın diye değil” sözüne uygun, yetmişindeki insanlarla geleceğimiz olan, çocuk ve gençlerimizi doğa ile buluşturma ve koruma kavramını benimsetmekti. Ağaç, tabiat ve çevreye sevgi ve saygı duyguları anlamında aidiyet oluşturmaktı.

                  İlkin Fesleğen Yaylasında gerçekleştirilecekti etkinlik. Öyle yapıldı. Mükemmel oldu. Yedi yüz elli kişi yaylaya taşındı. Yedi bin fidan toprakla buluşturuldu. Küçücük yumurcak eller ile, bastonu ile titrek yürüyüşlü büyüklerin fidan çukuru kazma ve avuçlarıyla toprak atmasını doğa cevapsız bırakmadı. Fidanların yüzde seksen beşinin tuttuğunu sonraki yıllarda gördük. Fidan dikimi sonrası kısa bir yürüyüş, yemekli şenlik harikaydı. İkinci yıl da Korucuk’ta yine yedi bin fidan, aynı mantık ve heyecanla toprakla buluşturuldu. Orada da tabiat ana cömertliğini sundu yüzde doksan cıvarında fidan tuttu ve büyümeye başladı. Katkısı olanlara ne kadar teşekkür etsek azdır. Birlikte iş yapma ve arkadaşlarla sorumluluk paylaşmanın hazzını anlatmaya sözcükler yetmez…

                Salgın hastalık yasaklamalarının arasındaki boşluklarda, tüm bu etkinliklerin sonuçlarını yerinde görmek için gezdim. Küçük dokunuşların büyük güzellikler ve mutluluklar doğurduğunu gördüm. Emek veren herkesin görmesini istiyorum, her bir ağaç gölgesine sığınılacak kadar büyümüş ve boyumuzu aşmış. O etkinliklere katılanların, başka küçük dokunuşlara neden olarak, parçalanan çığ topacı gibi başka güzellik ve mutluluklar üretmesini diliyorum. Hayata dokunalım ve hayal üretelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Kara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ta, 2021 yılında doğalgaz altyapısının tamamlanacağına inanıyor musunuz?