HOBİ, SOSYAL SORUMLULUK VE MUTLULUK…

                     Yaşamak sadece canlı kalmaya esas gereçlerin ediniminden ibaret değildir. Canlı kalmanın ruhen altını dolduracak birçok gereksinim ile karşı karşıyayız. Bunlardan en önemli sayılacaklardan birisi de yaşamımızda boş zaman bırakmamaktır.         

                       İnsanlar kural olarak boş zamanlarda çok çabuk yorgun düşerler. Boş zamanları dolduracak hayaller veya zoraki hedefler, her türden oyun, eğlence ve hobi yoksa çok geçmeden yaşam bir yük haline gelir. Bu nedenle serbest ve boş zamanlar tehlikelerle doludur. Durumu “ Eğer yapacak bir şeyiniz yoksa, sükuneti korumak zordur” özdeyişi çok iyi betimlemektedir. Serbest ve boş zamanları doldurmanın en önemli yollarından birisi de, bir hobiyi uğraşı edinmektir.

                        Hobilerin insanlara, özellikle yetişkinlerin yaşamına etkisi, oyuncağın çocuğa etkisi ile aynıdır. Hobiler bizleri kendisine yeten, yalnızlıkla başa çıkan, doyumlu ve yaratıcı insan yapar.

                       Hobilerin insanların boş zamanlarını doldurmaktan öte işlevleri de vardır. Hobiler kişinin görsel, işitsel ve sözel yeteneklerini, karar alma ve iletişimsel becerilerini, takım çalışmalarına yatkınlığını da arttırır. Ayrıca hobiler insanların yeni tanıştığı kişilerle kolay iletişim kurmasını da kolaylaştırarak çevre edinmelerine de yardım eder.

                      Hobiler insanların tahmin etme, strateji geliştirme, planlı hareket etme, ayrıntıları görebilme ve sorunlarla başa çıkmadaki hakimiyetini arttırır. Düzenli olarak bir hobiye zaman ayırmak, o hobiyi geliştirmek adına yoğunlaşmak, zamanın daha iyi yönetilmesini sağlar.

                      Hobi üzerine bu kadar söz ettikten sonra, hobi ile ilgili düşünür sözleri ve bazı özdeyişlerin anımsanmasında yarar umuyorum:

         -“Özlemek güzeldi seni, ta ki senin özlemeyi hobi edindiğini anlayana kadar.” (Anonim)

          -“Eğer birinin hobi veya özel alanına izinsiz giriyorsan, karşılaşacaklarına da hazırlıklı olmalısın.” (Anonim)

          -“Delilik dediğimiz nedir ki, belki de kaderi hobi yapmaktır.”(Anonim)

           -“Boş durana şeytan iş bulurmuş. O yüzden Tanrı aşkına çocuklarınızın hobi edinmesini sağlayın.”(Emma Chase)

            -“Boş zaman bir düşünür için tahammül edilebilir bir lanet ama, bir toplum için görülmemiş bir işkencedir. Serbest, çıplak, boş zaman; içi boş, özü olmayan bir süreden başka nedir? Boş zaman sıkıntı demektir.” (Emil Michel Cioran)

            -“Zihinsel bir uğraşı içermeyen boş zaman ölümdür ve diri diri gömülmektir.” (Anonim)

                      Boş zaman, boş zamanın doldurulması ve zihinsel uğraşı kavramlarını düşünürken, bir ilan beynimde şimşeklerin çakmasına neden oldu bir zamanlar. Bir kamu eğitim kurumunun kurs ilanıydı beynimdeki şimşeklerin anası. İlana bazı düşünürlerin sözleri ile derin anlamlar kazandırılmıştı. Bu sözler:

      -“Fotoğraf çekmek, insanın aklını, gözünü ve yüreğini aynı hizaya getirmesidir. Bu bir yaşam tarzıdır.” (Henri Cartier)

      -“Fotoğraf, geçmekte olan gerçek anın yakalanmasıdır.” (Henri Lartigue)

       -“Eğer hikayeyi sözcüklerle anlatabilseydim, yanımda sürekli bir fotoğraf makinası taşımaya ihtiyaç duymazdım.”  (Lewis Hine)

       -“Geleceğin cahilleri, alfabeyi sökemeyenler değil, fotoğraf çekemeyenler olacaktır.” (Walter Benjamin). Devam edip gidiyor.

                   Bir hobim olacaktı. Yukarıdaki anlamlı sözlerin içeriği bir hobi. Adı geçen kurum kursu yeterli sayıda başvuru olduğunda açabileceğini belirtiyordu. Her yaştan kişilerin başvurabileceği de ilanda dip nottu.

                    Sen, ben ve bizim oğlan örneği üç emekli arkadaş katılım yaparak sayıyı tamamladık. Sayıyı tamamlamakla kalmadık ve kursun haylaz öğrencileri de olduk sonunda. Kurs zamanına eksiksiz uyan, çalışmaları hiç aksatmayan, katılımları noksansız, her bilgiyi sorularla pekiştiren haylazlar. Teorisi ve pratiği ile ki; pratik çalışmalar, haylazların öğretmenlerine yazdıkları ceza ile taçlanıyordu. Taçlanan cezalar yine haylazlarca yerine getirilerek infaz ediliyordu. Geleceğin cahilleri olmayacaktık.  Cahil kalmamak bir yana, bu emekler de topluma açılma ile onurlandırılmalıydı.

                   Haylazlar sergi önerisi ile taçlandırmayı, öğretmenleri de “ sosyal sorumluluk projesi “ olmasını önerdi. Gün yüzüne çıkılacaktı. Pratik çalışmalardan örnekler seçildi. Sponsorlar bulundu. “Sosyal Sorumluluk” olarak ise, gelirin bir “Kamu Rehabilitasyon Merkezindeki” özel öğrencilere bağışlanması şartı ile kararlaştırıldı. Büyük heyecanlarla toplum huzuruna çıkıldı. Kursiyerlerin görev paylaşımı ile sergi tanıtım ve anlatımları gerçekleştirildi.

                   Sosyal sorumluluğa katılım amacı ile, bazı öğretmenlerin sınıfça sergi gezmeleri ve sınıflarına harçlıklarından topladıkları para ile fotoğraf satın almaları sınırsız onur oldu. Duygulanmamak elde değildi. Gözlerimden gelen yaşları gizleyemedim. Kamu Rehabilitasyon Okulu ise bağışlanan gelir ile kendi tiyatro oyunlarının giderlerini karşılamışlar. Öğretmenlerini saygı ile anıyorum.

                  Geleceğimizi hobilerimiz ve sosyal sorumluluklarla taçlandıralım. Küçük dokunuşlar büyük mutluluklar olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Kara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?