Yanıyoruz...

Yaklaşık 1 haftadır başta Ege Bölgesi olmak üzere ülkemizin farklı bölgelerinde il ve ilçelerinde eş zamanlı başlayan orman yangınlarıyla sarsılmış durumdayız.

Özellikle güzel ilimiz Muğla'mızın Milas, Marmaris, Seydikemer, Bodrum, Köyceğiz, Kavaklıdere ve Muğla Menteşe'de çıkartılan orman yangınlarıyla mücadelemiz devam ediyor.

Yangın bölgelerinden İlçemiz Milas'a bağlı Ören Mahallemizde, Kıyıkışlacık'ta, sahil kıyılarımızın ormanları yandı ve yanmaya da devam ediyor.

Mazı, Çökertme, Türkevleri ve Yeniköy Termik Santraline kadar gelen ateşleri söndürme çalışmalarımızın sosyal medyadan yansıyan görüntüleri hepimizi çok üzdü ve ağlattı.

Bir hafta içersinde birdenbire başlayan bu yangınların terör saldırısı olduğuna inanıyorum.

Geçmiş dönemlerde de orman yangınları çıkardı ancak bu seferki yangınlar birilerinin emriyle düğmeye basılarak yapıldı...

Peşpeşe başlayan yangınların küresel, iklimsel sıcaklıklarla ortaya çıktığına bir türlü inanasım gelmiyor...

Ormanlarımız,ormanın içersindeki ağaçlarımız,ormanı kendilerine ev , yuva yapan hayvanlarımız yandılar...

Ormanlık alanlarda ki sitelerde yaşayan insanlarımızın evleri, araçları, hayvanları yandı...

Yangınlarla mücadelede insanlarımız hayatlarını kaybetti, ülkemiz için bundan daha acı bir durum ne olabilir ki?

Bu arada yangınlarla cansiperane mücadelemiz sürüyor.

Gönüllü vatandaşlar, kurum ve kuruluşlar kısaca herkes yangınla mücadeleye katıldılar.

Ancak yangınların bu kadar büyümesi ve kontrol altına alınamaması her ne kadar rüzgara bağlansa da ülkemi yönetenler bu tür yangınların çıkabileceğini düşünerek yangın söndürme uçaklarımızın, helikopter sayımızın çoğaltılmasını sağlamaları gerekirdi. Uçaklarımızın, helikopterlerimizin sayısının yetersiz olması sonucunda ne yazık ki yangınları kontrol altına almakta zorlandık...

Hani her zaman diyorlardı ya! Güçlü bir Türkiye’yi yarattık diye...

Söylemlerle icraatın bir olmadığını da anladık, ama çok ağır bir şekilde anladık.

Ülkemizin neden 50 tane yangın söndürme uçağı, 50 tane yangın söndürme helikopteri yok?

Türk Hava Kurumunun uçakları neden çalışmıyor?

Buna benzer daha pek çok soru sorabiliriz de bu soruları sormanın da yine pek önemi yok gibi...

Bu yangınların eş zamanlı birden bire başlaması ülkemize terör örgütlerinin bir gözdağı olduğuna inanıyorum demiştim.

Ancak ormanları yakmak ülkemize zarar vermek, ülkede bir kaos imparatorluğu yaratmakla ülkemize zarar verilmeyeceğini herkes iyi bilmelidir.

Geçmişte, İnebahtı Deniz Savaşında Sokullu Mehmed Paşa, 7 Mart 1573’de Venedik büyükelçisi Barbaro’ya;  “Biz sizden Kıbrıs Krallığı'nı alarak kolunuzu kestik. Siz ise donanmamızı yenmekle bizim sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kol yerine gelmez ama tıraş edilen sakal daha gür biter." demişti.

Durum şimdilik böyle...

Gün birlik ve beraberlik günü...

Siyaset yapmayı bırakıp yaraları sarma günü...

Dua etmek elbette çok önemli ama daha önemlisi yangınlarla mücadele edebilecek uçaklara, helikopterlere sahip olmaktır.

Yani demem o ki ismi lazım değil bir hoca; “yangın görürseniz tekbir getiriniz” diyor ya, Allah bilir kendi de söylediğine inanmıyordur.

Bir Belediye Başkanı ise; "TOKİ olarak öyle güzel evler yapacağız ki eski evi olanlar bile ah keşke bizim de evlerimiz yansaydı diyecekler” gibi bir cümle kuruyor...

Bir bakanımız;  “dua edelim” diyor, başka bir bakan; “Ormanlıklar belediyelerin meselesidir” diyor, bir başkası; “Türk Milleti yardımseverdir” deyip para desteği bekliyor.

Bu ülkenin vatandaşı olarak bizi yönetenlerden bizim de beklentimiz var şimdi...

Yangın bölgelerimize devletin desteğini göstermesini yaralarımızı sarmasını bekliyoruz.

Nasıl yaparlar nasıl davranırlar bilemiyorum ama madem gün birlik ve beraberlik günüdür, madem acımız ortaktır o zaman yangınlarda mağdur olan vatandaşlarımız mağduriyetlerini de gidermeye başlamalısınız.

Yanan yerlerimiz, ormanlarımız için ise yapacak  tek şey yanan yerlerin yeniden ağaçlandırılması olacaktır ki bu işlem çok uzun yıllar sürebilir, ama olsun bizler görmesek de çocuklarımız, torunlarımız güçlü ve güzel ülkede yaşamanın keyfini yaşayabilirler.

Yangınlarda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.

Yangınla mücadele eden herkese ülkem adına minnet duyuyorum.

Allah güzel ülkemi korusun diyorum...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Açar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?