“BEYAZ BADANALI” SOKAK DUVARLARI İLE ÜNLÜ “ESKİ MUĞLA”MIZI YENİDEN YARATABİLİRİZ…

      Merhaba sevgili okurlarım,

      Bu yazımla ben, daha çok, “Eski Muğla"mızda yaşamakta olan sevgili hemşerilerimize seslenmek istiyorum...

      Biliyorum ki onlar, Muğla’mıza,  önceki yıllarda ve değişik tarihlerde, ülkemizin başka yurt köşelerinden buralara gelip yerleştiler... Onların her birine, bu yazımla birlikte hoş geldiniz demek istiyorum…      

      Bu hemşerilerim, neden yeni yerleşim yerlerinde değil de, daha çok “Eski Muğla”daki evleri edindiler? Söyleyelim… Çünkü kiminin, doğal olarak, imkânları elvermediği için çok pahalı olan yeni yerleşim yerlerindeki apartmanlarda daire satın almaya yetmiyordu... O yüzden böyle davrandılar... Bazı yeni hemşerilerimiz de, “Eski Muğla"nın otantik güzelliğinden etkilenip, yeni yerleşip yerleri olan apartmanlarda oturmayı değil de, evinin dış kapısını, kendisinin açıp kendisinin kapatacağı “Müstakil bir evde yaşamayı” daha çok istedikleri için böyle davrandılar...

    “Eski Muğla" da ki bu evler, neden boştu ve hiç kullanılmıyordu? Çünkü eski sakinlerinin, bu dünyadan göçüp gitmiş olmaları yüzünden boş bulunuyordu ve o yüzden  boştu ve kullanılmıyordu...Bu eski sahiplerin  peki çocukları hiç yok muydu?  Belki bazılarının yoktu… Ama çoğunun çocukları tabii ki vardı...  Onlar da, ya görevleri nedeni ile başka illerde yaşıyorlardı, veya  bazıları, önceki yıllarda anneleri ve babaları hayatta iken evlendikleri  için,  yeni yerleşim yerlerinde yapılmış olan apartmanlarda yaşamaya başlamışlardı... İşte bu iki neden den dolayı, “Eski Muğla” da ki bu evler de ne yazık ki, içlerinde on yıllar boyunca yaşanmış olan acı tatlı pek çok güzel olayların  anıları ile  baş başa bırakılıp terk edildiler… Taa ki yeni sahipleri ile olan sizlerle buluşuncaya değin sevgili okurlar…

     Kaderleri ile baş başa bırakılan bu evlerle birlikte, unutulmaya doğru hızla sürüklenen başka bir şey daha vardı sevgili hemşerilerim  o da  neydi biliyor musunuz?

     Eski sahiplerinin, her yıl, ya da iki yılda bir yaptıkları güzel bir gelenekleri vardı… Onun adı da: “Evlerin sokak duvarlarının, kireçle badana yapılarak, pırıl pırıl bembeyaz bir görünüme kavuşturulması idi”…

     Böylece, on yıllar boyunca, “Eski Muğla’mız” “bembeyaz sokak duvarlarının o kireçle kazanılmış güzelliği ile ünleniyordu...

    Ona bu güzelliği yeniden kazandırmak, o kadar zor değil… İnanın… O, sadece sizin ellerinizde…

  “Beyaz badanalı sokak duvarları ile ünlü, Eski Muğla’mızı yeniden yaratabiliriz”

                                                                                                                     Esenlik dileklerimle. Hoşça kalın

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ünal Türköz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?