Ağustos... Savaşlar ve Zaferler Ayı

26 Ağustos 1071Malazgirt Zaferi...

Bizans İmparatoru Romen Diyojen ile yaptığı Malazgirt Meydan Muharebesi'ni kazanan Alparslan: "Size öyle bir vatan aldım ki; ebediyen sizin olacaktır" demiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu Türk yurdu olmuştur. Malazgirt zaferinin 950. yıldönümü kutlu olsun.

Adını Türk tarihine altın harflerle yazdıran Alparslan'dan sonra diğer büyük komutan Gazi Mustafa Kemal Paşa'dır.

23 Ağustos-13 Eylül 1921- Sakarya Savaşı

Topraklarımızı işgal eden ve bazı şehirlerimizi( İzmir, Bursa, Kütahya, Afyon, Eskişehir) ele geçiren Yunanlılara karşı, Sakarya Nehri boyunca, 100 kilometrelik bir alanda, 22 gün, 22 gece süren, toprak kanla yoğrulduğu için Türk tarihinde, Melhame-i Kübra ( Kanlı Merhem) olarak anılan Sakarya Zaferi sonunda, TBMM, tarafından Mustafa Kemal Paşa'ya Mareşal rütbesi ve Gazi ünvanı verildi. Askeri zafer, siyasi zaferle taçlandı; işgalci olan Fransa ile 20 Ekim 1921'de Ankara Antlaşması imzalandı.

26 Ağustos 1922 - Büyük Taarruz

Sakarya Zaferi'nden sonra Türk ordusu uzun bir süre harekete geçmeyince( yaklaşık bir yıl) Meclis'deki muhalifler harekete geçtiler;

" Türk ordusu ve komutan nerede? diye sordular. Hatta Yunanlıların Ankara- Polatlı'ya kadar yaklaşması üzerine bazı milletvekilleri TBMM'nin daha güvenli olan Kayseri'ye taşınmasını istediler.

Mustafa Kemal Paşa, Meclis'te yaptığı konuşmada: "Ordumuzun kararı taarruzdur. Ama bu taarruzu erteliyoruz. Sebebi, hazırlığımızı iyice tamamlamak için biraz daha zaman gerekmektedir.

Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten daha kötüdür.

Efendiler, maddi ve özellikle manevi çöküş korku ile, güçsüzlükle başlar." demiştir.*

Mustafa Kemal Paşa, 23 Temmuz 1922 akşamı Batı Cephesi karargâhının bulunduğu Akşehir'e gelir. 28 Temmuz 1922 günü öğleden sonra yaptırılan bir futbol maçını seyretmek bahanesiyle ordu komutanları ve bazı kolordu komutanları Akşehir'e çağrılır. Mustafa Kemal paşa, komutanların fikirlerini alır. 30 Temmuz 1922'de Genelkurmay Başkanı ve Batı cephesi komutanı ile tekrar görüşür ve Büyük Taarruz'un ayrıntılarını konuşurlar.

"Meclis'teki muhalifler, ordunun çürüdüğünden, kıpırdayacak durumda olmadığından, böyle karanlık ve belirsizlik içinde beklemenin sonucunun felaketten ibaret olacağı yolundaki propagandalarına hız vermişlerdi. Onlara yakında yapacağım taarruz konusunda ve 6-7 gün içinde düşmanı yeneceğime olan güvenim konusunda aydınlatmayı ve yatıştırmayı gerekli buldum. Ankara'dan ayrıldım. Ayrıldığımı bir kaç kişi dışında gizledim. Ankara'da kalmışım gibi davranacaklar ve hatta gazetelere Çankaya'da çay ziyafeti verdiğimi ilan edeceklerdi. Gizlice otomobille Konya'ya gittim. Telgrafhaneyi kontrol altına aldırarak Konya'da olduğumun hiç bir yere bildirilmesini sağladım. 20 Ağustos 1922 günü öğleden sonra saat 16:00'da Batı Cephesi karargâhının bulunduğu Akşehir'deydim. Kısa bir görüşmeden sonra 26 Ağustos 1922 sabahı düşmana taarruz için Cephe komutanına emir verdim. Kuvvetlerin yığınak ve hazırlıklarının gizli olması için; yürüyüşler gece yapılacak, (ses çıkmaması için atların ayaklarına keçeler, arabaların tekerleklerine otlar sarılır.) birlikler gündüzleri köylerde ve ağaçlıklar altında dinleneceklerdi.

24 Ağustos 1922'de karargahımızı Akşehir'de, taarruz cephesi gerisindeki Şuhut kasabasına getirttik, 25 Ağustos 1922 sabahı Şuhut'tan savaşı idare ettiğimiz Kocatepe'nin güneybatısındaki çadırlı ordugâha naklettik. 26 Ağustos sabahı Kocatepe'de hazır bulunuyorduk. Sabah saat 05:30'da topçu ateşimizle taarruz başladı."

İki gün içinde düşman cepheleri kuşatılır ve cepheleri düşürülür.

30 Ağustos 1922- Başkomutanlık Savaşı ve Büyük Zafer

Düşman Yunan birlikleri yok edilir ve başkomutanı Trikopis esir alınır. 31 Ağustos 1922'de Türk birliklerinin bir kısmı İzmir'e giderken, diğer birliklerimiz düşmanın Eskişehir'in kuzeyindeki kuvvetlerini yenmek için ilerlediler ve ve birer birer Yunanlıların eline geçen şehirlerimizi kurtardılar.

Yunanlılar, kaybettiği şehirleri, kasabaları ve köyleri terk ederken yakarak çekildiler.

26 Ağustos 1922 Büyük Taarruz'un ve 30 Ağustos 1922 zafer Bayramı'nın

99. yıldönümü kutlu olsun.

Alparslan'dan itibaren,  bin yıldan bu yana Türk yurdu olan Anadolu, eğer yine Türk yurdu olarak devam ediyorsa; bunu Mustafa Kemal Atatürk'e, silah arkadaşlarına ve vatanı namus olarak görüp kadın erkek, çocuk ihtiyar demeden mücadele eden Türk Milleti'ne borçluyuz.

Türk Tarihine adını altın harflerle yazdıran ve bize Türk Yurdu'nu bağışlayan büyük komutanlar Alparslan'ı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, vatanı uğruna şehit olanları saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.

Kaynak: Nutuk (Söylev) Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yazdığı ve1927 yılında, TBMM'de yaptığı konuşma.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülden Sökelioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?