DERHAL SİNE-İ MİLLETE DÖNÜN!

Sine-i Millete Dönmek!

Siyasette her dönem söylenen fakat bir türlü gerçekleşmeyen bir eylemdir.

İktidara tehdit manasında çokça söylenir durur ama kimse cesaret edip de geldiği yere dönememiştir.

Sine-i Millete Dönmek!

Milletin kendisine, içine, onun bağrına dönmektir..

Yani halkın arasına karışmak.

Seçilerek meclise giren bir partinin milletvekilleri ‘millete rağmen’,

millet aleyhine gelişen bir icraatı önlemek için,

demokratik ortamda yapılabilecek her şeyi yaptıktan,

denenebilecek her yolu denedikten sonra,

yine de çözüme ulaşamaması durumunda toplu halde,

son çare olarak topyekun istifa ederler.

Bu hareketin adına Sine-i Millete Dönmek denir..

Şimdiye kadar böyle cesur bir partiye rastlanmamıştır.

Konformist, koltuk sevdalısı insanların yapacağı iş değil çünkü.

102 yıl önce bir lider çıktı, Sine-i Millete döndü ve bu ülkeyi emperyalist işgalden kurtardı.

Evet Mustafa Kemal Atatürk, 8 Temmuz 1919'da Erzurum'da askerlik mesleği,

ve görevinden istifa ederken söylediği şu sözlerle bu milletin kaderini değiştirdi.

‘Sine-i Millette bir ferd-i mücahit olarak çalışmak üzere istifa ediyorum!’

‘Sine-i millete dönme’ kavramı Türk siyasi hayatına ilk kez Atatürk’le girdi.

Harbiye Nazırlığını kabul etmeyen Mustafa Kemal ‘Biz de sine-i millete döneriz’ deyip,0

ordudan istifa etmeseydi kurtuluş savaşını başlatamazdı.

Bu istifa aynı zamanda bir tavırdı, safını belli etmekti.

Peki Mustafa Kemal Paşa neden istifa etti?

Parası az geldiği için, işinden memnun olmadığı için, ya da daha iyi koşullarda,

daha iyi bir iş istediği için değil herhalde.

Kendisini özgürleştirmek, rahat hareket edebilmek,

O’nu kısıtlayan bağlardan kurtulmak için istifa etti.

Bu kararıyla birçok şeyden de vazgeçti Mustafa Kemal.

Sine-i Millete Dönmek korkak, pısırık siyasetçi işi değildir.

Muhalefet 16 Nisan 2017 anayasa değişikliği referandumunun ardından Sine-i Millete dönülmeliydi.

Vatandaşın oyu namustu, onu dahi koruyamadılar.

Ulusal haber kanallarına çıkıp ilk dakikadan bu seçim hilelidir, meşru değildir tanımıyoruz diyemediler!

Alenen seçim kanununu çiğneyen YSK’ya bile dünyayı dar edemediler.

Şimdi kalkmış sınırlar namustur edebiyatı yapıyorlar.

Ekonomik krizin sebebi gösterilmekten korktular!

Mesele ekonomiyse şimdi daha mı iyi oldu?

Sine-i Millete Dönmek için daha ne bekliyorsunuz?

5 liraya kuzu pirzola, ballı maaş veya 2 tane bedava implant için mi her şey?

Mecliste iktidarın dışında kalan hiçbir görüş kendine yer bulamıyor,

muhalefetteki kimsenin gücü bu hukuksuz düzene dur demeye yetmiyor,

bunca ahlaksızlığın, hayasızlığın, akılsızlığın faturası hala millete çıkıyorsa,

bence tüm muhalefet milletvekilleri derhal istifa edip Sine-i Millete dönülmelidir.

Arkadaş, oturduk ülkenin Ortadoğu bataklığına sürüklenmesini izliyoruz.

Her seçimin hile hurda dolu olduğunu, oyların çalındığını söyleyip,

buna itiraz etmeyerek mevcut düzenin getirdiği ile seçime girip,

her defasında kazanacağını düşünmek gerçekten aptallıktır.

Meclisin en ufak bir işlevi kalmadı.

Milletvekilleri olarak savcılıklara suç duyurusunda bulunup takibini ve sonuçlandırılmasını yapabiliyor musunuz?

Meclisi istediğiniz verimlilikte işletebiliyor musunuz?

Verdiğiniz soru önergelerinden, kanun tekliflerinden bir sonuç alabiliyor musunuz?

Yürütme üzerinde yaptırımınız var mı?

Memleketin bu hale gelmesinde iktidar kadar sorumluluğunuzun olduğunun farkında mısınız?

Gece yarısında femanlar yayınlanıyor.

İstibdat altına alınmış yargıya, işlevsizleştirilmiş bir yasamaya,

tümüyle çökmüş bir yürütmeye, alenen gasp edilen millet iradesine rağmen,

muhalefet demokrasicilik oynamaya devam ediyor.

Artık yeter ya, Sine-i Millete dönün bu çarkları kırın, millet sizden bunu bekliyor!

Muhalefet olarak bu ceberut iktidara karşı son silahı kullanın artık!

Siyasi tarihimizde ilk defa 1946 seçimlerine şaibe karıştığı iddiasıyla Demokrat Parti,

CHP’ye Sine-i Millete dönmekle tehdit ettiyse de bu tehdit sözde kaldı.

Bu tehdit hemen hemen her seçim sonrası dillendirilse de uygulayan olmadı.

Özal’ın Cumhurbaşkanlığını engellemek için Demirel ve Erdal İnönü Sine-i Millete dönmekle tehdit ettiler ama onlarınki de fos çıktı.

Özal, Çankaya’ya çıktıktan sonra Erdal İnönü ‘yanlış anladınız’ dedi çıktı işin içinden.

28 Şubat Muhtırasında aynı tehditleri savuran bu sefer Erbakan olmuştu.

İstifa etmek zorunda kalan dönemin başbakanı Erbakan, ‘Sine-i millet’ dediyse de devamını getiremedi.

Cumhurbaşkanı Demirel, hükümet ortağı Tansu Çiller'e hükümet kurma görevini vermeyince,

Çiller’de Sine-i Millet kozunu kullanmaya başladı.

Kamuoyu günlerce bu kararı tartıştı.

Karar sadece tartışıldı ve hiçbir sonuç alınamadı.

Bence bu kavram siyasetçilere yasaklanmalı ki, iki de bir kandırmasınlar milleti.

Bugüne kadar hiç Sine-i Millete dönen olmadı mı?

Oldu tabi ki..

Tek bir milletvekili Sine-i Millete döndü.

O da Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanı seçiminde gerçekleşti.

Sine-i Millet diyen DYP Hatay milletvekili Murat Sökmenoğlu sözünde durdu ve istifa etti.

Atatürk’ün 1919’da Erzurum’da başlattığı Sine-i Millete Dönme eylemi zaferle sonuçlandı.

Çünkü Sine-i Millet, meclis zeminini terk etmek, halkın arasına katılıp,

halk hareketi başlatmak ve siyasi iktidarı ya da egemenlere başkaldırı anlamını taşıyor.

Eninde sonunda ekseni kaymış, ayarları bozulmuş bu ülkeyi fabrika ayarlarına döndürecek bir lider çıkacak.

Adım kadar eminim ki, bu lider mutlaka Sine-i Millete dönerek başaracak bunları.

Hiçbir şey şuanda mevcut durumdan daha kötü olamaz.

Muhalefet partilerinin acilen yapması gerekiyor.

Gelgelelim ev ve otomobil taksitleri, özel okulda çocuk okutma,

şoför, hizmetçi gibi masrafları olan milletvekillerimiz,

ve kendilerine tahsis edilen koltuğa aşık bürokrat kılıklı muhalefet liderleri varken bu imkansızdır.

Bırakın mış gibi, miş gibi yapmayı, dönün hemen milletin bağrına!

Etkisini tamamen yitirmiş mecliste durmanın bir anlamı yok!

Bu iktidar ülkeyi daha fazla mahvetmeden önce muhalefet millete dönmeli.

Tek adam rejiminden kurtulabilmemiz için tek şans budur.

Derin bir ekonomik kriz var, insanlar artık iyice bunalmış durumda.

Çaresizlikten mafya liderinden medet ummaya başladılar artık.

Gösterilecek tepki vekillikten istifa edip sandığı halkın önüne getirmek olmalıdır.

Aksi halde 2023'e kadar daha çok erken seçimle yatar kalkarsınız.

Ne demişler, çözümün parçası değilsen bari yolu kapama.

Türkiye'nin ümit veren, akıllı, dürüst ve cesur bir muhalefete ihtiyacı var

Yarın çok geç olabilir!

Çünkü millet sinesini sizlere de kapatır hiç dönemezsiniz!

Kendi çıkarlarını milletin çıkarlarından üstün tutan,

meclise girdikten sonra kendisini oraya gönderen insanları unutan,

ve kendilerini bir halt zannetmeye başlayan milletvekillerine bu millet sinesini filan açmaz.

Milletin bağrına dönmek herkesin yiyeceği halt değildir.

Bende kalkmış, okeye bile dönemeyecek adamlardan ne istiyorum?

Sine-i Millete Dönmek için Mustafa Kemal Atatürk olmak gerekiyor.

Hoş Kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-02/09/2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?