İKİ MEHMET’İN HİKAYESİ

Bugün iki Mehmet’in hikayesinden birininkini yazmaya çalışacağım.

Bu iki Mehmet kim mi?

Biri Mehmet Ağar, diğeri Mehmet Eymür.

Bu Mehmetler son 50 küsur yıldır devletin merkezinde siyasi tarihimize yön veriyor.

Hani zikri değil, fikri iktidarda derler ya işte öyleler.

Onların sayesinde devletin rutinin dışına çıkabileceğini gördük.

Mehmet Ağar'ın babası Zülfü Ağar, bir dönemin önemli emniyet müdürlerinden biri.

Önemi Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın koruma müdürü olmasından geliyor.

Celal Bayar'ın koruma müdürü olması nedeniyle,

Çankaya Köşkü'nün lojmanlarında dünyaya geldiğinde, babası göbek bağını köşkün bahçesine gömmüş.

Direkt devletin kalbinde dünyaya gelmiş yani.

Üniversiteyi emniyet genel müdürlüğü bursu ile okumuş.

Arkadaş işte böyle adın Kader değil, kaderin kader olacak!

1995'te milletvekili olana kadar emniyetin en üst kademelerinde görev yaptı hep.

96'da Adalet Bakanı, daha sonra İçişleri Bakanı oldu.

80'ler ve 90'larda hep en kilit makamlarda bulundu.

Tek hedefi vardı, komünizmle mücadele.

Çiller’le birlikte olduğu zamanlar en çok yargısız infazlar, gözaltında kayıplar olmuştu...

Vali iken 7 TİP’li öğrenciyi boğarak öldürmekten idama mahkum olan,

firari faşist katil Haluk Kırcı’nın nikah şahitliğini yapmış ama ne hikmetse onu tanımıyormuş..

Soranlara ‘Halk-Devlet ilişkisinin bir gereği’ demiş,

ama onunla ilişkisi olduğu Susurluk davasında ortaya çıktı.

Okulda Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir'le okulda top oynadığını söylese de,

ileriki hayatında ise komünizmle mücadele için her şeyi mubah görmüştür.

Solculara zulmetmekte sınır tanımıyordu.

Okulu bitirince Ankara'nın Delice ilçesine kaymakam olarak atandı.

Hemen ardından İstanbul Emniyetinde Siyasi Şube Müdür Muavini oldu.

O dönem İstanbul Emniyet Müdürü koltuğunda meşhur Şükrü Balcı vardır.

Ağar'ın görevde olduğu bu dönem, sol görüşlü birçok kişinin İstanbul Emniyeti'nde,

işkence gördüğü ya da öldürüldüğünün iddia edildiği bir dönemdir.

Daha henüz 37 yaşında iken Ankara Emniyet Müdürü oldu.

2 yıl sonra1990'da İstanbul Emniyet Müdürü oldu.

1992 yılında Erzurum Valisi oldu Ağar.

1993, faili meçhul cinayetler, suikastlar, yargısız infazlar açısından çok uzun süren bir yıl oldu.

Ağar’da 1993 yılında, henüz 42 yaşındayken Emniyet Genel Müdürü oldu.

Uğur Mumcu o yıl öldürüldü.

Eşi Güldal Mumcu, bir görüşmelerinde Mehmet Ağar'ın cinayetle ilgili olarak,

‘Öyle bir iş ki, bir duvar gibi. Bir tuğla çekersek duvar yıkılır’ dediğini söyledi.

Tabi o tuğlayı hiçbir zaman çekmedi, çekemedi.

Birçok operasyonda zanlıların yakalanma imkanı varken nedense hep ölü ele geçiriliyordu.

Başta Ankara olmak üzere yurt çapındaki polis memurlarının Elazığlı olmasını sağlamıştır.

PKK'ya karşı gerilla mücadelesi vermesi için Hizbullah'ı var etmiştir,

Bu adam fikri olarak bu ülkenin son 50 yılında tek başına iktidarda.

Mehmet Ağar, Türkiye’nin son 40 yıllık tarihini

yakından takip eden hemen herkesin yakından tanıdığı biridir.

Ağar’ın isteğiyle özel tim bile kuruldu.

Özel timciler bu dönem medyaya, sarkık bıyıkları ve üç hilalli yüzükleriyle çekilen fotoğraflarıyla yansıyordu.

Ağar ilerleyen yıllarda bu dönemde kurduğu bu özel timle ‘bin gizli operasyon yaptıklarını’ belirtecek,

2016'da bunun kendisine sorulması üzerine ‘Hayır, gizli değil, bin istihbarat operasyonu’ diye kıvırtacaktı.

Mehmet Ağar, bu ününü devlet kademelerinde görev almıştır.

1’nci Şube Müdürlüğü, Erzurum Valiliği, Emniyet Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı,

ve İçişleri Bakanlığı’na kadar uzayıp giden hızlı bir yükselişi olmuştur.

Derken 6 Kasım 1996 yılında Susurluk’ta bir trafik kazası oldu.

Devlet-mafya-milletvekili aynı arabanın içinden çıktı.

Bu oluşumun adına ‘Susurluk Çetesi’ dediler, ‘Çiller Özel Örgütü’ dediler,

ama doğrusunu bu ülkenin solcuları söyledi.

‘Susurluk Devlettir!’

Evet Susurluk’ta devletin pislikleri ortaya saçılmıştı.

İşte bu Susurluk devletinin kilit ismi de Mehmet Ağar’dı.

Kazanın olduğu gün İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturuyordu.

On binler, aylar boyunca meydanlara çıkarak Susurluk çetesinden hesap sordu.

Ağar istifa etmek zorunda kaldı.

Türkiye’de Mehmet Ağar’ı en iyi kim tanır biliyor musunuz?

Devlet ve solcular.

2011 yılında Ankara 11’nci Ağır Ceza Mahkemesi,

Mehmet Ağar’ı ‘çete yöneticisi olmak’ suçundan mahkum etti.

Evet, Mehmet Ağar, bu devletin resmi mahkeme kararına göre, çete yöneticisidir!

Gerekçeli kararda, Mehmet Ağar’ın eylemlerinin, Susurluk Çetesi’ne yardım boyutunu aşarak,

yöneticilik konumunda olduğu belirtiliyordu.

Susurluk’un yöneticisi.

Mahkeme Mehmet Ağar hakkında ‘cürüm işlemek amacıyla silahlı teşekkül oluşturmak, silahlı

teşekkülün yöneticisi olmak’ suçundan 5 yıllık hapis cezası verdi.

Mehmet Ağar’ın 1993 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü’ne atandıktan kısa bir süre sonra,

çetenin üyelerinden İbrahim Şahin’i Özel Harekat Daire Başkanlığı’na getirdiği,

Korkut Eken’i de müşavir olarak yanına aldığı belirtilen gerekçeli kararda,

aralarında Ayhan Çarkın’ın da bulunduğu özel harekatçı polislerle,

7 TİP’li gencin katliam sanığı, tanımıyorum dediği Haluk Kırcı ve Abdullah Çatlı’nın ‘teşekkül’ün içinde olduğu belirtilmiş.

Gerekçeli kararda ayrıca çete lideri olarak Mehmet Ağar’ın suçları,

‘Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı görevlerinde elde ettiği yetkileri,

ve nüfuzu kötüye kullandığı, uyuşturucu kaçakçısı Yaşar Öz ve Abdullah Çatlı’ya sahte silah ruhsatı,

yeşil pasaportlar verilmesini temin ettiği ve bu kişiler hakkında adli işlem yapılmasını engellediği’ şeklinde sıralanıyor.

Bir Ağar’ın suçlarına bakın, bir de ona verilen cezaya, gerçekten çok komik.

Süleymancı lider Kemal Kaçar’la Mehmet Ağar’ın yakın ilişkileri olduğu biliniyor.

Göbek bağı babası tarafından Cumhurbaşkanlığı bahçesine gömüldüğü için,

Cumhurbaşkanlığı hevesi varmış zamanında.

Çıkarları çatışınca ifşalara başlayan mafya artığı Sedat Peker’e öyle söylemiş.

Bir nevi devletin kara kutusu.

Konuşsa Tarık Ümit'ten Cem Ersever'e, Mahmut Yıldırım'ın akıbetinden,

faili meçhullerden Susurluk kazasına ne kadar bilinmeyen varsa aydınlanmış olur.

Yargılanma sürecinde ‘yakında devlete çalışacak adama bulamayacaksınız!’ sözü manidardır.

Susurluk davası sanıklarından Yaşar Öz verdiği ifadede,

‘Ağar'ın talimatıyla bana yeşil ve lacivert pasaportlar, silah taşıma ruhsatı ve emniyete ait plakalar verildi.

Yakalandığımda Ağar'ın emriyle bırakıldım.’ demiştir.

O gün ne olduğunu anlamayanlar mafyacı Sedat Peker’in ifşalarındaki marinalara filan çökmesine şaşırıyorlar.

Şaşılacak bir şey yok!

Adam kendini açık etmiş, cümle aralarında her şeyi demiş zaten.

Elazığ’dan bağımsız milletvekili seçildiği zaman bir iş adamından 500 milyar aldığı MİT raporlarına geçmiştir.

Bugün seçim olsa daha önce seçildiği gibi çok rahat bir şekilde Elazığ’dan bağımsız,

veya partili milletvekili seçilebilir.

Gerek yok, çünkü oğlu Zülfü Tolga Ağar AKP’de milletvekili zaten.

Arkalarında 20 yıllık bir iktidar ve dünya lideri var, daha ne olsun?

Her zaman söylüyorum bu ülkenin siyasetçileri kadar seçmeninde de sorun var.

İçeri girse bile yatacağı cezaevini Aydın/Yenipazar cezaevinde yaptıkları gibi 5 yıldızlı otele dönüştürürler,

helikopter pisti, yüzme havuzuna varana kadar yaparlar.

1000 operasyonun hesabını vermeden hiçbir yere gitmesin!

Canlı yakalayabilecekken ölü ele geçirdikleri, o gencecik insanların hesabı sorulmadan bir yere gitmesin!

Cezasını çekmeden ölmesin diyeceğim ama bunca ifşadan sonra bile adam serbest dolaşıyor.

Yani sizin anlayacağınız gene hiçbir şey olmayacak!

Bu pisliği temizlerse işçi sınıfı iktidarı temizleyecek!

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-06/09/2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?